Archive for the ‘SEBZE YEMEKLERİ’ Category

EKŞİLİ, ZEYTİNYAĞLI PATLICAN

Ekim 4, 2013 - 2:48 pm 4 Comments

Daha Ekim ayına yeni girmişken, sonbaharın gelişini anlamadan kışa mı girdik ne? Havalar birden değişince ne giyeceğimizi de şaşırıyoruz haliyle, grip, nezle de bu fırsatı kaçırır mı hiç, hemen yapışıyor ensemize…O yüzden özellikle bu mevsim geçişlerinde bünyeyi mümkün olduğunca sağlam tutmaya çalışmak lazım, bağışıklık sistemimiz ne kadar kuvvetli olursa o kadar hazırlıklı oluruz biz de önümüzdeki mevsime. Bunun için yeterince vitamin almak lazım tabi, onun için de bol bol sebze meyveye başvurmak..Ben bu konuda şanslıyım çünkü sebzeyi de meyveyi de çok severim. Bu yüzden büyük bir zevkle yer veririm onlara soframızda.Bugün de bir sebze yemeğinin tarifini paylaşacağım. Gerçi yapılalı bir kaç hafta oluyor ama bugün fırsat bulabildim tarifini koymaya. Bu yemekte, bizim işyerindeki bahçemizden topladığımız körpecik patlıcanlar ve domatesler kullanıldı. Öyle olunca da daha bir tatlı oldu sanırım;).

İşte tarifi: 

EKŞİLİ, ZEYTİNYAĞLI PATLICAN

Malzemeleri:

1 adet iri kuru soğan

5 adet patlıcan (incelerinden olursa iyi olur)

4-5 adet domates

2-3 yemek kaşığı zeytinyağı

2 adet kesme şeker

Yarım limon

tuz

3-4 diş sarımsak

4-5 yemek kaşığı elma sirkesi

Üzerini süslemek için: maydanoz

Yapılışı: 

Öncelikle patlıcanları alaca soyup, başlarını kesip tuzlu limonlu suda beklemeye alıyoruz (acısının çıkması için).

Diğer yanda kuru soğanı piyazlık doğrayıp bir tencerenin dibine döşüyoruz. Patlıcanları yıkayıp süzdükten sonra ince uzun dilimler halinde dilimliyoruz. (Bizim bahçenin patlıcanları mini mini olunca patlıcanların ucunu tam kesmeden alt tarafa doğru uzunlamasına dilimler keserek yelpazeye benzer bir şekil verdik.) Bu şekilde hazırladığımız patlıcanları soğanların üzerine diziyoruz. Domatesleri rendeleyip patlıcanların üzerine yayıyoruz. Zeytinyağını, tuzu, şekeri ve yarım limonun suyunu ekleyip kısık ateşte pişmeye bırakıyoruz. (Domatesler sulu ise ilave suya ihtiyaç olmuyor ama gerekirse sıcak su ilave edilebilir.)

Diğer taraftan sarımsakları soyup, ezip sirke ile karıştırıyoruz.Patlıcanlar pişip, yumuşayınca üzerine sirkeli karışımı ilave ediyoruz. Birkaç dakika daha pişmeye bırakıp ocağı söndürüyoruz.

Pişen yemeği önce oda sıcaklığına getirip sonra da buzdolabında dinlendirdikten sonra soğuk olarak servis ediyoruz.

Servis ederken doğranmış maydanozla süsleyince de çok güzel oluyor..

Afiyet Olsun:)

ZEYTİNYAĞLI SULTANİ BEZELYE

Nisan 8, 2013 - 3:25 pm 10 Comments

Baharda doğanın uyanışı, çevrenin türlü renklerle bezenişi ve artık yeni güne güneşi yüzümüzde hissederek uyanmak tarifsiz mutluluk benim için. Çünkü sanki pille şarj oluyormuşçasına gün ışığına ihtiyacı olan biriyim ben. O günkü ruh halimi bile doğrudan etkiler gökyüzünün güneşli, cıvıl cıvıl oluşu..Bu yüzden bahar en sevdiğim mevsimdir. Kış boyu özlediğim güneşi tekrar geri getirir…

Baharın bir başka güzelliğini manav tezgahlarında görürüz bir de; meyveler, sebzeler çeşitlenir. Hepsi de güneşi gördükçe lezzetlenir. Bir de baharda kısa süre için bizimle olan meyve ve sebzeler vardır ki onlarla bu kısa sürede bol bol hasret gidermek gerekir. Bunlardan bir tanesi de Sultani Bezelyedir. Narindir, tezgahlara düşünce alıp pişirmek gerekir çünkü sonra bir bakarız ki çoktan tane bezelyeye dönüvermiştir.

Bu fotoğraflar geçen sene yapılan Sultani Bezelyeye ait. Şimdi mevsimi gelmişken tarifini yayınlayayım dedim. En kısa sürede alıp tekrar yapmalı…

ZEYTİNYAĞLI SULTANİ BEZELYE

Malzemeleri:

Yarım kilo sultani bezelye

2-3 yemek kaşığı zeytinyağı

2 diş sarımsak

1 adet orta boy kuru soğan

2 adet domates

2 adet kesme şeker

Tuz

Yapılışı:

Bezelyelerin uçlarını ve varsa kılçıklarını ayıklayıp yıkıyoruz.

Daha sonra soğanı yemeklik olarak, sarımsakları da incecik dilimler halinde doğruyoruz ve zeytinyağıyla birlikte bir tencerede kavuruyoruz. Soğanlar kavrulunca, soyup, iri küpler halinde doğradığımız domatesleri de ilave edip hafif yumuşayıncaya kadar kavuruyoruz. Bezelyeleri de ilave edip hafifçe karıştırıyoruz. Tuzunu, şekerini ekleyip üzerine gelecek kadar kaynar su ilave ediyoruz. Kısık ateşte, bezelyeler yumuşayıncaya kadar pişiriyoruz. Pişen yemeği önce oda sıcaklığına soğutup, daha sonra da buzdolabında dinlendirdikten sonra servis yapıyoruz.

Afiyet Olsun:).

ZEYTİNYAĞLI, NAR EKŞİLİ KURU BİBER DOLMASI

Şubat 27, 2013 - 10:56 am 16 Comments

Bugün benim en sevdiğim tariflerden birini paylaşmak istiyorum.

Hani “her gün olsa yerim” deriz ya, işte o tanıma uyuyor bu tarif benim için. Kuru biber, kuru patlıcanla yapılan dolmaları ister etli olsun, ister zeytinyağlı, bol ekşili olursa daha fazla seviyorum galiba. Bu tarifte de bolca nar ekşisi ile bu lezzeti yakalayabiliyoruz. Eğer benim gibi acı da seviyorsanız bu ekşiye biraz da acıyı eşlik ettirip doyumsuz bir lezzet yakalamanız mümkün…

İşte Tarifi:

Zeytinyağlı, Nar Ekşili Kuru Biber Dolması

Malzemeleri:

kuru dolmalık biber (kişi sayısına göre istediğiniz adette, biz 15 biber kullandık)

biber sayısı kadar yemek kaşığı pirinç (15 bibere 15 yemek kaşığı pirinç)

1 adet büyük boy soğan
3 diş sarımsak

2 yemek kaşığı biber salçası (acı sevenler acı biber salçası kullanabilir)
2 tatlı kaşığı kuru nane
2 adet kesme şeker

5 yemek kaşığı nar ekşisi (3 yk. iç malzemenin içine, 2 yk. dolmaların üzerine)
yarım çay bardağı zeytinyağı
tuz

Yapılışı:

Öncelikle kuru biberleri yıkayıp, üzerlerini geçecek kadar su ilavesiyle haşlıyoruz (ne çok diri ne çok yumuşak olmamalılar, yaklaşık 15 dakika kadar). Haşlanan kuru biberleri soğuk suya tutup suyunu süzüyoruz.

Diğer yanda kuru soğanı incecik, yemeklik doğrayıp tencereye alıyoruz, sarımsakları minik minik doğrayıp soğanlara ilave ediyoruz ve zeytinyağıyla kavuruyoruz. Yıkanmış pirinçleri de ekleyip kavuruyoruz, ardından salçayı ilave edip bir süre daha karıştırıyoruz. Tuz, şeker ve nar ekşisinin 3 kaşığını ilave edip karıştırıyoruz. Pirinçlerin üzerine çıkacak kadar kaynar su ekleyip kısık ateşte dolma içimizi pişiriyoruz. Ocağın altını kapatınca kuru naneyi ekleyip hafifçe karıştırıp, üzerini örterek dolma içini demlenmeye bırakıyoruz.

Dolma içi soğuduktan sonra kuru biberlere dolduruyoruz ve bir tencereye dolmaları tek sıra halinde dik şekilde diziyoruz. Dolmaların yarısına gelecek kadar kaynar su ve 2 yemek kaşığı daha nar ekşisi ekledikten sonra dolmaları pişiriyoruz. Pişen dolmaları bir servis tabağına alıp soğuttuktan sonra servis yapıyoruz.

Afiyet Olsun

 

TATİLDEN DÖNÜŞ VE ZEYTİNYAĞLI BEZELYE YEMEĞİ

Haziran 29, 2012 - 3:00 pm 6 Comments

 

Kristal Kelebek görünmedi ortalıkta çoktandır, biliyorum; yeni yazı da ekleyemedi..Hepsinin haklı bir gerekçesi vardı çünkü; haklı ve tatlı bir gerekçe: tatil:)).

 

İki haftalığına Dikili’ye gittik bu sene de her sene olduğu gibi. Yazlık evimizle, Ege’yle, Dikili’yle, Ayvalık’la, Cunda’yla bol bol hasret giderdik. Denizi, güneşi özlemişim. Kuş sesleriyle uyanmayı, bol bol kitap okuma fırsatı bulduğum veranda keyiflerini özlemişim…

 

Tatile gitmeden önce deyim yerindeyse şarjımın son kademelerini kullanıyordum:). Konsantrasyonum yerlerde gezerken, bir türlü ısınamayan hava canımı sıkıyordu. Gri bulutlar bu sene havada fazla mı kalmışlardı ne? Zaten bizim gittiğimiz gün Ankara’da da bunaltıcı sıcaklar başladı. Yani zamanlamamız süperdi:). Kaz Dağlarının tertemiz havasının ulaştığı Dikili iklimi her zaman iyi gelmiştir bize..

 

Sıcaklarda insan hep hafif şeyler yemek istiyor ya (dışarıda yediğimiz akşamlar bol deniz ürünü ve meze kaçamaklarını saymayalım;)) biz de bu yüzden Dikili’de hep hafif yemekler hazırladık annemle.

 

Bugün tarifini vereceğim yemek de onlardan biriydi. Dikili pazarından ellerimizle seçtiğimiz tazecik bezelyelerle yaptık yemeğimizi, sonra da yemelere doyamadık tabi:).

 

İşte tarifi:

 

 

ZEYTİNYAĞLI BEZELYE YEMEĞİ

 

Malzemeleri:

 

1 kg. taze bezelye

1 adet orta boy kuru soğan

6-7 dal taze soğan

bir tutam dere otu (7-8 dal)

2 yemek kaşığı zeytinyağı

2 adet kesme şeker

tuz

 

 

Yapılışı:

 

Öncelikle bezelyeleri ayıklayıp yıkıyoruz ve kurumaya bırakıyoruz. Diğer yanda kuru soğanı yemeklik doğruyoruz. Taze soğanın sadece yeşil kısımlarını ince ince doğruyoruz (beyaz kısımlarını kullanmıyoruz). Bir tencereye zeytinyağını alıp, soğanları bu yağda kavuruyoruz. Soğanlar kavrulunca bezelyeleri de ekleyip bir iki dakika daha kavuruyoruz. Tuzunu ve şekerini ekledikten sonra üzerini geçecek kadar kaynar su ilave ediyoruz. Bezelyeler suyunu çekene kadar pişiriyoruz (yumuşaklığını kontrol etmekte fayda var). Yemeğimiz pişince ocağın altını kapatıp, üzerine incecik kıydığımız dereotunu serpiyoruz ve hafifçe karıştırıyoruz. Yemeğimiz oda ısısına geldikten sonra buzdolabında soğutup servis ediyoruz.

 

Afiyet Olsun:).

EKŞİLİ KIŞ TÜRLÜSÜ

Şubat 10, 2012 - 3:24 pm 14 Comments

 

Kış sebzelerinin leziz bir birleşimi bugünkü tarifim..Etsiz bir kış türlüsü. Kerevizin en sevdiğim halidir ayrıca bu yemek. Kim bilir, sevmeyenlere bile kerevizi  sevdirebilir belki ekşi lezzetiyle.

 

Ya da kerevizi de çok sevdiğimden böyle düşünüyor olabilirim tabi:).

 

İşte tarifi:

 

EKŞİLİ KIŞ TÜRLÜSÜ

 

 

Malzemeleri:

 

1 adet orta boy kuru soğan

5 diş sarımsak

1 yemek kaşığı salça

2 yemek kaşığı sıvıyağ

2 adet havuç

2 adet patates
3 adet kereviz

1 yumurtanın sarısı

1 limonun suyu

Kerevizlerin yaprakları

Tuz

 

Yapılışı:

 

Öncelikle sıvıyağda yemeklik doğranmış kuru soğanı, halka halka kestiğimiz havuçları, soyduğumuz sarımsakları (doğramadan) biraz kavuruyoruz. Salçayı da ekleyip kavuruyoruz. Daha sonra üzerlerine kaynar su ekleyip bir kaç dakika kaynatıyoruz.

 

Diğer yanda kerevizleri ve patatesleri soyup kuşbaşı şeklinde doğruyoruz, onları da kaynar suya ilave ediyoruz. Tuzunu ekleyip, sebzeler pişene kadar kısık ateşte kaynamaya bırakıyoruz.

 

Sebzeler pişince, bir kapta yumurta sarısını, limon suyunu ve yemeğin sıcak suyundan birkaç kaşığı karıştırıp yemeğe ilave ediyoruz. İsteğe göre bu aşamada kereviz yapraklarını yemeğin üzerine doğrayıp daha yoğun bir aroma elde edebiliriz. Hafifçe karıştırıp ocağı kapatıyoruz. Yemeğimiz servise hazır.

 

Afiyet olsun:).

 

PAZILI FIRIN MÜCVER

Aralık 20, 2011 - 8:28 pm 10 Comments

 

Sağlıklı ve de lezzetli…Olabilir mi? Kesinlikle:)..

Bu mücver bunun en büyük örneği. Çoğunluğu pazıdan oluşuyor zaten, ona taze soğan, kırmızı kapya biber ve hellim de eklenince tadı damağınızda kalıyor.

 

Hazırlaması, pişirmesi çok pratik. Annem televizyonda izlemiş bu tarifi. Böyle farklı tarifler görünce benim için not alıyor mutlaka. Bana anlattı, tarifi uyguladık. Ve sık sık yapacağımız, hatta çeşitlemelerini deneyeceğimiz güzel bir tarifimiz daha oldu:).

 

 

Bu mücverler fırında piştiği için de çok hafif.

 

İşte Tarifi:

 

PAZILI FIRIN MÜCVER

 

Malzemeleri:

 

1 bağ pazı

6-7 sap taze soğan

1 adet kırmızı kapya biber

yarım paket hellim peyniri

1 yemek kaşığı zeytinyağı (ayrıca da tepsiyi yağlamak için)

3 adet yumurta

4 dolu yemek kaşığı un

tuz, karabiber, pul biber

 

Yapılışı:

 

Öncelikle pazıları sapları da dahil olmak üzere bıçakla incecik kıyıyoruz. Taze soğanları da aynı şekilde ince ince kesiyoruz. Kırmızı biberi ve hellimi de küp küp doğruyoruz. Dilimlenen pazıyı, taze soğanı ve biberleri bir kaba alıp üzerine damak tadımıza göre tuz ekliyoruz (hellim de tuzlu bir peynir olduğu için normalden az eklemekte fayda var), tuzla beraber sebzeleri elimizle ovalayarak biraz öldürüyoruz. Pazı çok su salmıyor ama bu şekilde nemlenip hacmi küçülmüş oluyor.

 

Daha sonra bu malzemeye yumurtaları, hellimi, zeytinyağını, unu ve baharatları ekleyip bir kaşıkla iyice karıştırtıyoruz. Tüm malzeme karışınca zeytinyağıyla yağladığımız fırın kabına (ben büyük kare borcam kullandım) iyice yayıyoruz.

 

Önceden 180C˚’ye ısıtılmış fırında mücverin üzeri kızarmaya başlayana dek (yaklaşık 25 dk. kadar) pişiriyoruz. Ilıyınca, istersek yanında yoğurtla birlikte servis ediyoruz.

 

Not: Ben bu mücveri soğukken de çok seviyorum.

 

Afiyet olsun:).

GİRİT KABAĞI (YAYLA KABAĞI) DOLMASI

Kasım 30, 2011 - 11:23 am 12 Comments

 

Bu kabakların isimleri konusunda biraz kararsız kaldım açıkçası, çoğu yerde Girit Kabağı diye geçiyor ama benim bildiğim farklı bir Girit kabağı daha var. O, bildiğimiz ince uzun kabağın minicik boyu ki onunla da harika mezeler, salatalar yapılabiliyor. Neyse, ben de internetten edindiğim bilgilerden yola çıkarak her iki ismiyle adlandırdım dolmalarımızı.

 

Gerçi bize ismi lazım değil, değil mi:)? Önemli olan bence bu kabakların harika bir yemeğe dönüşümü.. Bunu da sağ olsun canım annem gerçekleştirdi.

 

Geçen hafta sonu Pazar tezgahında bu minik, yuvarlak kabakları görünce, zihnimize onların mis gibi dumanı tüten birer dolma olmuş halinin resimleri çoktan yerleşmişti bile:)..Eh o resmi bir kere gören zihin mideye de sinyali gönderince bu kabaklarla dolma yapmak bizim için kaçınılmaz olmuştu..

 

Annem genelde, tecrübelerinden edindiği bilgilerle yemeklerinin ölçülerini hep “karardan” yapar. Ama ben yaptığı bazı yemeklerin tariflerini sitemde yayınladığımdan beri, onu bu “karardan” ölçüleri standart ölçülere çevirme mevzusuyla fazlaca sık boğaz ettiğim için bu sefer malzemeleri tek tek ölçerek yapmış:). Canım annem benim:)).

 

Eh bana da düşen, önce bu güzel dolmaların bizzat tadına bakıp (ah şu benim görev bilincim:)), fotoğraflarını çekip, tarifi yayınlamak oldu.

 

Fotoğraf çekme demişken, şu sonbahar-kış döneminde bu konuda oldukça zorlanıyorum aslında. Sabah 8′de evden çıkıp akşam 7 buçuk, 8 gibi eve gelince fotoğraf çekecek en güzel gün ışığı saatlerini yakalayamıyorum maalesef. Ben yapay ışıklarla çektiğim fotoğraflarımı beğenmediğim için (yemeğin renklerini doğru yansıtmıyor çünkü) yemek fotoğrafları çekeceğim sabahlar günün aydınlık olmasını ummaktan başka bir şey yapamıyorum. Yayınladığım tariflerin arasının açılmasının bir nedeni de bu galiba (yaşasın, kendime bir bahane daha buldum bu konuda:)).

 

Canım annecim ellerine sağlık, dolmalar nefis olmuştu:).

 

İşte tarifi:

 

GİRİT KABAĞI (YAYLA KABAĞI) DOLMASI

 

 

Malzemeleri:

 

11 adet küçük Girit kabağı

 

içi için:

 

250 gr. dana kıyma

1 yemek kaşığı domates salçası

1 kahve fincanı pirinç

1 adet orta boy kuru soğan

yarım kahve fincanı su

8-10 dal maydanoz

8-10 dal dereotu

1 tatlı kaşığı kuru nane

1 çay kaşığı karabiber

1 çay kaşığı toz kırmızı biber

tuz

 

ayrıca:

 

2 yemek kaşığı sıvıyağ

1 tatlı kaşığı domates salçası

1 tatlı kaşığı biber salçası (acı seven bir aile olarak biz acı biber salçası kullandık)

 

Yapılışı:

 

Öncelikle kabakların kabuğunu kazıyıp, yıkayıp, tepelerini kesiyoruz, içlerini oyuyoruz. Her kabağın içine elimizle biraz tuz ve toz kırmızı biber sürüyoruz.

 

Diğer yanda dolmanın içi için soğanı küçük küçük doğruyoruz, dereotu ve maydanozu da ince ince doğradıktan sonra bütün iç malzemelerini iyice karıştırıyoruz. İç malzemesine çok az su ilave ediyoruz böylece dolmalar pişince içleri sert olmuyor. Kabakları bu içle dolduruyoruz, üzerleri çok az boş kalmalı. Doldurduğumuz kabakları bir tencerede yan yana diziyoruz (tepeleri yukarı bakacak).

 

Daha sonra başka bir tencerede sıvıyağ ile domates ve biber salçasını kavuruyoruz. Kavrulunca üzerine sıcak su ekliyoruz. Bu karışımı dolmaların üzerine döküyoruz. Dolmaların yarısına kadar gelmeli, gerekirse biraz daha sıcak su ekliyoruz. Dolmaları, kısık ateşte, kabaklar yumuşayıp pirinçler pişinceye kadar pişiriyoruz.

 

Sıcak sıcak, yanında yoğurtla servis ediyoruz.

 

Afiyet Olsun…

 

ZEYTİNYAĞLI KABAK ÇİÇEĞİ DOLMASI

Ekim 16, 2011 - 6:41 pm 12 Comments

 

Yine bir haftasonunu daha geride bıraktık işte..İyice dinlenip, aileyle, dostlarla güzel zamanlar geçirdikten sonra yepyeni haftaya hazır hissediyorum kendimi. Ve tekrar işe güce kendimi kaptırmadan önce bir de tarif paylaşmak istedim bugün:).

 

Bugünkü tarifim güzel Ege’min bir yemeği; Zeytinyağlı Kabak Çiçeği Dolması. Daha önceden çok kereler yemiş ve tadına doyamamıştım. Geçenlerde markette güzelce paketlenmiş kabak çiçeklerini görünce bu lezzeti evde kendim denemek istedim. Oldukça narin kabak çiçekleriyle bu ilk denemem ummadığım kadar başarılı oldu.

 

Ben bazen düşünürüm; bazı yemekleri yapmak insanların aklına ilk nasıl gelmiştir diye..İşte bu kabak çiçeği dolması da bana aynı şeyi düşündürdü. Acaba ilk kim akıl etti bir sebzenin çiçeğini pirinçle doldurulup böyle leziz bir yemeği ortaya çıkartmayı? İşte bu bana çok ilginç gelmiştir hep. Ve acaba bir kültürü oluşturan mutfağın belli başlı yemekleri ortaya çıkana kadar kim bilir kaç tane başarısız deneme yapılmıştır.

 

Ben de alemim aslında:). Üzümünü ye, bağını sorma demişler ya vakti zamanında ne diye sorgularsam; en iyisi tadına varmak bu güzel lezzetlerimizin:)).

 

İşte mutfağımıza Ege’nin havasını taşıyan o dolmaların tarifi:

 

ZEYTİNYAĞLI KABAK ÇİÇEĞİ DOLMASI

 

 

Malzemeler:

 

15-20 adet kabak çiçeği
2 adet orta boy kuru soğan
1 su bardağı pirinç
1 küçük paket dolmalık fıstık
2 tatlı kaşığı kuş üzümü
1 tatlı kaşığı yenibahar
1 tatlı kaşığı tarçın
2 tatlı kaşığı kuru nane
2 adet kesme şeker
yarım çay bardağı zeytinyağı
tuz

 

Yapılışı:

 

Öncelikle kuş üzümlerini bir kasede ıslatıp yumuşatıyoruz. Soğanları incecik doğrayıp, dolmalık fıstıklarla beraber zeytinyağında kavuruyoruz. Sonra yıkanmış pirinci ekleyip hepsini tekrar bir süre daha kavuruyoruz. Yenibaharı, tarçını, kuşüzümünü, şekeri ve tuzu ekleyip hepsini iyice karıştırıyoruz. Pirinçlerin üzerine çıkacak kadar kaynar su ekleyip kısık ateşte dolma içimizi pişiriyoruz. Ocağın altını kapatınca kuru naneyi de ekliyoruz ve üzerini kapatıp demlenmeye bırakıyoruz. Dolma içi piştikten sonra iyice soğumasını bekliyoruz. Çünkü iç sıcak olursa zaten çok narin olan kabak çiçekleri yırtılabilir.

Dolma içi soğuduktan sonra iyice yıkayıp kuruttuğumuz kabak çiçeklerini içle dolduruyoruz ve uçlarını büzdürüp ağızlarını kapatıyoruz. Bir tencereye dolmaları dikkatlice dizip, dolmaların yarısına gelecek kadar kaynar su ekledikten sonra pişiriyoruz. Pişen dolmaları bir kaba alıp soğuttuktan sonra servis yapıyoruz.

Not: Dolmanın içi için her zaman uyguladığınız bir zeytinyağlı dolma içini de kullanabilirsiniz. Baharat oranları damak tadına göre değişebilir..

Afiyet olsun:).

Not: Bu tarifimi Hünerlieller sitesinin sahibi arkadaşımın etkinliğine yolluyorum.

ZEYTİNYAĞLI GARNİTÜRLÜ ENGİNAR

Nisan 11, 2011 - 10:49 am 23 Comments

 

Her ne kadar takvim yapraklarında baharı ortaladıysak da, o bu sene gelmemekte ısrar ediyor. İnsan ne giyeceğini bile şaşırıyor böyle durumlarda.

 

Olsun, hava soğuk da olsa, bugün, sendromların günü Pazartesi de olsa benim keyfim yerinde:). Güzel geçen, dinlendirici bir hafta sonunun ardından hazırım yeni gelen haftayı karşılamaya…

 

Bugün bir de tarif paylaşmak istiyorum; renkleriyle mevsime yaraşır, hafifliğiyle gönül rahatlığıyla yenecek bir yemeğin tarifini..Üstelik çok da besleyici ve faydalı bir sebze olan enginarın zeytinyağlı yemeği bu.

 

Enginar bizim evde farklı şekillerde sık sık yapılır. Bol sebzeli bu versiyonunun tarifini daha önce paylaşmadığımı fark ettim. Ben bu yemeği annemin usulüyle yapıyorum. Biz sebzelerin hepsini çiğden, aynı anda pişirmeye koyuyoruz. Hepsi de aynı zamanda pişmiş oluyor. Böylece besin değerlerini de daha çok korumuş oluyorlar bana göre. Pratikliği de cabası elbette:).

 

Görüntüsüyle davet sofralarınızın da baş tacı olacak Zeytinyağlı Garnitürlü Enginar’ın tarifi şöyle:

 

ZEYTİNYAĞLI GARNİTÜRLÜ ENGİNAR

 

 

Malzemeleri:

 

10 adet ayıklanmış enginar (çanak şeklinde)

1 adet orta boy kuru soğan

6-7 diş sarımsak

2 adet patates

3 adet havuç

250 gr bezelye (ben dondurulmuş olanlardan kullandım)

2 adet kesme şeker

tuz

3 yemek kaşığı zeytin yağı

 

üzerine: kıyılmış dereotu

 

Yapılışı:

 

Öncelikle ayıklanmış enginarları yıkayıp bir tencereye çanak yüzeyleri üste bakacak şekilde diziyoruz. Diğer tarafta kuru soğanı piyazlık doğruyoruz, sarımsakları soyuyoruz, havucu ve patatesi soyup, mümkün olduğunca ufak parçalara kesiyoruz. Bütün bu sebzelerle bezelyeleri karıştırıp bu karışımı enginarların üzerine yayıyoruz (bu aşamada çanakların içine düzgün yerleştirmeye gerek yok çünkü pişerken zaten dağılıyor, süsleme işini yemek piştikten sonra yapacağız).

 

Sebzelerin üzerini geçecek kadar suyu, zeytin yağını, yeterince tuzu ve kesme şekerleri ilave edip bütün sebzeler yumuşayıncaya kadar pişiriyoruz.

Piştikten sonra, servis yapacağımız kaba önce enginarları alıp, kalan garnitürü enginarların içine pay ediyoruz. Yemeği buzdolabında iyice soğuttuktan sonra ince ince kıydığımız dereotunu enginarların üzerine serpiştirip servis yapıyoruz.

 

Not: Benim malzemelerim 10 kişilik bir yemeğe göreydi. Malzemeler aynı oranda azaltılarak da daha az kişiye göre yapılabilir.

 

Afiyet Olsun:).

 

FIRINDA SEBZELİ TAVUK

Mart 23, 2011 - 1:12 pm 17 Comments

 

Son tarifim şekersiz marmelat gibi hafif bir tarif olunca bir de aynı derecede hafif bir ana yemek tarifi vereyim dedim.

 

Bu tarif hem farklı sebzelerin ve tavuğun lezzetlerinin birleşmesiyle oldukça leziz hem de pratik mi pratik.

 

Fırın kabıyla üstü kapalı şekilde, kendi suyuyla piştiği için lezzetinden de hiç bir şey kaybetmiyor pişirme aşamasında. Üstelik aynı kapla sofraya getirip servis edeceğiniz şekilde göze de hitap ediyor.

 

İşte Tarifi:

 

FIRINDA SEBZELİ TAVUK

 

 

Malzemeleri:

 

1 kg tavuk göğüs eti

1 adet orta boy kuru soğan

3-4 diş sarımsak

2 adet orta boy patates

2 adet havuç

3 adet domates

1 adet büyük kırmızı biber (kaypa biber)

2-3 yemek kaşığı zeytinyağı

1 tatlı kaşığı zerdeçal

birkaç dal taze biberiye

tuz, karabiber

 

Yapılışı:

 

Tavuk göğüslerini kuşbaşı şekilde doğruyoruz. Patateslerin, havuçların ve domateslerin kabuklarını soyup, kırmızı biberin tohumlarını ayıklayıp yaklaşık tavukların büyüklüğünde doğruyoruz. Sarımsakları da soyup ikiye bölüyoruz. Sebzelerle tavukları bir kaba alıp üzerine tuzu, karabiberi, zerdeçalı ve biberiyeyi ekleyip iyice harmanlıyoruz. Bütün bu malzemeyi kapaklı bir fırın kabına alıyoruz (ben kapaklı borcam kullandım). Zeytinyağını malzemelerin üzerine gezdiriyoruz. Fırın kabının kapağını kapatıp, önceden 200°’ye ısıtılmış fırında pişiriyoruz.

 

Not: Yanında pilavla servis edilirse güzel oluyor.

 

Afiyet olsun:)…