Archive for the ‘HAMURİŞLERİ’ Category

YENİDEN MERHABA:)

Ekim 9, 2015 - 7:46 pm 1 Comment

Uzuuunca bir aradan sonra yeniden MERHABA:).

Biliyorum bu sefer hiç vermediğim kadar uzun bir ara verdim, aylarca yeni bir yazı paylaşamadım. Eş-dost hep “yeni tarif yok mu?” diye sorarken “fırsat bulamıyorum” cevabını verdiğimde hep mahcubiyet hissettim tabi, bir de bir şeyleri yarım bırakmanın verdiği o huzursuzluk duygusu..

Ama bu aranın benim için çoook güzel bir nedeni vardı; hayatın bana armağan ettiği yeni bir ünvanı -hatta benim için en güzelini- “annelik”i yaşamaktı bu neden. 2014′de anne olunca, hem bu yeni hayata alışma devresi, hem de açıkçası zamanımın tamamını bebeğime ayırmak isteğim yol açtı blogumu güncelleyemeyişime.

Şimdi zamanla her şey de düzene girdiğine göre “hadi artık” dedim kendi kendime; “hayatın bu alanındaki tembellik günlerin bitti” :) .

Bunca zaman içinde bizim mutfak çalışmaya devam etti tabi ki; ilk günler eski tempoyla olmadı elbet ama zamanla bebeğin yemekleri de eklenince daha da tempolu ve çeşitli oldu mutfak serüvenim.

Blogumu takip edenler, beni tanıyanlar bilir; zaten sağlıklı beslenmeyi alışkanlık haline getirmiş, “illa ki ev yemeği olsun” diyen bir kişi olduğum için bebeğime yemek hazırlama konusunda eski tecrübelerin çok faydası oldu benim için. Bunun üstüne hayatınıza bir bebek katıldıktan sonra sürekli onunla ilgili okuma alışkanlığı geliştirdiğinizden bebek beslenmesiyle ilgili pek çok da yeni bilgi ediniyorsunuz. Hepsini harmanlayınca bebek yemekleri konusunda çok da sıkıntı çekmedim. Ama belirtmem gerekirse; bunların hepsi bir yana, bizim kuzunun damak tadı, yemek seçimleri belirliyor daha çok onun için pişirdiklerimi. Biraz onun inadı, biraz benimki derken mümkün olduğunca farklı lezzetlerle tanıştırmaya çalışıyorum küçük beyi.

Blogumu fırsat buldukça-ama mümkün olduğunca sık- güncelleyeceğim bundan sonra. Arada yaptığım bebek yemeklerine yer versem de genelde eski seyrinde devam edecek paylaşımlarım.

Mesela bugün geçenlerde oğlum için yaptığım şekersiz bebek kurabiyelerine yer vermek istiyorum. Oğlum 14 aylık ve bu kurabiyeleri bayıla bayıla yedi, hatta 4 yaşındaki kuzeni de çok sevdi ve hatta biz de bayıldık:). Şekersiz atıştırmalık tercih edecek herkes de sevecektir bence. Üstelik tadı içinde şeker olmadığını belli etmeyecek derecede güzel, bunu da belirtmeden edemeyeceğim.

İşte Tarifi:

KURU MEYVELİ ŞEKERSİZ KURABİYELER 

Malzemeleri:

1 yumurta

2 yemek kaşığı tereyağı

1 çay bardağı fındık yağı

1 çay kaşığı karbonat

1 çay kaşığı sirke

1 su bardağı yulaf ezmesi

1 su bardağı ceviz

5-6 adet hurma

7 adet gün kurusu kayısı

1 avuç kuru üzüm

1 yemek kaşığı keçiboynuzu unu

Aldığı kadar tam buğday unu

Yapılışı:

Öncelikle hurmaların çekirdeğini çıkartıp ikiye bölüyoruz, kayısıları da ikiye bölüp hurmalar ve kuru üzümle birlikte bir kaseye alıyoruz. Kuru meyvelerin üzerine gelecek kadar sıcak su koyup bir kenarda yumuşamalarını bekliyoruz.

Diğer yanda yulaf ezmesini robotta iyice çekip un haline getiriyoruz, cevizleri de aynı şekilde un haline gelene kadar robotta çekiyoruz. Yeterince bekleyip yumuşayan kuru meyvelerin de fazla suyunu süzüp robotta çekerek macunumsu bir hal almasını sağlıyoruz.

Bir yoğurma kabında yumurtayı ve yağları iyice elimizle karıştırıyoruz. Üzerine karbonatı döküp onun da üstüne sirkeyi dökerek köpürmesini sağlıyoruz. Onlara kuru meyveleri, yulaf ezmesini, cevizi ve keçiboynuzu ununu da ekleyip elimizle güzelce karıştırıyoruz. Daha sonra bu karışıma azar azar tam buğday ununu ilave ederek ele yapışmayan bir kurabiye hamuru elde ediyoruz.

Hamuru merdaneyle1 cmkalınlığında açıp şekilli kalıplarla keserek yağlı kağıt serili fırın tepsisine diziyoruz (bu ölçüyle iki tepsi kurabiyem oldu benim).

Önceden 175C°’ye ısıtılmış fırında hafifçe kızarana dek (altları da pişinceye kadar) yaklaşık 10-15 dakika pişiriyoruz.

Tüm bebişlere ve çocuklara ve benim gibi hep çocuk kalacaklara afiyet olsun:).

PASTIRMALI ISPANAKLI BÖREK

Kasım 12, 2013 - 1:28 pm 6 Comments

Tariflerime yine bir börek tarifiyle devam etmek istiyorum bugün…

Bu böreği hafta sonu arkadaşlarımızın evine giderken götürmek için yaptım. Evdeki malzemelerle, doğaçlama bir şekilde oluştu bu tarif de. Ispanakla pastırmayı birbirlerine çok yakıştırdığım için bu tarifte ikisini buluşturmak istedim. İç malzemedeki beyaz peynir de pişerken eriyip bütün lezzetin bir araya gelmesini sağladı. Yufkayı marketten aldığım için oldukça kalıncaydı ama zaten az yufka kullanarak yaptığım için tam kararında oldu bu kalınlık.

 

Bol sohbetli, bol kahkahalı harika bir dost masasına eşlik ettiğinden böreğim daha da lezzetlendi:).

İşte Tarifi:

PASTIRMALI ISPANAKLI BÖREK

Malzemeleri:

3 adet yufka

2 adet yumurta (biri böreğin içine, diğeri üzerine sürmek için)

1 su bardağı yoğurt

Yoğurdu sos kıvamına getirecek kadar zeytinyağı (ben göz kararı yaptım ama yaklaşık yarım su bardağı kadar)

Üzerine serpmek için susam

İç malzemesi:

1-2 yemek kaşığı zeytinyağı

1 adet kuru soğan

Yarım kg ıspanak

karabiber

300 gr. beyaz peynir

80-100 gr pastırma (ben çemensiz pastırma kullandım)

Yapılışı:

Öncelikle soğanı yemeklik doğrayıp sıvıyağ ile birlikte bir tencerede kavuruyoruz. Yıkayıp, suyunu süzdüğümüz ıspanakları 1-2 parmak kalınlığında doğrayıp soğanlara ilave ediyoruz. Ispanaklar iyice suyunu çekene kadar pişiriyoruz, istersek karabiber ilave ediyoruz. (peynir ve ıspanak yeterince tuzlu olduğu için ben ıspanaklara tuz eklemedim)

Kavurduğumuz ıspanaklar iyice soğuyunca içine ezdiğimiz beyaz peyniri ekleyip iyice karıştırıyoruz.

Böreğin içine sürülecek sos için yoğurdu, bir yumurtayı ve zeytinyağını karıştırıyoruz. Bu aşamada ben zeytinyağını yavaş yavaş ekleyip, akışkan sürülebilir bir kıvama gelinceye kadar karıştırdım.

Diğer yanda dikdörtgen bir fırın kabını (ben dikdörtgen borcam tepsi kullandım) tereyağı ile yağlıyoruz. İlk yufkamızı fırın kabımıza seriyoruz. Yufka borcama büyük geldiğinden kenardan sarkan yufkaların fazlalığını içinde kullanmak için kopardım ben. Yufkanın üzerine bir fırça yardımıyla yoğurtlu sostan biraz sürüyoruz. Parça yufkalardan ve biraz da 2. yufkadan parçalar kopararak ilk yufkanın üzerini tekrar yufka ile örtüyoruz. Bu katın üzerine ıspanaklı-peynirli için yarısını döküp iyice yayıyoruz. Ispanakların üzerine ufak parçalara kestiğimiz pastırma dilimlerinden serpiyoruz (alttaki resimde görüldüğü gibi).

Sonra tekrar ikinci yufkayı parçalayarak borcama seriyoruz ve üzerine tekrar yoğurtlu sostan sürüyoruz. Kalan içi malzemesini de aynı şekilde bu katın üzerine serip, üzerine pastırma serpiyoruz. Böylece arada iki kat iç malzememiz oluyor. Son yufkayı da serip, uçlarını böreğin altına doğru kıvırıyoruz. (Ben böreğin katlarını yaparken yufkalarım kabıma göre büyük olduğundan kenarlarını kopartıp, gerektikçe aralara yaydım).

Yoğurtlu sosun kabına, kalan 1 yumurtayı kırıp, biraz da zeytinyağı damlatıp iyice çırpıyoruz. Böreğin üzerine bu karışımı sürüyoruz. En üste de susam serpiyoruz.

Önceden 180C°’ye ısıtılmış fırında altı, üstü iyice kızara dek pişiriyoruz. Ilıkken servis ediyoruz.

Afiyet Olsun:).

KURU DOMATESLİ, PEYNİRLİ ÇITIR BÖREKLER

Kasım 8, 2013 - 1:22 pm 2 Comments

Yine bir hafta sonuna daha kavuşmanın sevinciyle bugün bir tarif paylaşmak istedim:). Tam da uzun hafta sonu kahvaltınıza eşlik edecek güzellikte, çıtır çıtır bir börek tarifi bu. Üstelik salatalarda, yemeklerde kullanmayı çok sevdiğim kuru domatesler bu sefer bu böreğin içine de girdiler hem de kuru domatesin çok sevdiğim eşlikçisi fesleğen ile birlikte…

Bu böreği böylesi çıtır çıtır yapan bir de yapım tekniği var ki onu da annemin arkadaşı Ayşe Abla anlatmıştı bize. Tarifte detaylarını vereceğim bu tekniği bizimle paylaşan Ayşe Abla’ya bir kez de buradan teşekkür ediyorum..

İşte tarifi:

KURU DOMATESLİ, PEYNİRLİ ÇITIR BÖREKLER

Malzemeleri:

3 adet yufka

Yufkalara sürmek için:

1 kase su

1 kase zeytinyağı

1 kase un

İç malzemesi: (miktarlar arzu edilen oranlarda olacaktır)

Beyaz peynir

Kuru domates

Kuru fesleğen (taze fesleğen varsa o daha da güzel olur)

Yapılışı:

Öncelikle iç malzemesi için beyaz peyniri bir çatalla iyice eziyoruz, içine ufak ufak doğradığımız kuru domatesleri ve arzu ettiğimiz miktarda fesleğeni ekliyoruz.

Diğer yanda ilk yufkayı serip 8 adet üçgen parça oluşturacak şekilde kesiyoruz. Her bir üçgen yufka diliminin üzerine fırçayla önce su, sonra zeytinyağı sürüyoruz ve en son olarak da elimizle biraz un serpiştiriyoruz.

Daha sonra yufkanın geniş kenarına iç malzemesinden koyup sigara böreği sarar gibi sarıp yağlı kağıt serili fırın tepsisine diziyoruz.

Bütün yufkalar için de aynı işlemi yaptıktan sonra böreklerin üzerine fırçayla zeytinyağı sürüyoruz. Önceden 180 C°’ye ısıtılmış fırında börekler kızarana dek (yaklaşık 20-25 dk. kadar) pişiriyoruz.

Afiyet Olsun:).

KAKAO KAPLI KURABİYELER

Temmuz 23, 2013 - 1:20 pm 10 Comments

Bugün anneciğimden güzel bir tarife yer vermek istiyorum. Kendisi bu tarifi televizyondaki bir yarışmada görmüş (Elimin Lezzeti Yarışması) ve hemen denemeye karar vermiş.

Annem gerek televizyonda gördüğü tarifleri gerekse arkadaşlarından aldığı farklı tarifleri denemek konusunda çok heveslidir. Şahsen ben onun bu özelliğinden çok mutluyum ve onun birbirinden leziz denemelerini tatma konusunda çok çok da istekliyim:)))…

Biz ailecek bu kurabiyelere bayıldık; kıyır kıyır, leziz mi leziz bu yüzden de yedikçe yediren türden bir kurabiye olmuş.

Ölçüleri programda verildiği şekliyle aktarıyorum ama annemde mutfak terazisi olmadığı için, onun bunca yıllık tecrübeyle edinilmiş el, göz terazisiyle ölçmüş malzemelerini. Eh, sonuca bakılınca da gayet güzel tutmuş yılların göz kararı:).

Yapılışı da oldukça pratik olan bu kurabiyeleri mutlaka denemenizi öneririm. Hatta zamanınız varsa kurabiyeleri bir gece önceden yoğurup, tarifteki son buzdolabında bekletme aşamasını bir geceye çıkartıp, misafirlere sunacağınız kurabiyelerinizi, onlar gelmeden kısa sürede şekillendirip pişirebilirsiniz (annem bir gece buzdolabında bekletmiş).

İşte tarifi:

KAKAO KAPLI KURABİYELER

Malzemeleri:

200 gr. tereyağı

250 gr un (annem tam buğday unu kullanmış)

100 gr. mısır nişastası

100 gr. pudra şekeri

1 tatlı kaşığı kabartma tozu

1 paket vanilya

70 gr. dövülmüş ceviz içi

2-3 yemek kaşığı su

Üzerine:

2 yemek kaşığı kakao

2 yemek kaşığı toz şeker

Krema

Yapılışı:

Unu, nişastayı, pudra şekerini, kabartma tozunu ve vanilyayı bir yoğurma kabına eliyoruz. Tereyağını ve ceviz içini de ekleyip iyice yoğuruyoruz. Bu aşamada bir kaç kaşık su ilave ederek ele yapışmayan, yumuşak bir hamur elde ediyoruz. Yoğurduğumuz hamuru 4 parçaya bölüp, her parçayı yuvarlayarak rulo yapıyoruz. Her ruloyu streç filme sarıp derin dondurucuda 10 dakika kadar bekletiyoruz. Bu sırada genişçe bir kaba kakaoyu ve toz şekeri koyup kabı sallayarak ikisinin iyice karışmalarını sağlıyoruz. Derin dondurucuda bekleyen kurabiye rulolarının streç filmini açıp, önce her yerine fırça yardımı ile krema sürüyoruz, sonra da kakao-şeker karışımının içinde yuvarlayıp her tarafının bu karışım ile kaplanmasını sağlıyoruz.

Kakao karışımına buladığımız ruloları tekrar streç filme sarıp bu kez buzdolabına koyup 4 saat bekletiyoruz (annem bu aşamada bir gece bekletmiş). Daha sonra buzdolabında dinlenip sertleşen hamurların streç filmlerini açıp keskin bir bıçak yardımıyla yarım santimetrelik dilimler halinde kesiyoruz.

Kurabiyeleri yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizip, önceden175C°’ye ısıtılmış fırında yaklaşık 12-15 dk. kadar pişiriyoruz.

Afiyet Olsun:))…

İRMİK TATLISI

Mayıs 10, 2013 - 11:44 am 15 Comments

Mayıs ayı belki de yılın en sevdiğim ayıdır…Bunda bu ayda doğmuş olmamın etkisi olabilir belki ama Mayıs’ı en çok; sıcağı, güneşi, artık çiçek açmış ağaçları, mis gibi çiçek kokularını bize doyasıya sunduğu için seviyorum galiba. Ardından güneşin gülümsediği bahar yağmurlarına, yağmurla tazelenen buram buram toprak kokusuna da değinmeden edemeyeceğim tabi..Şimdi dışarıdan cıvıl cıvıl kuşların sesini dinlerken bunları yazmak geldi içimden.

Aslında bu yazının asıl konusu bir tatlı tarifi. Şerbetli tatlı kategorisine girse de bence sütlü tatlı hafifliğinde ve lezzetinde. Bu yüzden diğer tüm şerbetli tatlılardan ayrı bir yere koyuyorum bu tatlıyı gönlümde (gönlüme de niye tatlıyı koyuyorsam:)).

Bir kez yapıp yiyince tekrar tekrar yapma isteği doğuruyor insanda (ya da bunda tatlıyı çok seven bir aile olmamızın payı da büyük olabilir;)).  

Uzun lafın kısası çok değişik, hafif ve bir o kadar lezzetli bir tatlı “İrmik Tatlısı”..

İşte Tarifi:

İRMİK TATLISI

Malzemeleri:

4 adet yumurta

3 su bardağı süt

1 su bardağından biraz fazla irmik

2 yemek kaşığı tereyağı

1 fiske tuz

Şerbeti için:

3 su bardağı toz şeker

3 su bardağı su

1-2 damla limon suyu

Üzerine:

Fındık

Yapılışı:

İlk olarak şekerle suya 1-2 damla limon suyunu da ekleyerek 10 dakika kadar kaynatıp şerbeti hazır ediyoruz. Kaynayan şerbeti bir kenara alıp soğumaya bırakıyoruz.

Diğer yanda bir tencereye sütü, yağı ve bir fiske tuzu koyup kaynatıyoruz. Kaynayınca içine yavaş yavaş irmiği ilave edip sürekli karıştırarak 15 dakika kadar pişiriyoruz. Daha sonra bunu da bir kenara alıp ılımasını sağlıyoruz.

Bu arada tatlıların üzerine batıracağımız fındıkları su dolu bir kap içerisine koyup 10 dakika kadar suda beklettikten sonra süzgeçte sularını süzdürüyoruz. Bu püf noktası sayesinde tatlıların üzerine koyduğumuz fındıklar tatlı piştikten sonra dökülmüyor.

İrmikli karışım ılıyınca içine yumurtaları kırıp yoğuruyoruz. Oluşan bu hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartıp yuvarlayıp bir fırın tepsisine diziyoruz. Her tatlının üzerine birer fındık batırıyoruz.

175Cº’ye ısıtılmış fırında tatlıların üzeri pembeleşinceye kadar pişiriyoruz.

Pişen tatlılara soğuk şerbeti döküp hala ılık olan fırının içine koyuyoruz (fırın çalışmıyor). Tatlıları bu şekilde 10 dakika kadar fırının içinde tutuyoruz bu sayede şerbeti iyice çekmiş oluyorlar.

Şerbetlenen tatlıları soğutuyoruz. İstersek üzerine kaymak ya da dondurma koyarak da servis edebiliriz.

 Afiyet Olsun:)

PORTAKALLI BROWNİ

Nisan 22, 2013 - 3:18 pm 11 Comments

Son verdiğim Karides Güveç tarifinden sonra kendimizi şımartmaya leziz mi leziz bir tatlı ile devam edelim…

Bugün vereceğim tarif annemin arkadaşı, adaşım, Aslı Ablama ait. Geçen ay onların gününe katılınca, hamarat bayanlarla bir araya gelme fırsatını birbirinden güzel tarif alışverişleri yaparak değerlendirdim:). Bu tarif de onlardan biriydi.

Annem bu güzel Browni’yi daha önce Aslı Abla’nın sunumuyla tatmış, bana da ne kadar nefis bir kek olduğunu anlatmıştı. Hafta sonu annem tarifi uygulamış, bize de tatması düşmüştü:). Abartısız söylüyorum ki benim hayatımda yediğim en güzel Browniydi bu.

Belli ki bu tarif bizim evin başucu tariflerinden birisi olacak ve mutfağı sık sık nefis çikolata kokuları saracak…

Canım Aslı ablama bu güzel tarifi için çok teşekkür ediyorum ve böyle nefis tariflerinin devamını sabırsızlıkla beklediğimi de belirtmek istiyorum:).

İşte Tarifi:

PORTAKALLI BROWNİ

Malzemeleri:

6 adet yumurta

1 su bardağından 1 parmak eksik toz şeker

1 su bardağı sıvıyağ+süt karışımı(bardağın 2/3′ü sıvıyağ, kalanı süt olacak)

2 portakalın kabuğunun rendesi ve suyu

1 su bardağı+1 kahve fincanı un (tam buğday unu kullandık)

5-6 dolu yemek kaşığı kakao

2 paket vanilya

1 paket kabartma tozu

Çikolata (evde hangi çeşit varsa, ne çeşit çikolata istenirse kullanılabilir, benim tavsiyem bitter çikolata olacaktır. Miktar yine isteğe bağlı ama en az 100 gr. kadar diyebiliriz)

Yapılışı:

Öncelikle yumurtalarla şekeri, şeker eriyene kadar mikserle iyice çırpıyoruz. Yağ-süt karışımını, portakal suyunu ve portakal kabuğu rendesini de ekleyip karıştırmaya devam ediyoruz.

Daha sonra unu, kakaoyu, vanilyayı ve kabartma tozunu eleyerek karışıma ilave ediyoruz ve iyice çırpıyoruz. 

Diğer yanda dörtgen bir fırın kabını (biz fotoğraftaki cam fırın kabını kullandık) yağlıyoruz. Kek karışımının yarısını yağlanmış kaba döküyoruz, üzerine elimizle ufak parçalara ayırdığımız çikolataları serpiştiriyoruz (biz bitter çikolata kullandık). Daha sonra kalan kek hamurunu çikolataların üzerine döküyoruz. En üste biraz daha çikolata serpiştiriyoruz (bu aşamada damla çikolata kullandık).

Önceden 180Cº’ye ısıtılmış fırında pişiriyoruz (yaklaşık yarım saat kadar).

Pişen keki fırından alınca ilk sıcağı çıktıktan sonra üzerine kağıt havlu ve onun da üzerine temiz bir mutfak havlusu örtüp dinlendirmeye bırakıyoruz. Bu şekilde ılımasını sağladığımız keki ister ılıkken, istersek soğuyunca servis ediyoruz. Servis yaparken yanına bir top da vanilyalı dondurma eşlik ederse çok da güzel olur, benden söylemesi:)).

Afiyet olsun:).

ANNE GÜNÜ VE İRMİKLİ TATLI

Mart 14, 2013 - 12:35 pm 26 Comments

Dün annemin yaz kampı arkadaşlarıyla günü vardı. Uzun zamandır düzenli şekilde, her ay içlerinden birinin evinde toplanıyorlar. Bu güzel günlerde sohbet edip özlem gideriyorlar, daha sonra el emeği ile donatılmış sofraları başında devam ediyor bu tatlı sohbetleri…Ben de dün bir vesileyle onlara dahil olma şansını yakaladım ve beraber çok güzel zaman geçirdik, öyle ki ne zaman akşam oldu farkına bile varamadım:).

Düşününce ne güzel adetler bu annelerimizin günleri..Şimdi biz arkadaşlarımızla buluşunca bir dahaki buluşmaya kadar arayı açmayalım diyoruz ama bir bakıyoruz ki tekrar herkesi bir araya getirebilmek için aradan aylar geçmiş. Bu aslında çok doğal; herkes kendi hayat telaşında. Günler birbirini kovalarken bu tür organizasyonları herkese uyan şekilde ayarlayabilmek çok zor oluyor. Oysa işte, anne günlerinde tarih belirli, mekan belirli, kendilerini ona göre ayarlayıp sık sık görüşüp, hasret gideriyorlar:).

Annem, günü için yine enfes bir sofra hazırlamıştı..Dostları için ne kadar özendiğini anlatamam..Gerçi annem diye demiyorum ama her sofrası ayrı bir özen ve emek ürünüdür:). (Ellerine sağlık annecim:))

Annem dostları için farklı bir tatlı yapmak istiyordu. Ben muzlu rulomla işin sütlü tatlı kısmını üstlenmek istedim o da şerbetli tatlı tariflerine bakıyordu bir süredir. Geçenlerde blog arkadaşım Zeynep’in sitesinde gördüğüm bir tarif dikkatimi çekmişti. Özellikle irmiğe bulanışı ve şerbetinin kaynatılmayışı bana çok değişik geldi. (Kaynatılmayan şerbetli tatlılar gerçekten çok daha hafif oluyor bana göre.)

Tarifi ben de anneme verdim, o da gününde ikram etmek için yaptı İrmikli Tatlıları.

Tatlıyı herkes çok sevdi. Tarifler verildi. Ben de en kısa sürede tarifi sitemde de yayınlayacağıma söz verdim.

Zeynep de bir arkadaşının evinde tatmıştı bu tatlıyı ve tarifini alıp sitesinde paylaşmıştı. Tarife Zeynep’in sitesinden buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Ben de arşivimde bulunması açısından tarifi aynen aşağıya ekliyorum. Zeynep’in tatlıları yapan arkadaşına ve bu güzel tarifi bizimle paylaşan Zeynep’e çok çok teşekkür ediyorum:).

Not: Bu malzemelerle oldukça fazla sayıda tatlımız oluyor ki bu miktar misafir için uygun. Daha az kişi için yapılacaksa malzeme miktarları yarıya indirilebilir.

İşte Tarifi:

İrmikli Tatlı

  • 2 yumurta
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 su bardağı irmik
  • 2 paket kabartma tozu
  • Aldığı kadar un

Üzerine bulamak için İrmik

Şerbeti için:

  • 3,5 su bardağı şeker
  • 4 su bardağı su (şerbet kaynatılmayacak)

Hazırlanışı:

  1. Hamuru yapmadan 1-2 saat önce şeker ve suyu derin bir kaba koyun.Bu şerbeti ara ara kaşıkla karıştırın.Kaynatılmayacağı için bu şekilde şekerin erimesini sağlamış olursunuz.
  2. Hamur malzemelerini karıştırıp yumuşak bir hamur elde edin ve ardından hamuru 20 dakika dinlendirin.
  3. Dinlenen hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp irmiğe her tarafına gelecek şekilde bulayın.İrmiğe buladığınız tatlınızı tepsiye dizin.Önceden 180 derecede ısıtılmış fırına verin.
  4. Tatlılar piştikten sonra fırından çıkarın ve şerbeti dökün.
  5. Şerbetlediğiniz tatlılarınızı arada ters yüz ederek şerbetini çekmesini sağlayın.

Afiyet Olsun:)

ZENCEFİLLİ TARÇINLI ÇITIR KURABİYELER

Şubat 6, 2013 - 1:19 pm 10 Comments

Bugün annemden bir tarifi paylaşmak istiyorum; “Zencefilli Tarçınlı Çıtır Kurabiyeler”…

Bu aralar sıklıkla annemin mutfağından mis gibi zencefil, tarçın kokuları yayılıyor. Çünkü biz bu kurabiyenin tadına, çıtır çıtır çayımıza eşlik etmesine fazlaca bağlandık:).

Günlerce de tazeliğinden hiçbir şey kaybetmeyen bu kurabiyeler, kurabiye kavonuzunuza doldurup çayla, kahveyle atıştırmak için mutfağınızda bulundurmak isteyeceğiniz cinsten. Gerçi bizim evde bir tabak kurabiyenin ikinci günü görmesi çok da mümkün olamıyor:). Yedikçe yiyesi geliyor insanın.

Fazla söze gerek yok aslında, deneyip tatmak lazım mutlaka..

İşte tarifi:

ZENCEFİLLİ TARÇINLI ÇITIR KURABİYELER

 

Malzemeleri:

2 adet yumurta

150 gr. Pudra şekeri (markette bu gramajda paketler halinde de satılıyor)

1 çay bardağı zeytinyağı

2 tepeleme yemek kaşığı tereyağı (eritilecek)

2 tatlı kaşığı toz zencefil (annem bir seferinde evde toz zencefil olmayınca taze zencefil rendeleyip kullanmıştı, o şekilde de güzel oluyor)

2 tatlı kaşığı tarçın

1 paket kabartma tozu

Aldığı kadar un (annem tam buğday unu kullanıyor)

Yapılışı:

Öncelikle bir karıştırma kabında yumurtayı, şekeri, yağları, zencefili ve tarçını iyice karıştırıyoruz. Üzerine kabartma tozunu ve yavaş yavaş unu ilave ediyoruz. Sonuçta ele yapışmayan yumuşak bir hamur elde etmeliyiz. İyice yoğurduğumuz hamuru mutfak tezgahına alıp merdaneyle yarım santim kalınlığında açıyoruz. Şekilli kalıplarla keserek şekillendiriyoruz. Şekil verdiğimiz kurabiyeleri yağlı kağıt serili fırın tepsisine dizip, önceden 180C°’ye ısıttığımız fırında üzerleri pembeleşene kadar (annemin fırınında bu süre 13 dk.’ymış) pişiriyoruz.

Afiyet Olsun:)

Bir Ekleme: Biz bu senenin sebze tohumlarını hazırladık:). Bu tohumlar yazın, işyerindeki sebze bahçemizi birbirinden güzel ve doğal ürünler olarak donatacaklar :) .

YENİ YIL, YENİ YAZI, YENİ BİR TARİF: PORTAKALLI DAĞINIK KURABİYE

Ocak 11, 2013 - 3:28 pm 14 Comments

Yeni yılın bu ilk yazısını yazarken blogumu takip eden, bu sayfalara rastlayıp da bu satırları okuyan herkese yeni yılda; önce sağlık, mutluluk ve huzur, sonra bol şans ve başarı diliyorum. 2013 dileklerinizin gönlünüzce gerçekleştiği bir yıl olsun…

Yılbaşı tatilini fırsat bilip yeni yıla Prag’da girdik biz. O şehre ilk gidişimizde arkadaşlarımızla “bir yılbaşını burada kutlamalıyız mutlaka” diye konuşmuştuk. Nasıl gönülden istemişsek artık, bu yıl bu dileği gerçekleştirdik:). Alltaki resim ordaki meydanda yapılan yeni yıl süslemelerini gösteriyor. Yeni yıla bu meydanda, havai fişeklerin altında girdik…

Yeni yılın ilk tarifi de ağızları tatlandıracak bir tarif olsun istedim. Böylece yayınlanmayı bekleyen tariflerin arasından, mis gibi portakal kokulu, kuru meyvelerle zenginleştirilmiş, her lokmada yumuşacık bu kurabiyelerin tarifi ön sırayı kaptı.

Bu tarif annemin arkadaşlarından Cavidan ablaya ait. Annemler aylık buluşmalarında mutlaka tarif alış verişi yapıyor. Bu durumdan en karlı kim çıkıyor bilin bakalım;)?

Hafif ve leziz, tadının çoğunu kuru meyvelerden alan ve gerçek anlamda içinde portakalı hissettiğiniz kurabiyeler bunlar. Annemle beraber iki kez yaptık bu kurabiyelerden ve çok kısa sürede tükendiler. Bir adı var mıydı bilmiyorum ama ben ” Portakallı Dağınık Kurabiyeler” diyeceğim adına.

Cavidan ablaya bu güzel tarifi için çok teşekkür ediyorum. Böyle, başka güzel  tariflerini de alıp denemek için sabırsızlanıyorum;).

İşte Tarifi:

Portakallı Dağınık Kurabiyeler

Malzemeleri:

1 çay bardağı fındık yağı

1,5 çay bardağı toz şeker

1 adet yumurta

1 adet büyük boy portakal

1 su bardağı kuru üzüm

15-17 adet kuru kayısı (gün kurusu kayısı kullanılırsa daha şekerli bir tadı olduğundan miktar azaltılabilir)

1 su bardağı iri dövülmüş ceviz

4 buçuk su bardağı un (ben tam buğday unu kullandık)

1 paket kabartma tozu

Yapılışı:

Öncelikle şekeri, yağı, yumurtayı bir yoğurma kabında iyice karıştırıyoruz. Portakalı yıkayıp, kabuklarıyla beraber (sadece baş kısımlarını kesip) robottan geçiriyoruz. Kayısıları küp küp doğruyoruz. Kıyılmış portakalı, kayısıları, üzümleri ve cevizi de yumurtalı karışıma ekleyip iyice karıştırıyoruz.

Unu ve kabartma tozunu da ekleyip yoğurarak ele yapışan bir hamur elde ediyoruz. Bu aşamada unu azar azar ilave edip ayarlamak lazım, bizim yapışımızda 4,5 bardak un aldı.

Hamuru iyice yoğurduktan sonra iki kaşık yardımıyla ceviz büyüklüğünde parçalar alıp, mümkün olduğunca yuvarlak şekilde yağlı kağıt serilmiş tepsiye yerleştiriyoruz. (Çok dağınık olsun istemezsek bu aşamada elde yuvarlamaya da başvurabilirsiniz).

Bu tarifin özelliği, çoğu tarifin aksine fırını önceden ısıtmamak. 180Cº’ye ayarladığımız fırına kurabiyeleri koyuyoruz. Yaklaşık 20 dakika kadar (üzerleri kızarana dek) pişiriyoruz.

Afiyet olsun:)

ZEHRA TEYZE’MİN REVANİSİ

Aralık 17, 2012 - 12:24 pm 9 Comments

Bugün güne bembeyaz uyandık Ankara’da..Çoktandır geleceğini hissettiren kar kaplamıştı sokakları, çatıları. Ve ben bugün resmen bere, eldiven sezonunu açmış bulunmaktayım:). 

Yepyeni bir haftaya tatlı mı tatlı bir tarifle başlayalım istedim. Bu tarif Zehra Teyzeme ait. Bu tatlıyı ilk kez onların evinde yemiş ve hafif lezzetine bayılmıştık. Ben de davet soframa çok yakışacağını düşündüğüm bu revani tarifini rica ettim ondan. Ve geçen hafta içinde tam iki kez yapıldı bizim evde:).

Klasik revani tariflerinde genelde irmik oluyor. Bu tarifte irmik yok. Şerbetinin oranında da şeker daha az olduğu için benzerlerine göre çok hafif ve bir o kadar da lezzetli oluyor. Ben tarife ilave olarak limon kabuğu da ekledim. Bu ilave de tatlıya çok yakıştı doğrusu:).

Şu soğuk kış günlerinde biraz enerjiye ihtiyaç duyduğunuzda, canınız tatlı çektiğinde kolayca hazırlayıp afiyetle yiyeceğiniz bir tatlı bu. Bir de kaymakla beraber sunulunca iyice doyulmaz bir lezzet halini alıyor.

Zehra Teyzeme ve tarifi bana ulaştıran Duygucuğuma bir de buradan çok teşekkür ediyorum:)…

İşte Tarifi:

ZEHRA TEYZE’MİN REVANİSİ

Malzemeleri:

5 adet yumurta

1 su bardağı toz şeker

1 su bardağından 2 parmak eksik zeytinyağı (riviera)

2 su bardağı un

1 paket kabartma tozu

1,5 limonun suyu

1 limonun kabuğunun rendesi (ben ilave ettim)

Şerbeti için:

4 su bardağı su

3 su bardağı toz şeker

Yapılışı:

İlk olarak şerbeti hazırlamak için bir tencerede şekerle suyu 1-2 taşım kaynatıp ılınmaya alıyoruz.

Diğer yanda revani için yumurtalarla şekeri mikser yardımıyla iyice çırpıyoruz. Limon suyu hariç diğer malzemeleri de ilave edip çırpıyoruz. En son limon suyunu ekleyip karıştırdıktan sonra yağlanmış tepsiye döküyoruz (ben büyük, kare borcam tepsi kullandım). 175C°’ye ısıtılmış fırında üzeri kızarıncaya kadar pişiriyoruz (yaklaşık 20-25 dk.).

Pişen keki fırından çıkartıp ilk sıcağının gitmesini sağlıyoruz. Hem şerbet hem de kek ılıkken şerbeti kekin her yerine dağıtarak döküyoruz.

Bu aşamada ben şerbetle buluşan revaniyi ılık fırının içine koydum, böylece daha da güzel kabarıp şerbeti içine çekti.

Oda sıcaklığına gelen tatlıyı buzdolabında en az bir kaç saat dinlendiriyoruz. Soğuyan tatlıyı dilimleyip kaymakla servis ediyoruz.

Afiyet Olsun:).