Archive for the ‘TATLILAR’ Category

YENİDEN MERHABA:)

Ekim 9, 2015 - 7:46 pm 1 Comment

Uzuuunca bir aradan sonra yeniden MERHABA:).

Biliyorum bu sefer hiç vermediğim kadar uzun bir ara verdim, aylarca yeni bir yazı paylaşamadım. Eş-dost hep “yeni tarif yok mu?” diye sorarken “fırsat bulamıyorum” cevabını verdiğimde hep mahcubiyet hissettim tabi, bir de bir şeyleri yarım bırakmanın verdiği o huzursuzluk duygusu..

Ama bu aranın benim için çoook güzel bir nedeni vardı; hayatın bana armağan ettiği yeni bir ünvanı -hatta benim için en güzelini- “annelik”i yaşamaktı bu neden. 2014′de anne olunca, hem bu yeni hayata alışma devresi, hem de açıkçası zamanımın tamamını bebeğime ayırmak isteğim yol açtı blogumu güncelleyemeyişime.

Şimdi zamanla her şey de düzene girdiğine göre “hadi artık” dedim kendi kendime; “hayatın bu alanındaki tembellik günlerin bitti” :) .

Bunca zaman içinde bizim mutfak çalışmaya devam etti tabi ki; ilk günler eski tempoyla olmadı elbet ama zamanla bebeğin yemekleri de eklenince daha da tempolu ve çeşitli oldu mutfak serüvenim.

Blogumu takip edenler, beni tanıyanlar bilir; zaten sağlıklı beslenmeyi alışkanlık haline getirmiş, “illa ki ev yemeği olsun” diyen bir kişi olduğum için bebeğime yemek hazırlama konusunda eski tecrübelerin çok faydası oldu benim için. Bunun üstüne hayatınıza bir bebek katıldıktan sonra sürekli onunla ilgili okuma alışkanlığı geliştirdiğinizden bebek beslenmesiyle ilgili pek çok da yeni bilgi ediniyorsunuz. Hepsini harmanlayınca bebek yemekleri konusunda çok da sıkıntı çekmedim. Ama belirtmem gerekirse; bunların hepsi bir yana, bizim kuzunun damak tadı, yemek seçimleri belirliyor daha çok onun için pişirdiklerimi. Biraz onun inadı, biraz benimki derken mümkün olduğunca farklı lezzetlerle tanıştırmaya çalışıyorum küçük beyi.

Blogumu fırsat buldukça-ama mümkün olduğunca sık- güncelleyeceğim bundan sonra. Arada yaptığım bebek yemeklerine yer versem de genelde eski seyrinde devam edecek paylaşımlarım.

Mesela bugün geçenlerde oğlum için yaptığım şekersiz bebek kurabiyelerine yer vermek istiyorum. Oğlum 14 aylık ve bu kurabiyeleri bayıla bayıla yedi, hatta 4 yaşındaki kuzeni de çok sevdi ve hatta biz de bayıldık:). Şekersiz atıştırmalık tercih edecek herkes de sevecektir bence. Üstelik tadı içinde şeker olmadığını belli etmeyecek derecede güzel, bunu da belirtmeden edemeyeceğim.

İşte Tarifi:

KURU MEYVELİ ŞEKERSİZ KURABİYELER 

Malzemeleri:

1 yumurta

2 yemek kaşığı tereyağı

1 çay bardağı fındık yağı

1 çay kaşığı karbonat

1 çay kaşığı sirke

1 su bardağı yulaf ezmesi

1 su bardağı ceviz

5-6 adet hurma

7 adet gün kurusu kayısı

1 avuç kuru üzüm

1 yemek kaşığı keçiboynuzu unu

Aldığı kadar tam buğday unu

Yapılışı:

Öncelikle hurmaların çekirdeğini çıkartıp ikiye bölüyoruz, kayısıları da ikiye bölüp hurmalar ve kuru üzümle birlikte bir kaseye alıyoruz. Kuru meyvelerin üzerine gelecek kadar sıcak su koyup bir kenarda yumuşamalarını bekliyoruz.

Diğer yanda yulaf ezmesini robotta iyice çekip un haline getiriyoruz, cevizleri de aynı şekilde un haline gelene kadar robotta çekiyoruz. Yeterince bekleyip yumuşayan kuru meyvelerin de fazla suyunu süzüp robotta çekerek macunumsu bir hal almasını sağlıyoruz.

Bir yoğurma kabında yumurtayı ve yağları iyice elimizle karıştırıyoruz. Üzerine karbonatı döküp onun da üstüne sirkeyi dökerek köpürmesini sağlıyoruz. Onlara kuru meyveleri, yulaf ezmesini, cevizi ve keçiboynuzu ununu da ekleyip elimizle güzelce karıştırıyoruz. Daha sonra bu karışıma azar azar tam buğday ununu ilave ederek ele yapışmayan bir kurabiye hamuru elde ediyoruz.

Hamuru merdaneyle1 cmkalınlığında açıp şekilli kalıplarla keserek yağlı kağıt serili fırın tepsisine diziyoruz (bu ölçüyle iki tepsi kurabiyem oldu benim).

Önceden 175C°’ye ısıtılmış fırında hafifçe kızarana dek (altları da pişinceye kadar) yaklaşık 10-15 dakika pişiriyoruz.

Tüm bebişlere ve çocuklara ve benim gibi hep çocuk kalacaklara afiyet olsun:).

SÜTLÜ REVANİ

Mayıs 5, 2014 - 4:55 pm 4 Comments

Haftaya tatlı mı tatlı bir başlangıç olsun diye leziz ve bir o kadar da hafif bir tatlı tarifi vermek istedim bugün.

Bu tatlı annemin haftasonu sofrasından. İlk bakışta şerbetli bir tatlı görünümünde ama yerken sütlü tatlı-cheesecake arası bir lezzeti ve yumuşak bir dokusu olan, şerbet yerine az şekerli süt ile ıslatıldığından oldukça da hafif olan bu tatlıyı biz çok sevdik. Bundan böyle de özellikle misafir sofralarımızda sıkça yer bulacağa benzeyen bu tatlının tarifi işte şöyle:

SÜTLÜ REVANİ

Malzemeleri:

5 adet yumurta

1 su bardağı toz şeker

1 su bardağından 2 parmak eksik zeytinyağı

2 su bardağı un

1 paket kabartma tozu

1,5 limonun suyu

1 limonun kabuğunun rendesi

Şerbeti için:

1 lt süt

1 su bardağı toz şeker

Yapılışı:

İlk olarak şerbeti hazırlamak için bir kapta şekerle sütü karıştırarak şekerin erimesini sağlıyoruz. (sütü kaynatmadan, soğuk haldeyken, ara ara karıştırınca tüm şeker bu şekilde sütün içinde eriyor).

Diğer yanda revani için yumurtalarla şekeri bir mikser yardımıyla iyice çırpıyoruz. Limon suyu hariç diğer malzemeleri de ilave edip çırpıyoruz. En son limon suyunu ekleyip karıştırdıktan sonra yağlanmış tepsiye döküyoruz (biz büyük borcam tepsi kullandık). 175C°’ye ısıtılmış fırında üzeri kızarıncaya kadar pişiriyoruz (yaklaşık 20-25 dk.).

Pişen keki fırından çıkartıp ilk sıcağının gitmesini sağlıyoruz. İlk sıcaklığı geçince, sütlü karışımı kekin her yerine dağıtarak döküyoruz.

Üzerine sütlü şekerli karışımı döktüğümüz revaniyi bir süre de ılık fırının içine koyuyoruz, böylece daha da güzel kabarıp şerbeti içine çekmesini sağlıyoruz.

Oda sıcaklığına gelen tatlıyı buzdolabında en az bir kaç saat dinlendiriyoruz. Soğuyan sütlü revaniyi dilimleyip, istersek kaymakla birlikte, servis ediyoruz.

Afiyet Olsun:).

YAZDAN KALANLAR, İTALYA VE TİRAMİSU

Eylül 25, 2013 - 3:16 pm 10 Comments

Yine uzuuunca bir aradan sonra yeni bir yazı ve yeni bir tarifle buradayım:).

Yaz’ı artık geride bırakırken, bu mevsimin hakkını; bol bol gezerek, yeni yerler görüp tanıyarak, eşle dostla gülüp eğlenip güzel zamanlar geçirerek, bazen kendime dinlenme fırsatları yaratıp, bazen de kendimi sporla fiziken yorup, ruhen dinlendirerek verdim sanırım..Yaz boyu tatil yapmadım elbet, çoğu zaman işle güçle geçti mevsimin en sıcak günleri.

Ama şöyle geriye dönüp bakınca geçen mevsime, en çok aklımda kalan her fırsatı gezmeye, yeni yerler görmeye adamamız oluyor. Her yaz olduğu gibi bu yaz da Ege’ye kısa da olsa bir kaçamak yaptıktan sonra bir de İtalya turu ekledik yapılacaklar listesine. İyi ki de öyle yapmışız; her anı dolu dolu geçen, oldukça tempolu ve bu sayede pek çok yer görüp gezebilme imkanı bulduğumuz bir seyahat oldu.

Roma’yı, Floransa’yı, Siena’yı, Pisa’yı, Lucca’yı ve Venedik’i görme imkanımız oldu. Özellikle Roma’da bir açık hava müzesini geziyor gibi hissediyor insan. Oradayken pek çok sanatçının heykel ve resimlerini görme imkanımız oldu. Zaten gezdiğimiz her şehir bu sanat eserleriyle bezeli. Makinamızda yüzlerce fotoğraf, zihinlerde onlarca güzel anıyla döndük tekrar Ankara’ya. Bu güzel gezi, “İtalya’ya mutlaka tekrar gelmeliyiz” dedirtti bize. İşte oradan bir kaç kare:

İtalyan mutfağı da hamur işi ve deniz ürünlerini bir hayli seven bünyeme pek bir hoş geldi ne yalan söyleyeyim:). İncecik pizzaları, çeşit çeşit makarnalarıyla bizi fazlasıyla tatmin eden yemekler yedik orada. Ve hemen hemen her gün en sevdiğim tatlılardan biri olan tiramisu’yu da yemeden edemedim. Gerçekten vatanında bir başka oluyormuş…

Tiramisunun o kendine has lezzetini bir İtalyan peyniri olan mascarpone’ye borçlu olduğunu biliyordum. Ama bizim ülkemizdeki çoğu kişi gibi ben de daha önceden bu peynir yerine labne peyniri kullanarak yapıyordum tatlımı. İtalya dönüşü markette mascarpone’yi görünce (biraz da algıda seçicilik oluyor sanırım:)) hemen aldım ve tiramisuyu bir kez de onunla denemek istedim.

Aslında gerçek tiramisu tarifinde malzemeler pişirilmiyor ve yumurtalar da çiğ olarak kullanılıyor ama benim bu aşamada biraz pimpirikliğim tutuyor ne yalan söyleyeyim. Hal böyle olunca ben de her zaman uyguladığım tarifte labne ile mascarponeyi yer değiştirdim. Peki sonuç farketti mi derseniz, “kesinlikle” derim…Mascarpone’nin peynirden öte kremamsı bir tadı ve dokusu var. Bu özelliği tiramisuya çok lezzet katıyor.

İtalya’da yediğimiz bütün Tiramisular kupta servis edilmişti. Ben de bu kez klasik büyük bir tepside yapmak yerine tek kişilik porsiyonlar halinde kuplara hazırladım tatlımı.

İşte tarifi:

TİRAMİSU

Malzemeleri:

Yarım litre süt

1 adet yumurta

2 yemek kaşığı un

4 yemek kaşığı şeker

250 gr.mascarpone peyniri

1 paket vanilya

kedi dili bisküvi (kup sayısı kadar; ben her kupa birer tane kedidili bisküviyi ikiye bölerek kullandım)

bisküvileri ıslatmak için:

1 su bardağı ılık su

4 adet kesme şeker

2 yemek kaşığı granül kahve

Yapılışı:

Öncelikle Tiramisunun kreması için bir tencereye  yumurtayı, şekeri, unu ve sütü koyup iyice karıştırıyoruz (yumurtanın ocağa konmadan önce iyice karışması lazım). Daha sonra tencereyi kısık ateşe alıp malzemeleri muhallebi kıvamına gelene dek karıştırarak pişiriyoruz. Kaynamaya başlayan muhallebiyi 3-5 dakika daha kaynatıp ocaktan alıyoruz. Biraz ılıyınca içine mascarpone peynirini ve vanilyayı ekleyip iyice karıştırıyoruz.

Diğer tarafta bir kap içinde bisküvileri ıslatacağımız sıvı karışımı hazırlıyoruz, bunun için ılık suda şeker ve kahveyi karıştırarak eritiyoruz. Her kupun yarısına kadar hazırladığımız kremadan döküyoruz. Üzerine ikiye bölüp kahveli karışımla iyice ıslattığımız kedidili bisküvileri yerleştiriyoruz. Ve üzerlerini tekrar krema ile kaplıyoruz.

Tiramisu kuplarının üzerine kakao eleyerek süslüyoruz. Buzdolabında iyice dinlendirip soğuttuktan sonra servis yapıyoruz.

Afiyet Olsun:).

İRMİK TATLISI

Mayıs 10, 2013 - 11:44 am 15 Comments

Mayıs ayı belki de yılın en sevdiğim ayıdır…Bunda bu ayda doğmuş olmamın etkisi olabilir belki ama Mayıs’ı en çok; sıcağı, güneşi, artık çiçek açmış ağaçları, mis gibi çiçek kokularını bize doyasıya sunduğu için seviyorum galiba. Ardından güneşin gülümsediği bahar yağmurlarına, yağmurla tazelenen buram buram toprak kokusuna da değinmeden edemeyeceğim tabi..Şimdi dışarıdan cıvıl cıvıl kuşların sesini dinlerken bunları yazmak geldi içimden.

Aslında bu yazının asıl konusu bir tatlı tarifi. Şerbetli tatlı kategorisine girse de bence sütlü tatlı hafifliğinde ve lezzetinde. Bu yüzden diğer tüm şerbetli tatlılardan ayrı bir yere koyuyorum bu tatlıyı gönlümde (gönlüme de niye tatlıyı koyuyorsam:)).

Bir kez yapıp yiyince tekrar tekrar yapma isteği doğuruyor insanda (ya da bunda tatlıyı çok seven bir aile olmamızın payı da büyük olabilir;)).  

Uzun lafın kısası çok değişik, hafif ve bir o kadar lezzetli bir tatlı “İrmik Tatlısı”..

İşte Tarifi:

İRMİK TATLISI

Malzemeleri:

4 adet yumurta

3 su bardağı süt

1 su bardağından biraz fazla irmik

2 yemek kaşığı tereyağı

1 fiske tuz

Şerbeti için:

3 su bardağı toz şeker

3 su bardağı su

1-2 damla limon suyu

Üzerine:

Fındık

Yapılışı:

İlk olarak şekerle suya 1-2 damla limon suyunu da ekleyerek 10 dakika kadar kaynatıp şerbeti hazır ediyoruz. Kaynayan şerbeti bir kenara alıp soğumaya bırakıyoruz.

Diğer yanda bir tencereye sütü, yağı ve bir fiske tuzu koyup kaynatıyoruz. Kaynayınca içine yavaş yavaş irmiği ilave edip sürekli karıştırarak 15 dakika kadar pişiriyoruz. Daha sonra bunu da bir kenara alıp ılımasını sağlıyoruz.

Bu arada tatlıların üzerine batıracağımız fındıkları su dolu bir kap içerisine koyup 10 dakika kadar suda beklettikten sonra süzgeçte sularını süzdürüyoruz. Bu püf noktası sayesinde tatlıların üzerine koyduğumuz fındıklar tatlı piştikten sonra dökülmüyor.

İrmikli karışım ılıyınca içine yumurtaları kırıp yoğuruyoruz. Oluşan bu hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartıp yuvarlayıp bir fırın tepsisine diziyoruz. Her tatlının üzerine birer fındık batırıyoruz.

175Cº’ye ısıtılmış fırında tatlıların üzeri pembeleşinceye kadar pişiriyoruz.

Pişen tatlılara soğuk şerbeti döküp hala ılık olan fırının içine koyuyoruz (fırın çalışmıyor). Tatlıları bu şekilde 10 dakika kadar fırının içinde tutuyoruz bu sayede şerbeti iyice çekmiş oluyorlar.

Şerbetlenen tatlıları soğutuyoruz. İstersek üzerine kaymak ya da dondurma koyarak da servis edebiliriz.

 Afiyet Olsun:)

PORTAKALLI BROWNİ

Nisan 22, 2013 - 3:18 pm 11 Comments

Son verdiğim Karides Güveç tarifinden sonra kendimizi şımartmaya leziz mi leziz bir tatlı ile devam edelim…

Bugün vereceğim tarif annemin arkadaşı, adaşım, Aslı Ablama ait. Geçen ay onların gününe katılınca, hamarat bayanlarla bir araya gelme fırsatını birbirinden güzel tarif alışverişleri yaparak değerlendirdim:). Bu tarif de onlardan biriydi.

Annem bu güzel Browni’yi daha önce Aslı Abla’nın sunumuyla tatmış, bana da ne kadar nefis bir kek olduğunu anlatmıştı. Hafta sonu annem tarifi uygulamış, bize de tatması düşmüştü:). Abartısız söylüyorum ki benim hayatımda yediğim en güzel Browniydi bu.

Belli ki bu tarif bizim evin başucu tariflerinden birisi olacak ve mutfağı sık sık nefis çikolata kokuları saracak…

Canım Aslı ablama bu güzel tarifi için çok teşekkür ediyorum ve böyle nefis tariflerinin devamını sabırsızlıkla beklediğimi de belirtmek istiyorum:).

İşte Tarifi:

PORTAKALLI BROWNİ

Malzemeleri:

6 adet yumurta

1 su bardağından 1 parmak eksik toz şeker

1 su bardağı sıvıyağ+süt karışımı(bardağın 2/3′ü sıvıyağ, kalanı süt olacak)

2 portakalın kabuğunun rendesi ve suyu

1 su bardağı+1 kahve fincanı un (tam buğday unu kullandık)

5-6 dolu yemek kaşığı kakao

2 paket vanilya

1 paket kabartma tozu

Çikolata (evde hangi çeşit varsa, ne çeşit çikolata istenirse kullanılabilir, benim tavsiyem bitter çikolata olacaktır. Miktar yine isteğe bağlı ama en az 100 gr. kadar diyebiliriz)

Yapılışı:

Öncelikle yumurtalarla şekeri, şeker eriyene kadar mikserle iyice çırpıyoruz. Yağ-süt karışımını, portakal suyunu ve portakal kabuğu rendesini de ekleyip karıştırmaya devam ediyoruz.

Daha sonra unu, kakaoyu, vanilyayı ve kabartma tozunu eleyerek karışıma ilave ediyoruz ve iyice çırpıyoruz. 

Diğer yanda dörtgen bir fırın kabını (biz fotoğraftaki cam fırın kabını kullandık) yağlıyoruz. Kek karışımının yarısını yağlanmış kaba döküyoruz, üzerine elimizle ufak parçalara ayırdığımız çikolataları serpiştiriyoruz (biz bitter çikolata kullandık). Daha sonra kalan kek hamurunu çikolataların üzerine döküyoruz. En üste biraz daha çikolata serpiştiriyoruz (bu aşamada damla çikolata kullandık).

Önceden 180Cº’ye ısıtılmış fırında pişiriyoruz (yaklaşık yarım saat kadar).

Pişen keki fırından alınca ilk sıcağı çıktıktan sonra üzerine kağıt havlu ve onun da üzerine temiz bir mutfak havlusu örtüp dinlendirmeye bırakıyoruz. Bu şekilde ılımasını sağladığımız keki ister ılıkken, istersek soğuyunca servis ediyoruz. Servis yaparken yanına bir top da vanilyalı dondurma eşlik ederse çok da güzel olur, benden söylemesi:)).

Afiyet olsun:).

ANNE GÜNÜ VE İRMİKLİ TATLI

Mart 14, 2013 - 12:35 pm 26 Comments

Dün annemin yaz kampı arkadaşlarıyla günü vardı. Uzun zamandır düzenli şekilde, her ay içlerinden birinin evinde toplanıyorlar. Bu güzel günlerde sohbet edip özlem gideriyorlar, daha sonra el emeği ile donatılmış sofraları başında devam ediyor bu tatlı sohbetleri…Ben de dün bir vesileyle onlara dahil olma şansını yakaladım ve beraber çok güzel zaman geçirdik, öyle ki ne zaman akşam oldu farkına bile varamadım:).

Düşününce ne güzel adetler bu annelerimizin günleri..Şimdi biz arkadaşlarımızla buluşunca bir dahaki buluşmaya kadar arayı açmayalım diyoruz ama bir bakıyoruz ki tekrar herkesi bir araya getirebilmek için aradan aylar geçmiş. Bu aslında çok doğal; herkes kendi hayat telaşında. Günler birbirini kovalarken bu tür organizasyonları herkese uyan şekilde ayarlayabilmek çok zor oluyor. Oysa işte, anne günlerinde tarih belirli, mekan belirli, kendilerini ona göre ayarlayıp sık sık görüşüp, hasret gideriyorlar:).

Annem, günü için yine enfes bir sofra hazırlamıştı..Dostları için ne kadar özendiğini anlatamam..Gerçi annem diye demiyorum ama her sofrası ayrı bir özen ve emek ürünüdür:). (Ellerine sağlık annecim:))

Annem dostları için farklı bir tatlı yapmak istiyordu. Ben muzlu rulomla işin sütlü tatlı kısmını üstlenmek istedim o da şerbetli tatlı tariflerine bakıyordu bir süredir. Geçenlerde blog arkadaşım Zeynep’in sitesinde gördüğüm bir tarif dikkatimi çekmişti. Özellikle irmiğe bulanışı ve şerbetinin kaynatılmayışı bana çok değişik geldi. (Kaynatılmayan şerbetli tatlılar gerçekten çok daha hafif oluyor bana göre.)

Tarifi ben de anneme verdim, o da gününde ikram etmek için yaptı İrmikli Tatlıları.

Tatlıyı herkes çok sevdi. Tarifler verildi. Ben de en kısa sürede tarifi sitemde de yayınlayacağıma söz verdim.

Zeynep de bir arkadaşının evinde tatmıştı bu tatlıyı ve tarifini alıp sitesinde paylaşmıştı. Tarife Zeynep’in sitesinden buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Ben de arşivimde bulunması açısından tarifi aynen aşağıya ekliyorum. Zeynep’in tatlıları yapan arkadaşına ve bu güzel tarifi bizimle paylaşan Zeynep’e çok çok teşekkür ediyorum:).

Not: Bu malzemelerle oldukça fazla sayıda tatlımız oluyor ki bu miktar misafir için uygun. Daha az kişi için yapılacaksa malzeme miktarları yarıya indirilebilir.

İşte Tarifi:

İrmikli Tatlı

  • 2 yumurta
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 su bardağı irmik
  • 2 paket kabartma tozu
  • Aldığı kadar un

Üzerine bulamak için İrmik

Şerbeti için:

  • 3,5 su bardağı şeker
  • 4 su bardağı su (şerbet kaynatılmayacak)

Hazırlanışı:

  1. Hamuru yapmadan 1-2 saat önce şeker ve suyu derin bir kaba koyun.Bu şerbeti ara ara kaşıkla karıştırın.Kaynatılmayacağı için bu şekilde şekerin erimesini sağlamış olursunuz.
  2. Hamur malzemelerini karıştırıp yumuşak bir hamur elde edin ve ardından hamuru 20 dakika dinlendirin.
  3. Dinlenen hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp irmiğe her tarafına gelecek şekilde bulayın.İrmiğe buladığınız tatlınızı tepsiye dizin.Önceden 180 derecede ısıtılmış fırına verin.
  4. Tatlılar piştikten sonra fırından çıkarın ve şerbeti dökün.
  5. Şerbetlediğiniz tatlılarınızı arada ters yüz ederek şerbetini çekmesini sağlayın.

Afiyet Olsun:)

MUZLU RULO TATLI

Ocak 28, 2013 - 4:14 pm 18 Comments

Bugün, son zamanlarda bizim evin favorisi olan tatlının tarifini paylaşacağım…

Yapımı pratik ama görüntüsü onu yalanlarcasına şık ve özenli, bu yüzden de davet sofralarına çok yakışan bir tatlı bu. Üstelik benim gibi sütlü tatlı düşkünlerini çok mutlu edecek şekilde hafif bir de lezzeti var.

İşte Tarifi:

MUZLU RULO TATLI

Malzemeleri:

1lt. süt

1 su bardağından 1 parmak eksik toz şeker

1 su bardağı un

1 paket vanilya

1 yemek kaşığı tereyağı

1 paket petibör bisküvi

Muz (miktarı muzun büyüklüğüne göre değişiyor, toplamda 12 ruloya yetecek kadar)

Yapılışı:

Öncelikle petibör bisküvileri robotta iyice çekip, ufaltıp bir fırın tepsisinin tabanına bir katman oluşturacak şekilde yayıyoruz. Böylece fırın tepsisinin yüzeyinde açık yer kalmamalı.

Diğer yanda, bir tencerede sütü, şekeri ve unu karıştırıp, kısık ateşte kaynayıp koyulaşana dek pişiriyoruz. Muhallebimiz 3-5 dakika kaynadıktan sonra vanilyayı ve tereyağı ilave edip, karıştırıp, ocağın altını kapatıyoruz. Bu karışımı bir blender ya da mikser yardımıyla iyice karıştırıp topaksız, homojen bir kıvam almasını sağlıyoruz. 

Muhallebiyi yavaşça tepsideki bisküvilerin üzerine döküp, eşit şekilde yayıyoruz (yaklaşık 0.5-1cm kalınlığında bir muhallebi katı olacak). Muhallebi bu şekilde oda sıcaklığına geldikten sonra en az 4-5 saat buzdolabında dinlendiriyoruz (ben bir gece bekletiyorum).

Daha sonra dinlenip iyice katılaşan muhallebiyi dikdörtgen parçalara kesiyoruz. Ben resimde görülen muhallebiyi boyuna dörde, yatayda da üçe bölerek yaklaşık 8x12cm’lik dilimler elde ettim. Dikdörtgenlerin boyutu sizin ne büyüklükte tatlılar isteyeceğinize göre değişkenlik gösterebilir.

Bu ufak dikdörtgenlerin kısa kenarının ucuna enlemesine ikiye böldüğümüz muzları yerleştiriyoruz (benim muzlarım küçüktü, bu yüzden tüm boylarını kullandım). Spatula yardımıyla muzun bulunduğu kenarı kaldırıp rulo yaparak tatlıyı sarıyoruz. Böylece en alttaki bisküvi katmanı en dışa gelmiş oluyor. Kat yeri aşağıda kalacak şekilde servis tabaklarına alıp servis ediyoruz.

Yanında bir top dondurmayla servis edersek çok daha doyulmaz bir sunum elde etmiş oluruz:).

Afiyet Olsun:).

ZEHRA TEYZE’MİN REVANİSİ

Aralık 17, 2012 - 12:24 pm 9 Comments

Bugün güne bembeyaz uyandık Ankara’da..Çoktandır geleceğini hissettiren kar kaplamıştı sokakları, çatıları. Ve ben bugün resmen bere, eldiven sezonunu açmış bulunmaktayım:). 

Yepyeni bir haftaya tatlı mı tatlı bir tarifle başlayalım istedim. Bu tarif Zehra Teyzeme ait. Bu tatlıyı ilk kez onların evinde yemiş ve hafif lezzetine bayılmıştık. Ben de davet soframa çok yakışacağını düşündüğüm bu revani tarifini rica ettim ondan. Ve geçen hafta içinde tam iki kez yapıldı bizim evde:).

Klasik revani tariflerinde genelde irmik oluyor. Bu tarifte irmik yok. Şerbetinin oranında da şeker daha az olduğu için benzerlerine göre çok hafif ve bir o kadar da lezzetli oluyor. Ben tarife ilave olarak limon kabuğu da ekledim. Bu ilave de tatlıya çok yakıştı doğrusu:).

Şu soğuk kış günlerinde biraz enerjiye ihtiyaç duyduğunuzda, canınız tatlı çektiğinde kolayca hazırlayıp afiyetle yiyeceğiniz bir tatlı bu. Bir de kaymakla beraber sunulunca iyice doyulmaz bir lezzet halini alıyor.

Zehra Teyzeme ve tarifi bana ulaştıran Duygucuğuma bir de buradan çok teşekkür ediyorum:)…

İşte Tarifi:

ZEHRA TEYZE’MİN REVANİSİ

Malzemeleri:

5 adet yumurta

1 su bardağı toz şeker

1 su bardağından 2 parmak eksik zeytinyağı (riviera)

2 su bardağı un

1 paket kabartma tozu

1,5 limonun suyu

1 limonun kabuğunun rendesi (ben ilave ettim)

Şerbeti için:

4 su bardağı su

3 su bardağı toz şeker

Yapılışı:

İlk olarak şerbeti hazırlamak için bir tencerede şekerle suyu 1-2 taşım kaynatıp ılınmaya alıyoruz.

Diğer yanda revani için yumurtalarla şekeri mikser yardımıyla iyice çırpıyoruz. Limon suyu hariç diğer malzemeleri de ilave edip çırpıyoruz. En son limon suyunu ekleyip karıştırdıktan sonra yağlanmış tepsiye döküyoruz (ben büyük, kare borcam tepsi kullandım). 175C°’ye ısıtılmış fırında üzeri kızarıncaya kadar pişiriyoruz (yaklaşık 20-25 dk.).

Pişen keki fırından çıkartıp ilk sıcağının gitmesini sağlıyoruz. Hem şerbet hem de kek ılıkken şerbeti kekin her yerine dağıtarak döküyoruz.

Bu aşamada ben şerbetle buluşan revaniyi ılık fırının içine koydum, böylece daha da güzel kabarıp şerbeti içine çekti.

Oda sıcaklığına gelen tatlıyı buzdolabında en az bir kaç saat dinlendiriyoruz. Soğuyan tatlıyı dilimleyip kaymakla servis ediyoruz.

Afiyet Olsun:).

CEVİZLİ UN HELVASI

Haziran 7, 2011 - 10:50 am 38 Comments

 

Pişerken evi saran mis gibi poğaçaların kokusu… Ya da cezvede fokurdayan kahvenin kokusu. Böyle onlarca güzel koku sayabilirim, mutfaktan yayılıp da bizi mest eden, iştah kabartan kokular..

 

En güzellerinden biri de şüphesiz helvanın ocağın üzerinde ağır ağır kavrulurkenki kokusudur. Kim sevmez ki?.. En iştahsızın bile gözünü açacak cinsten bir kokudur, irmiğin ya da unun tereyağıyla birleşmesiyle oluşan…Onlara kıtır kıtır ceviz, fındık parçaları ya da dolmalık fıstık da eşlik ederse hele, asla karşı koyulmaz öylesi bir lezzete.

 

Aslında yapalı baya zaman geçti. Fotoğrafları bilgisayarımdan bana bakıp dururken,  bu tarifi paylaşmanın zamanı çoktan geldi diye düşündüm:).

 

En temel tatlılarımızdan biri, tatlı krizlerine hızlı bir çözüm olacak, az malzeme bol lezzet deyimini de hakkıyla karşılayacak Cevizli Un Helvası tarifim aşağıda:).

 

 

CEVİZLİ UN HELVASI

 

Malzemeleri:

 

1 su bardağı un

2 yemek kaşığı sıvıyağ
3 yemek kaşığı tereyağı
1 su bardağından 1 parmak eksik toz şeker (isteğe göre artırılabilir)
2 su bardağı süt
1 su bardağı iri dövülmüş ceviz (biz bol cevizli seviyoruz)

 

Yapılışı:

 

Öncelikle yağları bir tencereye koyup eritiyoruz. Unu ve cevizi ekleyip kısık ateşte yavaş yavaş kavuruyoruz. Unun kavrulup, açık kahverengi renk alması gerekiyor.

 

Diğer yanda bir tencerede sütün içinde şekeri eritiyoruz ve ılımaya bırakıyoruz (fazla kaynar olmayacak).

 

Şekerli sütü kavrulan una ilave ediyoruz. Karıştırarak bir süre daha pişiriyoruz. Helva sütü iyice çekince ocağı kapatıp helvayı demlenmeye bırakıyoruz. Demlenen helvayı, bir kaşık yardımıyla şekil vererek, servis tabağına diziyoruz.  İstersek ılıkken, istersek soğuyunca servis yapıyoruz.

 

Not: Helvanın üzerine tarçın serperek süsleyebiliriz.

 

Afiyet Olsun:)).

 

MEYVELİ TART PASTA

Mayıs 27, 2011 - 9:20 am 24 Comments

 

Geçen Cumartesi yoga dersimden geldikten sonra hayli yorulmuş ve de mayışmış bir haldeydim:)..O durumda iki seçeneğim vardı; ya kendimi kanepenin üzerine bırakacak ve birkaç saat tembellik yapacaktım (ki bunu yaptıktan sonra genelde o günün kalanında benden hayır gelmiyor:)) ya da bir kuvvet kendime cesaret verip uzun zamandır çok da vakit ayıramadığım mutfağa girip bir şeyler yapacaktım.. Biraz zor da olsa ikincisini seçtim ben, çünkü aklımda ertesi gün abimlerin evine giderken onlara kendi yaptığım bir tatlıyı götürmek vardı.

 

 

Aslında planım önce kedi dili ile pratik bir pasta yapmaktı. Baktım evde kedi dilimiz kalmamış (gerçi çok sonra dolabın köşesine saklanmış bir paket kedi dili bana sürpriz yapacaktı:)) pastamın kekini de kendim yapmak istedim. Ve hemen aklıma, şeklinden dolayı, kek piştikten sonra ortası çukur kalan tart kalıbım geldi. Evde duran muzları ve mevsimin güzeli çilekleri de kullanacağım meyveli bir pasta yapmak istedim. Ve işte ortaya bu hafif, meyveye doyuran tart-pasta çıkmış oldu:).

 

İşte tarifi:

 

MEYVELİ TART PASTA

 

Malzemeleri:

 

Keki için:

 

2 adet yumurta

yarım su bardağı sıvıyağ

yarım su bardağı toz şeker

1 su bardağı süt

1,5-2 su bardağı un (ben tam buğday unu kullandım)

1 paket kabartma tozu

1 paket vanilya

 

Kreması için:


Yarım litre süt
1 adet yumurta sarısı
1 çay bardağı toz şeker
1,5 çorba kaşığı un
1 paket vanilya

 

Arası için: 1 adet muz

 

üzeri için: çilek ve Dr. Oetker tart jölesi

 

Yapılışı:

 

Öncelikle kek malzemelerinden yumurta ve şekeri iyice çırpıyoruz. Daha sonra yağı, sütü ve kuru malzemeleri ekleyip mikserle çırparak bir kek hamuru elde ediyoruz. Yağlayıp unladığımız tart kalıbına kek hamurunu döküp önceden 175C°’ye ısıtılmış fırında pişiriyoruz (15-20dk civarı).

Diğer yanda vanilya haricindeki krema malzemelerini karıştırıp ocakta muhallebi kıvamına gelene dek pişiriyoruz. Kremayı ocaktan alınca üzerine vanilyayı ekleyip iyice karıştırarak ılımasını sağlıyoruz.

 

Pişip soğuyan keki kalıptan çıkarıyoruz. Kalıptan dolayı kekin üzerinde oluşan boşluğa öncelikle incecik kestiğimiz muz dilimlerini diziyoruz, muzların üzerine kremayı dolduruyoruz.

 

En üste de doğradığımız çilekleri diziyoruz. Tarifine göre hazırladığımız tart jölesini bir fırça ya da kaşık yardımıyla çileklerin üzerine sürüyoruz. Oda ısısına geldikten sonra buzdolabına alıp en az 3-4 saat dinlendirdiğimiz pastayı dilimleyerek servis ediyoruz.

 

Afiyet olsun:).