Archive for Ağustos, 2008

CANIM BABAMIN KÖŞESİ:)

Ağustos 25, 2008 - 8:59 am 16 Comments

Evdekiler, mutfağa ilgimi bildiklerinden ne zaman yeni bir tarif ya da yemekle ilgili herhangi bir bilgi geçse benimle paylaşırlar.

Canım babacığım da zamanla, ona gelen emaillerden edindiği hazine değerinde iki tane belgeyi benimle paylaştı ve bloguma koyup herkesin bu bilgilere erişebilmesini sağlamamı istedi benden. Bu iki tane belgede o kadar çok bilgi var ki; insan hemen hepsini okuyup uygulamak istiyor:).

İlki; Rakı ve Mezeleri: yazı, öncelikle apayrı bir kültür olan rakıdan ve rakı sofrasından bahsediyor. İkinci ve beni daha çok ilgilendiren kısmında ise ikiyüze yakın meze tarifi var (ben şimdiden bir tarifi gözüme kestirdim bile:)). İkinci döküman ise Denizden Gelen Lezzet: bu yazıda balıkla ilgili ayrıntılı pek çok bilgiye ulaşabiliyorsunuz; Balık nasıl alınır, saklanır, balıkla hangi ot ve baharatlar gider, hangi mevsimde hangi balık yenir” bu bilgilarden sadece birkaçı. Bu bilgiler yanında balık ve deniz ürünleriyle ilgili yine pekçok tarife yer verilmiş, gerçekten hazine değerinde bir döküman.

Dökümanlar Rakı ve Mezeleri ve Denizden Gelen Lezzet adlarıyla burada: Denizden Gelen Lezzet , Rakı ve Mezeleri 1, 2, 3, 4.

Bu yazıyı da Canım Babamın Köşesi adıyla blogumun sağ tarafında, ARŞİVİM kısmına kolay erişim için koyacağım.

Canım babacığıma bu güzel bilgileri benimle ve benim vasıtamla blogumu okuyan bütün arkadaşlarımla paylaştığı için çok teşekkür ediyorum..

DÖNDÜM, DİKİLİ’DEN, EGE’DEN ESİNTİLERLE, BİR DE REÇEL TARİFİYLE…

Ağustos 13, 2008 - 8:05 am 31 Comments

Döndüüüüm:).
Güzel Ege’yi, denizi, Dikili’yi geride bırakıp; dinlenmiş, harika vakit geçirmiş, fotoğraf makinemde yüzlerce fotoğraf ve aklımda pek çok güzel anıyla birlikte evime döndüm..
Bedenim ve zihnim tatil ihtiyaçlarının sinyallerini çoktandır vermekteydi, işleri de ayarlayıp Dikili’deki yazlık eve gittik bu yaz da.
Eskiden tatil için ayırabildiğimiz süreler çok kısa olduğundan hep otel tatilleri yapardık, o kısıtlı süreyi de denize girmek, güneşlenmek gibi tipik tatil aktiviteleriyle geçirip evimize dönerdik. Birkaç sene önce Ege’nin bu şirin beldesinde yazlık bir ev alınca; Ege’nin havasını, denizini, insanını daha çok tanıyınca, ben buradan başka bir yere tatile gitmeyi hiç istemedim. Her sene daha çok sevdim, ben de bir “Ege tutkunu” oldum:).
Bu sene de çok güzel günler geçirdim orada; Ayvalık’a, Cunda’ya da gittim (sakızlı dondurma da yedim bol bol:)) , Dikili’nin insanı ferahlatan esintisine aklımdaki tüm karmaşaları, bedenimdeki bütün yorgunlukları bıraktım, rahatladım..Oradaki komşularımızla dostane sofralarda buluştuk yeniden, konuşacak ne çok şey birikmiş…

Bisiklete bindim, annemle reçel yaptık, babacım olta yapmayı öğretti bize..O kadar dolu dolu, o kadar eğlenceli ve dinlendirici geçti ki günlerim, yaptıklarımın hepsini yazmaya kalksam yine unutacağım bir şeyler olacaktır. En iyisi biraz da fotoğraflar anlatsın Ege günlerimizi:)..

LİMANDA BİZ YEMEK YERKEN PAYINI BEKLEYEN KEDİCİK
DİKİLİ LİMANINDAN BİR GÖRÜNÜŞ


SİTEMİZİN RESTORANI

AYVALIK ADALARI TEKNE TURUMUZDAN HARİKA BİR MANZARA
KENDİNİ TURKUAZA BIRAKMIŞ BİR TEKNE
TUR TEKNESİNİN BURNUNDAN MASMAVİ GÖKYÜZÜ
SİTEMİZİN SAHİLİNDE GÜN BATIMI

NAR AĞACIMIZ

PATLICANLARIMIZ
GÖKKUŞAĞI GİBİYDİ RÜZGAR GÜLÜ
SÜS YILDIZIM

VE TABİ Kİ KELEBEKLEEER:)

KAPI ZİLİMİZ:)

ŞU GÜLÜN GÜZELLİĞİNE BAKIN
Biz oradayken incirler daha olgunlaşmamıştı.Bu minik ham incirlerle reçel yapma fikri geldi aklımıza. Daha önce annemle hiç incir reçeli yapmayı denemediğimiz için aslında tam olarak hangi tür incirden ve incirin hangi evresinde reçel yapılacağı konusunda bilgimiz yoktu. Biz de oradaki bu ham incirlerden topladık (tam olarak kaç gr. incir kullandığımızı bu yüzden bilemiyorum). Sonra internette pek çok siteyi inceledim, zaten tarifler az çok birbirine benziyordu, incirlerin de ölçüsü belli olmadığından klasik “göz kararı” ölçümüzle reçelimizi yaptık:).

Reçelimizin harika bir aroması oldu. Ama galiba reçellik incirler biraz daha küçükken toplanıyor. Bizimkilerin içinde minik çekirdekler oluşmaya başlamıştı. Yine de tadı çok güzeldi:).

TOPLADIĞIMIZ İNCİRLER


Yazılanlardan genel olarak anladığımız ve damak tadımıza göre şekillendirdiğimiz şekliyle tarifi şöyle:
İNCİR REÇELİ trong>
İncirlerin kabuğunu incecik soyup su dolu bir tencereye koyup kaynatıyoruz. 1-2 dakika kaynadıktan sonra suyunu süzüp, incirlerin acı suyunun çıkmasını sağlıyoruz. Bu işlemi 3 kez tekrarlıyoruz.
İNCİRLER HENÜZ HAŞLANMADAN ÖNCE

Öte yanda bir ölçü şekere bir ölçü su olacak şekilde bir şerbet kaynatıp, haşlanan incirleri bu şerbete atıyoruz. Şeker ve suyun tam ölçülerini veremiyorum çünkü incirlerin ağırlığını da tam olarak bilemiyorduk, biz incirlerimize yetecek kadar şerbet kaynattık. Reçel kıvamına gelinceye kadar incirleri kaynatıyoruz, kapatmaya yakın yarım limonun suyunu ilave ediyoruz.

Biz Dikili’den döndükten sonra annem kavanoza koyduğu reçelin üzerini streçle sarıp bir süre de güneşte kıvam almasını sağlamış. Ben böyle; güneş ışınlarıyla lezzetine lezzet katılmış reçelleri daha da seviyorum:).

İşte bir Ege tatili de böyle geldi ve geçti..Keşke bir ömür sürseydi:)))..