Archive for the ‘TUZLU HAMURİŞLERİ’ Category

PASTIRMALI ISPANAKLI BÖREK

Kasım 12, 2013 - 1:28 pm 6 Comments

Tariflerime yine bir börek tarifiyle devam etmek istiyorum bugün…

Bu böreği hafta sonu arkadaşlarımızın evine giderken götürmek için yaptım. Evdeki malzemelerle, doğaçlama bir şekilde oluştu bu tarif de. Ispanakla pastırmayı birbirlerine çok yakıştırdığım için bu tarifte ikisini buluşturmak istedim. İç malzemedeki beyaz peynir de pişerken eriyip bütün lezzetin bir araya gelmesini sağladı. Yufkayı marketten aldığım için oldukça kalıncaydı ama zaten az yufka kullanarak yaptığım için tam kararında oldu bu kalınlık.

 

Bol sohbetli, bol kahkahalı harika bir dost masasına eşlik ettiğinden böreğim daha da lezzetlendi:).

İşte Tarifi:

PASTIRMALI ISPANAKLI BÖREK

Malzemeleri:

3 adet yufka

2 adet yumurta (biri böreğin içine, diğeri üzerine sürmek için)

1 su bardağı yoğurt

Yoğurdu sos kıvamına getirecek kadar zeytinyağı (ben göz kararı yaptım ama yaklaşık yarım su bardağı kadar)

Üzerine serpmek için susam

İç malzemesi:

1-2 yemek kaşığı zeytinyağı

1 adet kuru soğan

Yarım kg ıspanak

karabiber

300 gr. beyaz peynir

80-100 gr pastırma (ben çemensiz pastırma kullandım)

Yapılışı:

Öncelikle soğanı yemeklik doğrayıp sıvıyağ ile birlikte bir tencerede kavuruyoruz. Yıkayıp, suyunu süzdüğümüz ıspanakları 1-2 parmak kalınlığında doğrayıp soğanlara ilave ediyoruz. Ispanaklar iyice suyunu çekene kadar pişiriyoruz, istersek karabiber ilave ediyoruz. (peynir ve ıspanak yeterince tuzlu olduğu için ben ıspanaklara tuz eklemedim)

Kavurduğumuz ıspanaklar iyice soğuyunca içine ezdiğimiz beyaz peyniri ekleyip iyice karıştırıyoruz.

Böreğin içine sürülecek sos için yoğurdu, bir yumurtayı ve zeytinyağını karıştırıyoruz. Bu aşamada ben zeytinyağını yavaş yavaş ekleyip, akışkan sürülebilir bir kıvama gelinceye kadar karıştırdım.

Diğer yanda dikdörtgen bir fırın kabını (ben dikdörtgen borcam tepsi kullandım) tereyağı ile yağlıyoruz. İlk yufkamızı fırın kabımıza seriyoruz. Yufka borcama büyük geldiğinden kenardan sarkan yufkaların fazlalığını içinde kullanmak için kopardım ben. Yufkanın üzerine bir fırça yardımıyla yoğurtlu sostan biraz sürüyoruz. Parça yufkalardan ve biraz da 2. yufkadan parçalar kopararak ilk yufkanın üzerini tekrar yufka ile örtüyoruz. Bu katın üzerine ıspanaklı-peynirli için yarısını döküp iyice yayıyoruz. Ispanakların üzerine ufak parçalara kestiğimiz pastırma dilimlerinden serpiyoruz (alttaki resimde görüldüğü gibi).

Sonra tekrar ikinci yufkayı parçalayarak borcama seriyoruz ve üzerine tekrar yoğurtlu sostan sürüyoruz. Kalan içi malzemesini de aynı şekilde bu katın üzerine serip, üzerine pastırma serpiyoruz. Böylece arada iki kat iç malzememiz oluyor. Son yufkayı da serip, uçlarını böreğin altına doğru kıvırıyoruz. (Ben böreğin katlarını yaparken yufkalarım kabıma göre büyük olduğundan kenarlarını kopartıp, gerektikçe aralara yaydım).

Yoğurtlu sosun kabına, kalan 1 yumurtayı kırıp, biraz da zeytinyağı damlatıp iyice çırpıyoruz. Böreğin üzerine bu karışımı sürüyoruz. En üste de susam serpiyoruz.

Önceden 180C°’ye ısıtılmış fırında altı, üstü iyice kızara dek pişiriyoruz. Ilıkken servis ediyoruz.

Afiyet Olsun:).

KURU DOMATESLİ, PEYNİRLİ ÇITIR BÖREKLER

Kasım 8, 2013 - 1:22 pm 2 Comments

Yine bir hafta sonuna daha kavuşmanın sevinciyle bugün bir tarif paylaşmak istedim:). Tam da uzun hafta sonu kahvaltınıza eşlik edecek güzellikte, çıtır çıtır bir börek tarifi bu. Üstelik salatalarda, yemeklerde kullanmayı çok sevdiğim kuru domatesler bu sefer bu böreğin içine de girdiler hem de kuru domatesin çok sevdiğim eşlikçisi fesleğen ile birlikte…

Bu böreği böylesi çıtır çıtır yapan bir de yapım tekniği var ki onu da annemin arkadaşı Ayşe Abla anlatmıştı bize. Tarifte detaylarını vereceğim bu tekniği bizimle paylaşan Ayşe Abla’ya bir kez de buradan teşekkür ediyorum..

İşte tarifi:

KURU DOMATESLİ, PEYNİRLİ ÇITIR BÖREKLER

Malzemeleri:

3 adet yufka

Yufkalara sürmek için:

1 kase su

1 kase zeytinyağı

1 kase un

İç malzemesi: (miktarlar arzu edilen oranlarda olacaktır)

Beyaz peynir

Kuru domates

Kuru fesleğen (taze fesleğen varsa o daha da güzel olur)

Yapılışı:

Öncelikle iç malzemesi için beyaz peyniri bir çatalla iyice eziyoruz, içine ufak ufak doğradığımız kuru domatesleri ve arzu ettiğimiz miktarda fesleğeni ekliyoruz.

Diğer yanda ilk yufkayı serip 8 adet üçgen parça oluşturacak şekilde kesiyoruz. Her bir üçgen yufka diliminin üzerine fırçayla önce su, sonra zeytinyağı sürüyoruz ve en son olarak da elimizle biraz un serpiştiriyoruz.

Daha sonra yufkanın geniş kenarına iç malzemesinden koyup sigara böreği sarar gibi sarıp yağlı kağıt serili fırın tepsisine diziyoruz.

Bütün yufkalar için de aynı işlemi yaptıktan sonra böreklerin üzerine fırçayla zeytinyağı sürüyoruz. Önceden 180 C°’ye ısıtılmış fırında börekler kızarana dek (yaklaşık 20-25 dk. kadar) pişiriyoruz.

Afiyet Olsun:).

KIYMALI, PATATESLİ ÇITIR BÖREK

Aralık 5, 2012 - 10:02 am 12 Comments

Mesele o ilk kelimeyi yazmak…

İlk kelimeyi yazınca gerisi gelir. Uzak kaldıkça zor geliyor yeniden başlamak, oysa ne çok rahatlatır insanı, cümleler ardı ardına dökülünce.

Belki tembellik, biraz isteksizlik, hayatın farklı alanlarında bol bol koşturmaca, değişimler, dönüşümler…Pek çok neden sayabilirim aslında bunca zaman yazmamaya ama ne gerek var şimdi; işte buradayım yeni bir yazı ve tarifle:)..

İlk defa araya bir mevsim koymuşum, fark ettim son yazdıklarıma bakınca. Mevsimi kış etmişiz. Sevenine haksızlık etmek istemem ama kış, benim sevme sıralamamda en sonda gelir mevsimler arasında. Çünkü çok üşürüm, bir türlü ısınamam, buna rağmen kat kat giyinmeyi de sevmem yani “kış” eşittir “üşümek” bana göre;).

Bir de güneşi görmemek çok zor gelir bana. Bu, soğuktan bile daha zorlar bünyemi. Yüzünü nadir de gösterse kış güneşini görmek isterim enerjilenmek için. Güneş olunca Ankara’mın ayazı bile daha katlanılır gelir bana.

Ama kışa has güzellikler de yok değil elbet. Mesela; dışarının soğuğunu unutup, sıcacık bir içecekle evde film keyfi yapmak ne güzeldir. Sıcacık o içeceğin yanında, çıtır çıtır bir böreğe de kimse hayır demez sanırım:)).

İşte böyle bir kış keyfinin eşlikçisi bir börek tarifi vereceğim bugün size; kıymalı, patatesli çıtır böreğin tarifini. Yapımı keyifli ve pratik, lezzeti eşsiz.

 İşte Tarifi:

 

KIYMALI, PATATESLİ ÇITIR BÖREK

Malzemeleri:

4 adet yufka

yufkalara sürmek için zeytinyağı

yufkalara serpmek için un

İç malzemesi:

1 adet kuru soğan

2 yemek kaşığı sıvıyağ

250 gr yağsız dana kıyma

3-4 adet iri patates

1 yemek kaşığı domates salçası

yarım demet maydanoz

karabiber

tuz

kırmızı pul biber (isteğe bağlı)

üzerine:

1 adet yumurta

Yapılışı:

Öncelikle iç malzemesini hazırlamak için patatesleri haşlayıp, kabuklarını soyuyor ve iri küpler halinde doğruyoruz. Diğer yanda, kuru soğanı yemeklik doğrayıp kıymayla birlikte sıvıyağda kavuruyoruz. Daha sonra salçayı da ilave edip kavurmaya devam ediyoruz. Bu malzemeler kavrulunca ocağın altını kapatıp, haşlanmış patatesleri, kıyılmış maydanozu ve baharatlarını ilave ediyoruz. İç malzemesini soğumaya bırakıyoruz.

İç malzemesini hazır ettikten sonra, bir yufkayı açıp üzerine, her yere gelecek şekilde, fırça ile sıvıyağ sürüyoruz. Avucumuza unu alıp yağın üzerine serpiştiriyoruz (bunun için miktar vermiyorum ama çok ince bir tabaka olacak şekilde). Yufkayı ikiye katlayıp bir yarım daire oluşturuyoruz. Yufkanın bu yüzüne de tekrar sıvıyağ sürüp un serpiyoruz. Oluşan bu yarım dairenin düz tarafına iç harcı boydan boya bir çizgi şeklinde koyuyoruz ve bu uçtan başlayarak yufkayı sarıp büyük bir rulo oluşturuyoruz. Daha sonra oluşan bu ruloyu 3-4 parmak kalınlığında kesiyoruz. Bütün yufkalar için aynı işlemi tekrar ediyoruz.

 Oluşan börekleri yağlı kağıt serilmiş bir fırın tepsisine alıp üzerlerine çırpılmış yumurta sürüyoruz. Daha önceden 185C°’ye ısıtılmış fırında kızarana kadar (yaklaşık 25 dk.) pişiriyoruz.

 Afiyet Olsun..

HAŞHAŞLI RULOLAR

Mayıs 8, 2012 - 9:53 am 13 Comments

 

 

Bugün sıcacık çöreklerim var…Pişerken evi mis gibi maya, haşhaş ve ceviz kokusuna bürüyen çörekler:).

 

İşte tarifi:

 

HAŞHAŞLI RULOLAR

 

 

Malzemeleri:

 

Yarım kilo un (her zamanki gibi tam buğday unu kullandım)

1 paket instant maya

1 tatlı kaşığı şeker

2 çay kaşığı tuz

aldığı kadar ılık su-süt karışımı (sadece süt de kullanılabilir)

 

iç malzemesi:

 

1 kase kadar haşhaş ezmesi

haşhaşı seyreltecek kadar zeytinyağı

1 su bardağı dövülmüş ceviz

 

üzerine:

 

1 adet yumurta

susam

 

Yapılışı:

 

Unu bir yoğurma kabına alıp ortasını havuz gibi açıyoruz. Unun ortasına mayayı, tuzu ve şekeri döküyoruz. Ocakta ılıttığımız su ve süt karışımını (kaynamayacak) azar azar una ilave edip oldukça yumuşak bir hamur elde ediyoruz (ele hafif yapışacak). Hamurun üzerini kapatıp, yaklaşık 1 saat kadar mayalanmaya bırakıyoruz.

 

Bu arada iç malzemesi için haşhaş ezmesine yeterince zeytinyağı ekleyip sürülebilir kıvama getiriyoruz. Cevizi de haşhaş ezmesine ilave edip iyice karıştırıyoruz.

 

Hamur mayalanıp kabardıktan sonra elimizi zeytinyağı ile yağlayıp (hamurun elimize yapışmaması için) hamuru 3-4 parçaya bölüyoruz. Her bir parçayı elimizle bastırarak açıp, inceltiyoruz. Açtığımız hamurun yüzeyine haşhaşlı karışımdan iyice sürüyoruz ve iki uçtan çevirip rulo yapıyoruz (rulo yaparken hafif bükerek sarıyoruz). Bu büyük ruloyu üçer parmak genişliğinde kesip daha küçük rulolar elde ediyoruz. Bütün hamur bitene kadar aynı işlemi yapıyoruz.

 

Bu şekilde hazırladığımız çörekleri yağlı kağıt serilmiş bir fırın tepsisine diziyoruz. Üzerlerine çırpılmış yumurta sürüp susam serpiyoruz. Tepside de yarım saat kabarmaya bırakıyoruz. Önceden 200 C°’ye ısıtılmış fırında çörekler kızarana kadar pişiriyoruz. Pişen çöreklerin ilk sıcağı çıkınca tepsinin üzerine hafif nemli, temiz bir mutfak bezi seriyoruz ki çöreklerimiz yumuşacık kalsın.

 

Afiyet olsun:).

 

BAKLAVA YUFKASI İLE PEYNİRLİ BÖREK

Mart 26, 2012 - 12:25 pm 18 Comments

 

Günlerdir şunu söylüyorum kendi kendime; “güneşin varlığı bile yetiyor insanı mutlu etmeye”…

 

Bu sene soğuklarla, gri bulutlarla fazlaca bir arada olduktan sonra baharın bu ilk gülümseten günleri gerçekten çok iyi geliyor bünyeye. Hem fiziksel hem de içsel bir rahatlama bu. Uyandığım saatlerde artık havanın aydınlık olmasını görmek bile ayrı bir mutluluk kaynağı benim için:). Hele işe giderken yüzüme vuran güneşin enerjisini hissetmek bambaşka, insan kemiklerine kadar ısındığını hissediyor, üşüyerek geçirdiği aylardan sonra.

 

Tam bir bahar insanıyım ben..Baharda doğmamın etkisi olsa da asıl neden artık üşümeyeceğimi bilmek sanırım:). Kat kat giysilerden kurtulmak, güneşle, kuş sesleriyle uyanmak, doğanın da uyanışına gün be gün tanık olmak..Var mı bahar gibisi? Bence yok:).

 

Bu hafta sonu, baharın gelişini kutlarcasına geçti. Kapalı alışveriş merkezlerine gitmektense bol bol temiz havanın tadını çıkarttık. Çantamda taşıdığım güneş gözlüğüm bu kez sonuna kadar hakkını verdi. Uzun yürüyüşler yapmayı meğer ne çok özlemişim…Darısı diğer hafta sonlarının başına ne diyelim:).

 

Dün gece fazla oksijenin bünyemde yarattığı tatlı sersemliğe bir dur deyip kalktım ve doğruca mutfağa gittim. Uzun zamandır denemek istediğim bir tarifi yaptım. Çok kısa sürede benim ilk üç tarifim arasına rahatlıkla girecek bu börekleri hazırlayıp pişirdim. Bu kadar pratik olup da bu denli lezzetli olacaklarını hayal bile edemezdim oysa ki..

 

 

Artık nasıl bir zamanlama yaptıysam, çayımın demlenip, böreklerimin fırından çıkışı annem ve babamın eve girişlerine denk geldi. Her ikisi de “bu ev ne güzel kokmuş böyle” dediler:). Hala ılıkken bu çıtır böreklerden yedik beraber:).

 

Görünüşe göre kısa süre içinde bütün çeşitlemelerini deneyeceğim ben baklava yufkasıyla böreğin:).

 

 

İşte tarifi:

 

BAKLAVA YUFKASI İLE PEYNİRLİ BÖREK

 

Malzemeleri:

 

Baklava yufkası (ben 12 adet kullandım, bir tepsi böreğim oldu)

1 yemek kaşığı tereyağı

1 büyük çay bardağı yarı yarıya zeytinyağı+su karışımı

 

İç malzemesi:

 

Beyaz peynir

Lor peyniri

7-8 dal maydanoz

toz kırmızı biber

 

üzerine:

1 adet yumurta

Bir kaç damla zeytinyağı

Susam

 

Yapılışı:

 

Öncelikle iç malzememizi hazırlıyoruz. Bunun için peynirleri ezip, kıyılmış maydanoz ve istediğimiz kadar toz kırmızı biber ile karıştırıyoruz.

 

Diğer yanda, tereyağını eritiyoruz. Eriyen tereyağına su-zeytinyağı karışımını ilave edip iyice karıştırıyoruz.

 

Daha sonra, baklava yufkalarından birini tezgaha seriyoruz. Üzerine yağ-su karışımından biraz fırça ile sürüyoruz. Bu yufkanın üzerine bir kat yufka daha seriyoruz. Onun da üzerine aynı şekilde karışımdan sürüyoruz. Üçüncü kat yufkayı seriyoruz, onun üzerine yağlı karışım sürmüyoruz. İç malzememizi yufkaların uzun kenarının boyunca bir parmak genişliğinde yerleştiriyoruz. Daha sonra iç malzemesinin olduğu kenardan başlayarak rulo şeklinde sarıyoruz. Elde ettiğimiz bu ruloyu bıçakla 5-6 cm.lik dilimlere kesiyoruz ve yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine diziyoruz.

 

Bir kapta, bir yumurtayı ve bir kaç damla zeytinyağını karıştırıyoruz ve bu karışımı böreklerin üzerine sürüyoruz. Böreklere susam da serpip önceden 190C°’ye ısıtılmış fırında kızarana kadar pişiriyoruz (ben 20 dk. kadar pişirdim).

 

Nar gibi kızaran böreklerimizi fırından çıkarıp ister ılık, istersek soğuk olarak servis ediyoruz.

 

Afiyet Olsun:).

 

 

 

HALAMIN POFUDUK POĞAÇALARI

Aralık 9, 2011 - 12:23 pm 16 Comments

Hani bazı yemekler vardır; bir yerde yemişsinizdir ve tadı damağınızda kalmıştır. Bu yemeği arkadaşlarınızın, akrabalarınızın evinde yediyseniz hemen tarifini istersiniz ve o yemek artık o kişi ile özdeşleşir. Zaten tarifi, tarif defterinize yazılırken o kişinin adıyla atılır başlığı.

İşte bu yazımdaki tarifimin başlığı da böyle oluştu: “Halamın Pofuduk Poğaçaları”. Aslında tarifi alalı çok zaman olmuştu. Aklımda o güzel poğaçaların hayaliyle fırsat bulup da evde deneyeceğim o anı kollayıp duruyordum. Dün, işte böyle uygun bir fırsat yakalayıp kolları sıvadım ve tarifi bire bir uyguladım. Poğaçalarım fırında kabardıkça kabardı, ben de çok mutlu oldum tabi:).

Elim yine az malzemeye gitmediği için, içlerini oldukça da fazla koyduğumdan poğaçalarım pişerken içindeki peynirler de coşup taştı:). O görüntü de çok iştah açıcıydı. Daha ılıkken ilk olarak abim tattı poğaçalarımı ve çok beğendi. Daha sonra yiyen herkes de bayıldı bu puf puf poğaçalara. Gerçekten de pamuk gibi oldular, hepimiz çok beğendik..

Bu tarifle 27 adet poğaçamız oldu. Aslında halam bu ölçünün iki katını yapıyor her seferinde. Bana ölçü fazla geldiği için malzemeleri yarı yarıya indirmiştim. Ama yapıp yedikten sonra iki ölçü yapmadığıma da pişman oldum:).

Canım halam bu güzel poğaçaların tarifi için çok teşekkürler:). Diğer güzel tariflerini de sabırsızlıkla bekliyorum;).

İşte Tarifi:

HALAMIN POFUDUK POĞAÇALARI

Malzemeleri:

Hamur için:

2 adet yumurta

1 su bardağı ılık su+süt karışımı

2 küçük çay bardağı zeytinyağı

2 kaşık tereyağı (oda sıcaklığında)

1 yemek kaşığı sirke

1 tatlı kaşığı toz şeker

1 tatlı kaşığı tuz

1 buçuk paket instant maya

aldığı kadar un (ben tam buğday unu kullandım)

İçi için:

Ufalanmış beyaz peynir (evde biraz rendelenmiş kaşar peyniri vardı, onu da kullandım)

Yapılışı:

Bir yoğurma kabına yumurtaları, su-süt karışımını, zeytinyağını, tereyağı, toz şekeri, tuzu ve sirkeyi koyup karıştırıyoruz. Bu karışıma biraz un ekleyip üzerine mayayı döküyoruz ve yoğurmaya başlıyoruz. Azar azar un ilave ederek ele yapışmayan, kulak memesi kıvamında bir hamur elde ediyoruz.

Hamuru iyice yoğurduktan sonra cevizden büyük parçalar koparıp yuvarlayıp avucumuzun içinde açıyoruz. Ortasına iç malzemesinden koyup poğaça şeklinde kapatıyoruz. Bütün hamurla aynı işlemi yapıp, yağlı kağıt serili fırın tepsisine diziyoruz. Poğaçaların üzerine fırçayla çırpılmış yumurta sürüp susam serpiyoruz.

Bütün poğaçaları bu şekilde hazırladıktan sonra yarım saat civarı mayalanması için bekletiyoruz.

Daha sonra, önceden 190C˚’ye ısıtılmış fırında poğaçaların altı, üstü kızarana dek pişiriyoruz (yaklaşık 10-15 dk.)

Afiyet Olsun:)

Not: Bu tarifte, diğer mayalı hamur işlerinden farklı olarak hamur yoğrulduktan sonra mayalanması için bekletilmiyor. Bütün mayalanma işlemi poğaça formu verip, tepsiye dizdikten sonra oluyor.

BİR TARİF DENEMESİ DAHA: NEFİS MISIR EKMEĞİ

Kasım 1, 2011 - 12:54 pm 14 Comments

Yazmadığım süre içinde elbette yeni tarifler denedim.

Bunlardan ilki deneyip çok sevdiğim, üst üste iki hafta sonu pişirip, sevdiğim insanlarla beraber yediğimiz ve onlardan da tam puan alan Mısır Ekmeği tarifi…Bu tarifi Mehtap Abla’mdan almıştım. Daha önce onun evinde, güzel bir balık sofrasında bu ekmeği tadıp, hepimiz tabiri caizse parmaklarımızı yemiştik:).

Tarifi uyguladım, aynı güzel lezzeti ben de yakaladım..Bu nefis tarifi için Mehtap Ablama çoook teşekkür ediyorum. Gelecek başka güzel tariflerini sabırsızlıkla beklediğimi de buradan kendisine iletmek istiyorum…

İşte leziz mi leziz Mısır Ekmeğinin tarifi:

MISIR EKMEĞİ

Malzemeler:

1 adet yumurta

1su bardağı süt

1 su bardağı sıvıyağ

1 yemek kaşığı toz şeker

1 tatlı kaşığı tuz

1/2 su bardağı un

4 su bardağı mısır unu

1,5 su bardağı kaynar su

1 paket kabartma tozu

Yapılışı:

Yumurtayı, yağı, sütü, şeker ve tuzu bir karıştırma kabına alıp çırpıyoruz. Unu, mısır ununu ve kabartma tozunu eleyerek bu karışıma ilave ediyoruz. Elimizle yoğurup karıştırıyoruz. Son olarak kaynar suyu ekleyip, kaşıkla hızlıca karıştırarak, homojen ve akışkan kıvamlı bir hamur elde ediyoruz. Tepsiyi (ben borcam dört köşe tepsi kullandım) yağlayıp, unluyoruz ve hamur karışımımızı tepsiye döküyoruz.

180C‘ye ısıtılmış fırında pişiriyoruz (yaklaşık 40 dakika).

Afiyet Olsun:)

AY POĞAÇA

Mart 9, 2011 - 2:54 pm 16 Comments

 

Her yerde kar var…

 

Tüm kış boyunca yüzünü bizden esirgeyen kar, bütün gücünü bu günler için saklamış sanki. Dün öğleden sonra başladı ve şu anda ince ince yağmaya devam ediyor.

 

Pencereden bizlere sunduğu o bembeyaz manzara çok güzel ama işin bir de çile boyutu oluyor böyle karlı günlerde. Dün akşam işten çıktıktan yaklaşık dört saat kadar sonra evimize varabildik. Anlamadığım şu; tam bir hafta öncesinden karın geldiğini meteoroloji haber vermişti, öyleyse neden gerekli önlemler zamanında alınamıyor, cidden o kadar zor mu bu?

 

Konuyu annemin leziz mi leziz poğaçalarının tarifini vererek tatlandırmak istiyorum tam da şimdi, çünkü dün, bu yol çilesi konusunda yeterince sıkıldım..

 

Annemin geçen hafta yaptığı bu, hem göze hem de damağa hitap eden poğaçalar arkadaşlarım tarafından da tadılıp tam not aldılar:).

 

Çok da pratik olan bu poğaçaları hazırlayıp fırına verdikten sonra çayınızı da demleyip kısa süre içinde kendinize bu keyfi armağan edebilirsiniz; dışarıda yağan karı seyrederken çayın yanına eşlik eden, dumanı üzerinde Ay Poğaçaların keyfi…

 

İşte Tarifi:

 

AY POĞAÇA

 

 

Malzemeleri:

 

1 çay bardağı zeytinyağı

2 su bardağı su

1 adet yumurta (beyazı hamurun içine, sarısı poğaçanın üzerine konulacak)

2 yemek kaşığı üzüm sirkesi

2 çay kaşığı tuz

1 paket kabartma tozu

aldığı kadar un (tam buğday unu kullandık)

 

hamurun üzerine sürmek için: zeytin yağı

 

İç Malzemesi:

Beyaz peynir

Yarım demet maydanoz

 

 

Yapılışı:

 

Suyu, yağı, yumurta beyazını, tuzu ve kabartma tozunu bir yoğurma kabına alıyoruz. Sirkeyi kabartma tozunun üzerine döküp köpürmesini sağlıyoruz. Unu yavaş yavaş ilave edip yoğurarak, kulak memesi kıvamında (bayılıyorum bu tabire:)) bir hamur elde ediyoruz. Yoğurduğumuz hamuru 15 dakika dinlendiriyoruz. Ezilmiş beyaz peynir ve kıyılmış maydanoz ile bir iç malzemesi hazırlıyoruz.

Bu sürenin ardından hamuru 8 adet civarında bezeye ayırıyoruz (her beze yumruk büyüklüğünde olacak).

 

Birinci bezeyi, merdaneyle yarım santim kalınlığında açıyoruz, üzerini sıvıyağ ile yağlıyoruz. Yağladığımız hamuru dört kenarından bohça gibi katlayıp tekrar yarım santim kalınlığında açıyoruz. Açtığımız bu hamuru bıçakla dörde bölüyoruz (dört üçgen parça olacak). Her parçanın geniş ucuna 1 tatlı kaşığı kadar iç malzemesi koyup rulo şeklinde sarıyoruz. Poğaçanın iki ucunu ortaya doğru çevirip ay şekli veriyoruz. Aynı işlemi bütün bezeler için uyguluyoruz.

 

Yağlı kağıt serili fırın tepsisine hazırladığımız poğaçaları koyuyoruz. Üzerlerine yumurta sarısı sürüyoruz. Önceden 180C°’ye ısıtılmış fırında pişiriyoruz (yaklaşık 25 dk.).

 

Afiyet Olsun:).

YENİ BİR YILA MERHABA..HAŞHAŞLI MİNİ BİSKÜVİLERLE…

Ocak 4, 2011 - 11:59 am 26 Comments

 

Yeni yılın ilk haftasından merhaba:)..

 

Çok güzel geçen bir yılbaşı gecesinin ardından bütün enerjimle, hayallerimle, hedeflerimle hazırım yepyeni bir yılı karşılamaya…

 

Aslında bana yılbaşına bu denli anlamlar yüklemek bazen tuhaf geliyor, çünkü gerçekçi bakınca bir günden diğerine geçiş oluyor bu yılbaşı akşamı dediğimiz. Ama bir yandan da takvimlerde sene hanesinde bir sayı artmış oluyor. Sonuçta hepimiz zihnimizde geçen bir senenin muhasebesini yaparken, gelecek sene için umutlar biriktirirken buluyoruz kendimizi. İlk günler sağa sola yanlış tarih atmakla geçiyor, koca bir yılın el alışkanlığından. Sonra alışıyoruz her şeye olduğu gibi; 2011’e de….

 

Düşününce 10 ya da 11 ne fark eder? Önemli olan koca bir yılı nasıl  geçirdiğimiz değil mi? Neler yaptık, neler yaşadık, neler ürettik?.. Aklımızda, geride bıraktığımız  yıldan neler kaldı, ne dersler çıkardık yine yaşamdan? Kendimiz için, mutluluk namına neler yaptık, ne kadar kahkaha attık? Neye üzüldük yine boşu boşuna, kendimize neler için kızdık? Kırdıklarımızı nasıl tamir ettik, edebildik mi? Hayal edebildik mi? Bir de bu hayallerimizin kaçını gerçekleştirebilecek gücü, isteği bulduk kendimizde?

 

İşte geçen seneleri değerlendirirken ben kendi içimde hep bunları düşünürüm..O yüzden diyebilirim ki güzelmiş 2010:)..

 

Şimdi madem takvimlerde yeni sayfalar açtık, hayatımızda da öyle yepyeni sayfalar açalım kendimize. Yine umutlar olsun içinde bol bol, hayaller olsun sınırsız ve bunları gerçekleştirme isteği içimizde…Düşünelim, okuyalım, faydalı olalım; bu, mutluluğumuza mutluluk katacaktır. Ve bir sene sonra benzer cümleler kurarken “iyiydi 2011, mutlu etti beni” diyebilelim.

 

Herkese tekrar her açıdan güzel bir yıl diliyorum:)…

 

 

Bu yazının tarifi ara öğünler için biçilmiş kaftan, mini mini bir atıştırmalık. Ben sık ve az yiyen biri olduğum için ara öğünler en az ana öğünler kadar önemlidir benim için. Bu yüzden çeşitlilik yaratmayı severim ara öğünlerimde.

 

Bu minik bisküviler de o düşüncenin sonucu oluştu. Tarif yine önce zihnimde şekillendi (sanırım hayal ederken biraz pizza krakerin malzemelerinden esinlendim:)).

 

İşte her zaman evde bulunmasını isteyeceğiniz güzellikte minik tuzlu bisküvilerin tarifi:

 

HAŞHAŞLI MİNİ BİSKÜVİLER

 

 

Malzemeleri:

 

Yarım su bardağı zeytinyağı

Yarım su bardağı su

1 yemek kaşığı üzüm sirkesi

2 yemek kaşığı haşhaş tohumu

1 yemek kaşığı mahlep

2 çay kaşığı tuz

3 tatlı kaşığı toz şeker

aldığı kadar un(2-2,5 su bardağı kadar)(ben her zamanki gibi tam buğday unu kullandım)

 

üzerine: 1 yumurta

 

Yapılışı:

 

Öncelikle un haricindeki bütün malzemeleri bir yoğurma kabında karıştırıyoruz. Unun önce 2 bardağını koyup, gerekirse yarım bardak daha ilave edip ele yapışmayan yumuşak bir hamur elde ediyoruz. Hamuru merdaneyle 3-4 mm kalınlığında açıp, tırtıklı hamur ruletiyle (yoksa bıçakla) 3x3cm’lik kareler kesiyoruz. Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizip üzerlerine çırpılmış yumurta sürüyoruz. Önceden 180C°’ye ısıtılmış fırında kızarana kadar pişiriyoruz (yaklaşık 20-25 dk.)

 

Afiyet Olsun:)

 

 

 

DEREOTLU PEYNİRLİ POĞAÇA

Aralık 21, 2010 - 10:31 am 23 Comments

 

Son yazdığım yazı ve tarifle göz göze geldikçe içimde durmadan tekrarladığım “ee, hadi Aslı, bu kadar tembellik yeter” sözlerine daha fazla kayıtsız kalamadım:)..

 

Ama hepimizde olmuyor mu böyle zamanlar? Zihinde birikmiş onca yapılacak şey varken, ve bu “yapılacaklar listesine” her yeni gün yeni satırlar eklenirken bazen bunların hepsini görmezden gelmek istiyor insan. Ya da kendinden şöyle üç beş tane klonlatıp her birini bu işlerden biriyle görevlendirip, bir tanesini de kanepede ayakları uzatıp, tembellik yapsın diye evde bırakmak istiyor:)…

 

Bir yandan benim bu komik ve imkansız hayalim günümü neşelendirsin, öte yandan ben de yeni sayfama bir tarif ekleyeyim de şu uzayıp giden yapılacaklar listesinden bir hane eksilsin:)..

 

 

Vereceğim tarif bizim evin sevilen tuzlu hamur işlerinden biridir. Gerçi bizim evde hamur işlerinin hepsi sevilir. Hatta aslına bakarsanız yemeği de çok seven bir aileyiz:). Yemek doymaktan öte bir zevk sürecidir bizler için.. Hele de aileyi bir araya toplayan akşam yemeklerinin yeri bambaşkadır…

 

Neyse, konudan da fazla sapmadan hemen tarifimi veriyorum. Akşam çayı yanında, ya da kahvaltıda…Hepsinde de güzel gidecek minik yuvarlak poğaçalarım var bugün.

 

İçlerini ben peynirli yaptım çünkü hamurunda dereotu olduğu için en çok peynir yakışıyor bu poğaçaya. Yine de iç malzemesi çeşitlendirilebilir.

 

İşte tarifi:

 

DEREOTLU PEYNİRLİ POĞAÇA

 

 

Malzemeleri:

 

2 yemek kaşığı tereyağı

1 çay bardağı sıvıyağ

2 yumurta (birinin sarısı üzerine sürmek için ayrılacak)

2 yemek kaşığı sirke
1 çay bardağı ılık su
1 paket kabartma tozu
2 çay kaşığı tuz

yarım demet dereotu

aldığı kadar un (ben tam buğday unu kullandım)

 

içi için: beyaz peynir

üzerine: çörek otu

 

Yapılışı:

Sıvıyağı, tereyağını, suyu, tuzu, incecik kıydığımız dereotunu ve yumurtaları (birinin tamamı birinin beyazı) bir yoğurma kabında elimizle iyice karıştırıyoruz. Bu karışımın üzerine kabartma tozunu döküp üzerine sirkeyi ilave ederek köpürmesini sağlıyoruz (bu, hamurun daha gevrek olmasını sağlıyor). Daha sonra hamur, yumuşak fakat ele yapışmayan bir kıvama gelinceye kadar un ekleyip yoğuruyoruz ve yarım saat dinlenmeye bırakıyoruz.

Dinlenen hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp elimizde açarak, içine bir parça beyaz peynir koyuyoruz ve hamuru kapatıp tekrar elimizde yuvarlıyoruz.

Yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizip üzerine yumurta sarısı sürüp çörek otu serptikten sonra, önceden 175C°’ye ısıtılmış fırında üzerleri kızarana dek pişiriyoruz (yaklaşık 20-25 dakika).

 

Afiyet olsun:))..