Archive for Aralık, 2012

EZOGELİN ÇORBASI

Aralık 24, 2012 - 5:20 pm 11 Comments

Bu soğuk kış günlerinde içimizi ısıtacak sıcacık, lezzetli bir çorbaya kim hayır diyebilir ki…

En temel çorba tariflerinden biridir “Ezogelin Çorbası”.

Evden eve içeriği ufak farklılıklar gösterse de ana malzemeler bellidir. Lezzetini baharatlarla zenginleştirmek de kendi damak zevkimize kalır çoğu kez.

Benim de severek, sıkça yaptığım bu çorbanın tarifinin sitemde olmadığını fark ettim geçenlerde. İlk fırsatta yapıp, fotoğraflayıp arşive eklemeye karar verdim…

İşte tarifi: 

EZOGELİN ÇORBASI

Malzemeleri:

2 yemek kaşığı zeytinyağı

1 yemek kaşığı un

1 adet orta boy kuru soğan

1 yemek kaşığı domates salçası

1 tatlı kaşığı acı biber salçası (istenirse)

yarım çay bardağı ince bulgur (ben esmer bulgur kullandım)

yarım çay bardağı pirinç

1 su bardağı kırmızı mercimek

Kuru nane (en az 1 tatlı kaşığı kadar ama ben daha da çok kullanıyorum)

Karabiber, pul biber, tuz

Yapılışı:

Öncelikle bir tencereye zeytinyağını, kuru naneyi ve yemeklik doğranmış kuru soğanı koyup kavuruyoruz. Soğanlar kavrulunca unu da ekleyip kokusu çıkana dek kavuruyoruz. Salçaları da ilave edip kavurmaya devam ediyoruz.

Diğer yanda mercimeği, pirinci ve bulguru yıkayıp süzüyoruz. Yıkadığımız bu malzemeleri de kavrulan salçalı soğana ilave ediyoruz. Biraz da bu şekilde karıştırıp kaynar suyu malzemelere ilave ediyoruz. Tuzu ve baharatları da ekleyip (ben bu aşamada biraz daha kuru nane ekliyorum) kaynamaya bırakıyoruz. Bütün malzemeler kabarıp, dağılmaya başlayacak. Bu aşamada çorba yoğunlaştıkça gerekirse kaynar su ilavesi yapıyoruz. (Suyunu ben göz kararı koyuyorum ama 4-5 bardak kadar suyla başlayıp, gerektikçe ilave ediyorum).

Çorbadaki bütün bakliyat iyice pişip kıvam alınca çorbamız hazır hale geliyor.

Afiyet Olsun:).

ZEHRA TEYZE’MİN REVANİSİ

Aralık 17, 2012 - 12:24 pm 9 Comments

Bugün güne bembeyaz uyandık Ankara’da..Çoktandır geleceğini hissettiren kar kaplamıştı sokakları, çatıları. Ve ben bugün resmen bere, eldiven sezonunu açmış bulunmaktayım:). 

Yepyeni bir haftaya tatlı mı tatlı bir tarifle başlayalım istedim. Bu tarif Zehra Teyzeme ait. Bu tatlıyı ilk kez onların evinde yemiş ve hafif lezzetine bayılmıştık. Ben de davet soframa çok yakışacağını düşündüğüm bu revani tarifini rica ettim ondan. Ve geçen hafta içinde tam iki kez yapıldı bizim evde:).

Klasik revani tariflerinde genelde irmik oluyor. Bu tarifte irmik yok. Şerbetinin oranında da şeker daha az olduğu için benzerlerine göre çok hafif ve bir o kadar da lezzetli oluyor. Ben tarife ilave olarak limon kabuğu da ekledim. Bu ilave de tatlıya çok yakıştı doğrusu:).

Şu soğuk kış günlerinde biraz enerjiye ihtiyaç duyduğunuzda, canınız tatlı çektiğinde kolayca hazırlayıp afiyetle yiyeceğiniz bir tatlı bu. Bir de kaymakla beraber sunulunca iyice doyulmaz bir lezzet halini alıyor.

Zehra Teyzeme ve tarifi bana ulaştıran Duygucuğuma bir de buradan çok teşekkür ediyorum:)…

İşte Tarifi:

ZEHRA TEYZE’MİN REVANİSİ

Malzemeleri:

5 adet yumurta

1 su bardağı toz şeker

1 su bardağından 2 parmak eksik zeytinyağı (riviera)

2 su bardağı un

1 paket kabartma tozu

1,5 limonun suyu

1 limonun kabuğunun rendesi (ben ilave ettim)

Şerbeti için:

4 su bardağı su

3 su bardağı toz şeker

Yapılışı:

İlk olarak şerbeti hazırlamak için bir tencerede şekerle suyu 1-2 taşım kaynatıp ılınmaya alıyoruz.

Diğer yanda revani için yumurtalarla şekeri mikser yardımıyla iyice çırpıyoruz. Limon suyu hariç diğer malzemeleri de ilave edip çırpıyoruz. En son limon suyunu ekleyip karıştırdıktan sonra yağlanmış tepsiye döküyoruz (ben büyük, kare borcam tepsi kullandım). 175C°’ye ısıtılmış fırında üzeri kızarıncaya kadar pişiriyoruz (yaklaşık 20-25 dk.).

Pişen keki fırından çıkartıp ilk sıcağının gitmesini sağlıyoruz. Hem şerbet hem de kek ılıkken şerbeti kekin her yerine dağıtarak döküyoruz.

Bu aşamada ben şerbetle buluşan revaniyi ılık fırının içine koydum, böylece daha da güzel kabarıp şerbeti içine çekti.

Oda sıcaklığına gelen tatlıyı buzdolabında en az bir kaç saat dinlendiriyoruz. Soğuyan tatlıyı dilimleyip kaymakla servis ediyoruz.

Afiyet Olsun:).

KIYMALI, PATATESLİ ÇITIR BÖREK

Aralık 5, 2012 - 10:02 am 12 Comments

Mesele o ilk kelimeyi yazmak…

İlk kelimeyi yazınca gerisi gelir. Uzak kaldıkça zor geliyor yeniden başlamak, oysa ne çok rahatlatır insanı, cümleler ardı ardına dökülünce.

Belki tembellik, biraz isteksizlik, hayatın farklı alanlarında bol bol koşturmaca, değişimler, dönüşümler…Pek çok neden sayabilirim aslında bunca zaman yazmamaya ama ne gerek var şimdi; işte buradayım yeni bir yazı ve tarifle:)..

İlk defa araya bir mevsim koymuşum, fark ettim son yazdıklarıma bakınca. Mevsimi kış etmişiz. Sevenine haksızlık etmek istemem ama kış, benim sevme sıralamamda en sonda gelir mevsimler arasında. Çünkü çok üşürüm, bir türlü ısınamam, buna rağmen kat kat giyinmeyi de sevmem yani “kış” eşittir “üşümek” bana göre;).

Bir de güneşi görmemek çok zor gelir bana. Bu, soğuktan bile daha zorlar bünyemi. Yüzünü nadir de gösterse kış güneşini görmek isterim enerjilenmek için. Güneş olunca Ankara’mın ayazı bile daha katlanılır gelir bana.

Ama kışa has güzellikler de yok değil elbet. Mesela; dışarının soğuğunu unutup, sıcacık bir içecekle evde film keyfi yapmak ne güzeldir. Sıcacık o içeceğin yanında, çıtır çıtır bir böreğe de kimse hayır demez sanırım:)).

İşte böyle bir kış keyfinin eşlikçisi bir börek tarifi vereceğim bugün size; kıymalı, patatesli çıtır böreğin tarifini. Yapımı keyifli ve pratik, lezzeti eşsiz.

 İşte Tarifi:

 

KIYMALI, PATATESLİ ÇITIR BÖREK

Malzemeleri:

4 adet yufka

yufkalara sürmek için zeytinyağı

yufkalara serpmek için un

İç malzemesi:

1 adet kuru soğan

2 yemek kaşığı sıvıyağ

250 gr yağsız dana kıyma

3-4 adet iri patates

1 yemek kaşığı domates salçası

yarım demet maydanoz

karabiber

tuz

kırmızı pul biber (isteğe bağlı)

üzerine:

1 adet yumurta

Yapılışı:

Öncelikle iç malzemesini hazırlamak için patatesleri haşlayıp, kabuklarını soyuyor ve iri küpler halinde doğruyoruz. Diğer yanda, kuru soğanı yemeklik doğrayıp kıymayla birlikte sıvıyağda kavuruyoruz. Daha sonra salçayı da ilave edip kavurmaya devam ediyoruz. Bu malzemeler kavrulunca ocağın altını kapatıp, haşlanmış patatesleri, kıyılmış maydanozu ve baharatlarını ilave ediyoruz. İç malzemesini soğumaya bırakıyoruz.

İç malzemesini hazır ettikten sonra, bir yufkayı açıp üzerine, her yere gelecek şekilde, fırça ile sıvıyağ sürüyoruz. Avucumuza unu alıp yağın üzerine serpiştiriyoruz (bunun için miktar vermiyorum ama çok ince bir tabaka olacak şekilde). Yufkayı ikiye katlayıp bir yarım daire oluşturuyoruz. Yufkanın bu yüzüne de tekrar sıvıyağ sürüp un serpiyoruz. Oluşan bu yarım dairenin düz tarafına iç harcı boydan boya bir çizgi şeklinde koyuyoruz ve bu uçtan başlayarak yufkayı sarıp büyük bir rulo oluşturuyoruz. Daha sonra oluşan bu ruloyu 3-4 parmak kalınlığında kesiyoruz. Bütün yufkalar için aynı işlemi tekrar ediyoruz.

 Oluşan börekleri yağlı kağıt serilmiş bir fırın tepsisine alıp üzerlerine çırpılmış yumurta sürüyoruz. Daha önceden 185C°’ye ısıtılmış fırında kızarana kadar (yaklaşık 25 dk.) pişiriyoruz.

 Afiyet Olsun..