Archive for the ‘ANA YEMEKLER’ Category

EKŞİLİ, ZEYTİNYAĞLI PATLICAN

Ekim 4, 2013 - 2:48 pm 4 Comments

Daha Ekim ayına yeni girmişken, sonbaharın gelişini anlamadan kışa mı girdik ne? Havalar birden değişince ne giyeceğimizi de şaşırıyoruz haliyle, grip, nezle de bu fırsatı kaçırır mı hiç, hemen yapışıyor ensemize…O yüzden özellikle bu mevsim geçişlerinde bünyeyi mümkün olduğunca sağlam tutmaya çalışmak lazım, bağışıklık sistemimiz ne kadar kuvvetli olursa o kadar hazırlıklı oluruz biz de önümüzdeki mevsime. Bunun için yeterince vitamin almak lazım tabi, onun için de bol bol sebze meyveye başvurmak..Ben bu konuda şanslıyım çünkü sebzeyi de meyveyi de çok severim. Bu yüzden büyük bir zevkle yer veririm onlara soframızda.Bugün de bir sebze yemeğinin tarifini paylaşacağım. Gerçi yapılalı bir kaç hafta oluyor ama bugün fırsat bulabildim tarifini koymaya. Bu yemekte, bizim işyerindeki bahçemizden topladığımız körpecik patlıcanlar ve domatesler kullanıldı. Öyle olunca da daha bir tatlı oldu sanırım;).

İşte tarifi: 

EKŞİLİ, ZEYTİNYAĞLI PATLICAN

Malzemeleri:

1 adet iri kuru soğan

5 adet patlıcan (incelerinden olursa iyi olur)

4-5 adet domates

2-3 yemek kaşığı zeytinyağı

2 adet kesme şeker

Yarım limon

tuz

3-4 diş sarımsak

4-5 yemek kaşığı elma sirkesi

Üzerini süslemek için: maydanoz

Yapılışı: 

Öncelikle patlıcanları alaca soyup, başlarını kesip tuzlu limonlu suda beklemeye alıyoruz (acısının çıkması için).

Diğer yanda kuru soğanı piyazlık doğrayıp bir tencerenin dibine döşüyoruz. Patlıcanları yıkayıp süzdükten sonra ince uzun dilimler halinde dilimliyoruz. (Bizim bahçenin patlıcanları mini mini olunca patlıcanların ucunu tam kesmeden alt tarafa doğru uzunlamasına dilimler keserek yelpazeye benzer bir şekil verdik.) Bu şekilde hazırladığımız patlıcanları soğanların üzerine diziyoruz. Domatesleri rendeleyip patlıcanların üzerine yayıyoruz. Zeytinyağını, tuzu, şekeri ve yarım limonun suyunu ekleyip kısık ateşte pişmeye bırakıyoruz. (Domatesler sulu ise ilave suya ihtiyaç olmuyor ama gerekirse sıcak su ilave edilebilir.)

Diğer taraftan sarımsakları soyup, ezip sirke ile karıştırıyoruz.Patlıcanlar pişip, yumuşayınca üzerine sirkeli karışımı ilave ediyoruz. Birkaç dakika daha pişmeye bırakıp ocağı söndürüyoruz.

Pişen yemeği önce oda sıcaklığına getirip sonra da buzdolabında dinlendirdikten sonra soğuk olarak servis ediyoruz.

Servis ederken doğranmış maydanozla süsleyince de çok güzel oluyor..

Afiyet Olsun:)

KARİDES GÜVEÇ

Nisan 18, 2013 - 2:48 pm 6 Comments

Geçenlerde dışarıda severek yediğimiz bir lezzeti evde denemek istedim; “Karides Güveç”i.

Bu tür deniz ürünlerinin seveni de sevmeyeni de oluyor biliyorum ama ben karides, kalamar benzeri deniz ürünlerini balıktan bile çok severim. Balık evde yapılıyor da canımız bu diğer lezzetlerden çektiğinde evde yapmak zor olacak gibi geliyordu bana, aslında hiç de öyle değilmiş…

Dondurulmuş karides kullanarak (balıkçıdan tazesi de alınabilir tabi) evde bu lezzeti çabucak yapabilmek mümkünmüş meğer. İçindeki malzemeleri kendimize göre şekillendirdim. Buna mantar da oldukça yakışacaktır ama bu sefer karidesin tadını fazla bastırmak istemedim.

İşte, iş çıkışı eve gelip çabucak hazırlanabilen, yanında bolca salatayla başlı başına bir ziyafet olacak Karides Güvecimin tarifi:

KARİDES GÜVEÇ

Malzemeleri:

250 gr. Dondurulmuş karides

1-2 yemek kaşığı zeytinyağı

1 adet küçük boy kuru soğan

4 diş sarımsak

2 adet sivri biber (acı seven acı kullanabilir)

2 adet domates

pul biber, tuz

1 tatlı kaşığı tereyağı

üzerine: kaşar rendesi

Yapılışı:

Öncelikle yemeklik doğradığımız soğanı, ince ince doğradığımız sarımsakları ve halka halka kestiğimiz biberleri bir tavaya alıp zeytinyağıyla soteliyoruz. Karidesleri de sotelenen sebzelere ekleyip kavurmaya devam ediyoruz. Karidesler kavrulunca kabuklarını soyup iri küpler halinde kestiğimiz domatesleri de ilave edip domatesler suyunu çekene dek pişirmeye devam ediyoruz. Tuz ve pul biberle tatlandırıyoruz. Domatesler de suyunu çektikten sonra hepsini bir güvece aktarıyoruz (güveç yoksa bir cam fırın kabı da kullanılabilir). Karideslerin üzerine tereyağını minik parçalar halinde pay ediyoruz. Üzerine kaşar rendesi serpip önceden 200 Cº’ye ısıtılmış fırında kaşarlar kızarana dek pişiriyoruz.

Kaşarlar da kızarınca fırından alıp sıcak sıcak servis ediyoruz, aman ağızlar yanmasın:)..

Afiyet Olsun:)

ZEYTİNYAĞLI SULTANİ BEZELYE

Nisan 8, 2013 - 3:25 pm 10 Comments

Baharda doğanın uyanışı, çevrenin türlü renklerle bezenişi ve artık yeni güne güneşi yüzümüzde hissederek uyanmak tarifsiz mutluluk benim için. Çünkü sanki pille şarj oluyormuşçasına gün ışığına ihtiyacı olan biriyim ben. O günkü ruh halimi bile doğrudan etkiler gökyüzünün güneşli, cıvıl cıvıl oluşu..Bu yüzden bahar en sevdiğim mevsimdir. Kış boyu özlediğim güneşi tekrar geri getirir…

Baharın bir başka güzelliğini manav tezgahlarında görürüz bir de; meyveler, sebzeler çeşitlenir. Hepsi de güneşi gördükçe lezzetlenir. Bir de baharda kısa süre için bizimle olan meyve ve sebzeler vardır ki onlarla bu kısa sürede bol bol hasret gidermek gerekir. Bunlardan bir tanesi de Sultani Bezelyedir. Narindir, tezgahlara düşünce alıp pişirmek gerekir çünkü sonra bir bakarız ki çoktan tane bezelyeye dönüvermiştir.

Bu fotoğraflar geçen sene yapılan Sultani Bezelyeye ait. Şimdi mevsimi gelmişken tarifini yayınlayayım dedim. En kısa sürede alıp tekrar yapmalı…

ZEYTİNYAĞLI SULTANİ BEZELYE

Malzemeleri:

Yarım kilo sultani bezelye

2-3 yemek kaşığı zeytinyağı

2 diş sarımsak

1 adet orta boy kuru soğan

2 adet domates

2 adet kesme şeker

Tuz

Yapılışı:

Bezelyelerin uçlarını ve varsa kılçıklarını ayıklayıp yıkıyoruz.

Daha sonra soğanı yemeklik olarak, sarımsakları da incecik dilimler halinde doğruyoruz ve zeytinyağıyla birlikte bir tencerede kavuruyoruz. Soğanlar kavrulunca, soyup, iri küpler halinde doğradığımız domatesleri de ilave edip hafif yumuşayıncaya kadar kavuruyoruz. Bezelyeleri de ilave edip hafifçe karıştırıyoruz. Tuzunu, şekerini ekleyip üzerine gelecek kadar kaynar su ilave ediyoruz. Kısık ateşte, bezelyeler yumuşayıncaya kadar pişiriyoruz. Pişen yemeği önce oda sıcaklığına soğutup, daha sonra da buzdolabında dinlendirdikten sonra servis yapıyoruz.

Afiyet Olsun:).

ZEYTİNYAĞLI, NAR EKŞİLİ KURU BİBER DOLMASI

Şubat 27, 2013 - 10:56 am 16 Comments

Bugün benim en sevdiğim tariflerden birini paylaşmak istiyorum.

Hani “her gün olsa yerim” deriz ya, işte o tanıma uyuyor bu tarif benim için. Kuru biber, kuru patlıcanla yapılan dolmaları ister etli olsun, ister zeytinyağlı, bol ekşili olursa daha fazla seviyorum galiba. Bu tarifte de bolca nar ekşisi ile bu lezzeti yakalayabiliyoruz. Eğer benim gibi acı da seviyorsanız bu ekşiye biraz da acıyı eşlik ettirip doyumsuz bir lezzet yakalamanız mümkün…

İşte Tarifi:

Zeytinyağlı, Nar Ekşili Kuru Biber Dolması

Malzemeleri:

kuru dolmalık biber (kişi sayısına göre istediğiniz adette, biz 15 biber kullandık)

biber sayısı kadar yemek kaşığı pirinç (15 bibere 15 yemek kaşığı pirinç)

1 adet büyük boy soğan
3 diş sarımsak

2 yemek kaşığı biber salçası (acı sevenler acı biber salçası kullanabilir)
2 tatlı kaşığı kuru nane
2 adet kesme şeker

5 yemek kaşığı nar ekşisi (3 yk. iç malzemenin içine, 2 yk. dolmaların üzerine)
yarım çay bardağı zeytinyağı
tuz

Yapılışı:

Öncelikle kuru biberleri yıkayıp, üzerlerini geçecek kadar su ilavesiyle haşlıyoruz (ne çok diri ne çok yumuşak olmamalılar, yaklaşık 15 dakika kadar). Haşlanan kuru biberleri soğuk suya tutup suyunu süzüyoruz.

Diğer yanda kuru soğanı incecik, yemeklik doğrayıp tencereye alıyoruz, sarımsakları minik minik doğrayıp soğanlara ilave ediyoruz ve zeytinyağıyla kavuruyoruz. Yıkanmış pirinçleri de ekleyip kavuruyoruz, ardından salçayı ilave edip bir süre daha karıştırıyoruz. Tuz, şeker ve nar ekşisinin 3 kaşığını ilave edip karıştırıyoruz. Pirinçlerin üzerine çıkacak kadar kaynar su ekleyip kısık ateşte dolma içimizi pişiriyoruz. Ocağın altını kapatınca kuru naneyi ekleyip hafifçe karıştırıp, üzerini örterek dolma içini demlenmeye bırakıyoruz.

Dolma içi soğuduktan sonra kuru biberlere dolduruyoruz ve bir tencereye dolmaları tek sıra halinde dik şekilde diziyoruz. Dolmaların yarısına gelecek kadar kaynar su ve 2 yemek kaşığı daha nar ekşisi ekledikten sonra dolmaları pişiriyoruz. Pişen dolmaları bir servis tabağına alıp soğuttuktan sonra servis yapıyoruz.

Afiyet Olsun

 

TATİLDEN DÖNÜŞ VE ZEYTİNYAĞLI BEZELYE YEMEĞİ

Haziran 29, 2012 - 3:00 pm 6 Comments

 

Kristal Kelebek görünmedi ortalıkta çoktandır, biliyorum; yeni yazı da ekleyemedi..Hepsinin haklı bir gerekçesi vardı çünkü; haklı ve tatlı bir gerekçe: tatil:)).

 

İki haftalığına Dikili’ye gittik bu sene de her sene olduğu gibi. Yazlık evimizle, Ege’yle, Dikili’yle, Ayvalık’la, Cunda’yla bol bol hasret giderdik. Denizi, güneşi özlemişim. Kuş sesleriyle uyanmayı, bol bol kitap okuma fırsatı bulduğum veranda keyiflerini özlemişim…

 

Tatile gitmeden önce deyim yerindeyse şarjımın son kademelerini kullanıyordum:). Konsantrasyonum yerlerde gezerken, bir türlü ısınamayan hava canımı sıkıyordu. Gri bulutlar bu sene havada fazla mı kalmışlardı ne? Zaten bizim gittiğimiz gün Ankara’da da bunaltıcı sıcaklar başladı. Yani zamanlamamız süperdi:). Kaz Dağlarının tertemiz havasının ulaştığı Dikili iklimi her zaman iyi gelmiştir bize..

 

Sıcaklarda insan hep hafif şeyler yemek istiyor ya (dışarıda yediğimiz akşamlar bol deniz ürünü ve meze kaçamaklarını saymayalım;)) biz de bu yüzden Dikili’de hep hafif yemekler hazırladık annemle.

 

Bugün tarifini vereceğim yemek de onlardan biriydi. Dikili pazarından ellerimizle seçtiğimiz tazecik bezelyelerle yaptık yemeğimizi, sonra da yemelere doyamadık tabi:).

 

İşte tarifi:

 

 

ZEYTİNYAĞLI BEZELYE YEMEĞİ

 

Malzemeleri:

 

1 kg. taze bezelye

1 adet orta boy kuru soğan

6-7 dal taze soğan

bir tutam dere otu (7-8 dal)

2 yemek kaşığı zeytinyağı

2 adet kesme şeker

tuz

 

 

Yapılışı:

 

Öncelikle bezelyeleri ayıklayıp yıkıyoruz ve kurumaya bırakıyoruz. Diğer yanda kuru soğanı yemeklik doğruyoruz. Taze soğanın sadece yeşil kısımlarını ince ince doğruyoruz (beyaz kısımlarını kullanmıyoruz). Bir tencereye zeytinyağını alıp, soğanları bu yağda kavuruyoruz. Soğanlar kavrulunca bezelyeleri de ekleyip bir iki dakika daha kavuruyoruz. Tuzunu ve şekerini ekledikten sonra üzerini geçecek kadar kaynar su ilave ediyoruz. Bezelyeler suyunu çekene kadar pişiriyoruz (yumuşaklığını kontrol etmekte fayda var). Yemeğimiz pişince ocağın altını kapatıp, üzerine incecik kıydığımız dereotunu serpiyoruz ve hafifçe karıştırıyoruz. Yemeğimiz oda ısısına geldikten sonra buzdolabında soğutup servis ediyoruz.

 

Afiyet Olsun:).

FIRINDA TANE KARABİBERLİ DANA ETİ

Nisan 16, 2012 - 2:47 pm 6 Comments

 

Uzunca bir zaman önce yapılıp da fotoğrafı tarifinin yayınlanacağı günü bekleyen yemeklerden birinin tarifi yayınlanmalı bugün. Üstelik bahar sebzeleri çıkmaya, içinde kullanılan kış sebzeleri popülaritelerini yitirmeye başlamışken..

 

Bu yemeğin, benim tembelliğim kaynaklı makus talihini kırıp, en nihayet tarifini veriyorum öyleyse:)..

 

Bu et yemeğini çok severiz biz çünkü hem çok hafif hem de lezizdir. İçine etin yağından başka hiçbir yağ koymayız. Zaten kullanılan et de yağsız dana eti olunca oldukça hafif; içindeki sebzeler ve taze baharatlar sayesinde de bir o kadar da lezizdir.

 

İşte tarifi:

 

FIRINDA TANE KARABİBERLİ DANA ETİ

 

 

 

Malzemeleri:

 

1 kg yağsız dana eti (tek parça halinde)

10 diş sarımsak

15-20 adet tane karabiber

2-3 adet kereviz

2 adet patates

1 adet havuç

1-2 dal taze biberiye

tuz

 

Yapılışı:

 

Öncelikle etimizin üzerine bıçakla ufak kesikler açıyoruz. Tane karabiberleri ve kabuklarını suyup diş diş ayırdığımız sarımsakları bu kesiklerin içine elimizle bastırıp koyuyoruz. Yani her kesiğe bir tane karabiber ya da bir sarımsak gelecek şekilde etin içine gömmüş oluyoruz. Bu şekilde hazırladığımız etimizi kapaklı bir fırın kabına yerleştiriyoruz.

 

Etin etrafını kabuklarını soyup iri küpler halinde doğradığımız kereviz, patates ve havuçla kaplıyoruz. Etin üzerine bir kaç dal taze biberiye koyuyoruz, sebzelerin üzerine de kereviz yapraklarını serpiştiriyoruz. Bütün malzemelerin üzerine istediğimiz kadar tuz serpiyoruz.

 

Etimizi önceden 200C°’ye ısıtılmış fırında, kapağı kapalı şekilde pişiriyoruz.

 

Pişen eti fırından çıkartıp kalınca dilimler halinde kesip yanında sebzesiyle servis ediyoruz.

 

Afiyet Olsun:).

HAMSİLİ PİLAV

Mart 7, 2012 - 4:01 pm 11 Comments

 

Kendiyle bu aralar fazlaca meşgul olup da blogunu ihmal etmiş kızı için yepyeni tarifler deneyip, üstüne üstlük bir de o güzel yemeklerini fotoğraflayan tatlı bir anneye sahibim ben:)…

 

Sayesinde blogum güzel bir tarife daha kavuştu. Ve tabi bizler de onun leziz mi leziz Hamsili Pilavı ile mest olduk:).

 

Gerek görüntüsüyle gerekse lezzetiyle tek başına davet sofralarınızı şölene çevirecek bir tarif bu.

 

Ben tarifini hafızama kazıdım, sık sık yapacağım yemekler arasına girdi bile.

 

İşte Tarifi:

 

HAMSİLİ PİLAV

 

Malzemeleri:

 

1 paket dondurulmuş fileto hamsi (650 gr.) (taze hamsiden de olur)

2 yemek kaşığı zeytinyağı

1 adet orta boy kuru soğan

3 yemek kaşığı dolmalık fıstık

1 yemek kaşığı kuş üzümü

1 tepeleme tatlı kaşığı domates salçası

1,5 su bardağı pirinç

1 tatlı kaşığı tarçın

1 tatlı kaşığı kuru nane

1 çay kaşığı pul biber

2 çay kaşığı karabiber

tuz

fırın kabını yağlamak için biraz tereyağı

 

Yapılışı:

 

Öncelikle hamsilerin buzunu iyice çözdürüyoruz (ya da taze hamsi kullanabiliriz).

Diğer yanda, bir tencerede zeytinyağını, yemeklik doğradığımız kuru soğanı ve dolmalık fıstıkları iyice kavuruyoruz. Kavrulan soğanlara yıkayıp süzdüğümüz pirinçleri ilave ediyoruz. Biraz karıştırdıktan sonra salçayı da ekleyip bir süre daha kavuruyoruz. Önceden biraz suda bekletip şişmelerini sağladığımız kuş üzümlerini ve baharatları da ekleyip bütün malzemeleri karıştırdıktan sonra kaynar suyu pirinçlere ilave ediyoruz (bir su bardağına yakın su koyuyoruz, pilav fırında hamsilerin suyuyla da pişeceği için çok fazla suya ihtiyacımız yok). Pişen iç pilavı bir kenara alıyoruz.

Daha sonra bir fırın kabını (annem yuvarlak borcam kullanmış) tereyağı ile yağlayıp her yerini kaplayacak şekilde hamsilerin bir kısmını diziyoruz (hamsilerin parlak kısmı dışa bakacak). Hamsiler pişince küçülecekleri için mümkün olduğunca sık dizmekte fayda var. Pilavı hamsilerin üzerine döküp, sıkıştırarak fırın kabına yayıyoruz. Pilavın üzerini de hamsilerle kaplıyoruz. Üstteki hamsilere de bir fırça yardımıyla hafifçe tereyağı sürüyoruz.

 

(Hamsili Pilav fırına girmeden hemen önce..)

 

Önceden 200C°’ye ısıtılmış fırında 25-30 dakika pişiriyoruz. “Bizim hamsilerimiz dondurulmuş olduğu için daha çok su salmış olabilir” dedi annem. Taze hamsi ile belki bu pişirme süresi kısalabilir, fırını arada kontrol etmekte fayda var.

 

(Vee Hamsili Pilav fırından çıktıktan sonra)

 

 

Hamsili pilavımız pişince, ilk sıcağı çıktıktan sonra bir servis tabağına ters çevirip kaptan çıkarttıktan sonra porsiyonluk dilimleyerek servis ediyoruz.

 

Afiyet Olsun:)

 

 

EKŞİLİ KIŞ TÜRLÜSÜ

Şubat 10, 2012 - 3:24 pm 14 Comments

 

Kış sebzelerinin leziz bir birleşimi bugünkü tarifim..Etsiz bir kış türlüsü. Kerevizin en sevdiğim halidir ayrıca bu yemek. Kim bilir, sevmeyenlere bile kerevizi  sevdirebilir belki ekşi lezzetiyle.

 

Ya da kerevizi de çok sevdiğimden böyle düşünüyor olabilirim tabi:).

 

İşte tarifi:

 

EKŞİLİ KIŞ TÜRLÜSÜ

 

 

Malzemeleri:

 

1 adet orta boy kuru soğan

5 diş sarımsak

1 yemek kaşığı salça

2 yemek kaşığı sıvıyağ

2 adet havuç

2 adet patates
3 adet kereviz

1 yumurtanın sarısı

1 limonun suyu

Kerevizlerin yaprakları

Tuz

 

Yapılışı:

 

Öncelikle sıvıyağda yemeklik doğranmış kuru soğanı, halka halka kestiğimiz havuçları, soyduğumuz sarımsakları (doğramadan) biraz kavuruyoruz. Salçayı da ekleyip kavuruyoruz. Daha sonra üzerlerine kaynar su ekleyip bir kaç dakika kaynatıyoruz.

 

Diğer yanda kerevizleri ve patatesleri soyup kuşbaşı şeklinde doğruyoruz, onları da kaynar suya ilave ediyoruz. Tuzunu ekleyip, sebzeler pişene kadar kısık ateşte kaynamaya bırakıyoruz.

 

Sebzeler pişince, bir kapta yumurta sarısını, limon suyunu ve yemeğin sıcak suyundan birkaç kaşığı karıştırıp yemeğe ilave ediyoruz. İsteğe göre bu aşamada kereviz yapraklarını yemeğin üzerine doğrayıp daha yoğun bir aroma elde edebiliriz. Hafifçe karıştırıp ocağı kapatıyoruz. Yemeğimiz servise hazır.

 

Afiyet olsun:).

 

HOŞGELDİN 2012:) VE ABİMİN NEFİSS TATLI-EKŞİ SOSLU TAVUĞU

Ocak 2, 2012 - 3:06 pm 11 Comments

 

Günler hızlı hızlı geçiyor diye söylenirken çoğu zaman, işte bir yılı daha geride bıraktık şimdi…

 

Geride kalan yılda bırakıp (varsa) bütün hüzünleri, kızgınlıkları, kırgınlıkları şimdi gelecek güzel günlere bakma zamanı:).

 

Umarım bu yeni yıl bana, bütün sevdiklerime, aileme, dostlarıma, bu sayfaları okuyan bütün arkadaşlarıma kalplerinden geçen bütün güzellikleri, umut ettiklerini, özlemle beklediklerini getirir beraberinde.

 

Daha nice seneler bu sayfalardan böyle umut dolu, mutluluk dolu yeni yıl dilekleri yazmak dileğiyle:)..

 

Bu yılbaşı akşamı dışarıda olmayı değil, evde aileyle olmayı seçtik. Abimlerde çok güzel bir sofrada, bol kahkaha ile karşıladık yepyeni yılı:).

 

Abim bu sene, “çorbada benim de tuzum olsun” diyerek nefis bir yemek denemesi yapmış. O kadar lezzetli ve doyurucuydu ki sofradaki bazı yemekleri tatmaya yerimiz bile kalmadı. Hem abimin hem de yengemin ellerine sağlık diyor, abimin kelimeleriyle bu güzel tarifi paylaşıyorum…

 

Hep böyle neşeli sofralarda buluşmak üzere diyorum:).

 

 

TATLI-EKŞİ SOSLU TAVUK

 

 

Yapılışı:

 

Bu, yemek yapılışı üç ana kısımdan oluşuyor.

 

Öncelikle küp şeklinde kesmiş olduğumuz 750 gr. tavuk etini  (ki bu et but veya göğüs olabilir) bir kaba alıyoruz.

 

Diğer bir kapta ise 10 çorba kaşığı un ve yine 10 çorba kaşığı nişastayı (mısır nişastası olabilir) birbirine katıyoruz. Bununla beraber hamuru hazırlayabilmek için bir paket kabartma tozu ve iki adet yumurtayı un ve nişastanın üzerine koyuyoruz. Hepsini bir arada aynı kabın içerisinde karıştırıyoruz. Daha sonra belli miktarda su ilave ederek karışımın tahin kıvamına (rengi de hemen hemen bu renktir) gelene kadar incelmesini sağlıyoruz.

 

Hazırlamış olduğumuz 750 gr. tavuğu bu hamura bulayarak başka bir kabın içine alıyoruz. Daha sonra tavuğu bir miktar sıvı yağ içerisinde kızartıyoruz (tavanın tabanını kaplayacak kadar yaklaşık 3-4 çorba kaşığı sıvıyağ).Diğer taraftan da tatlı ekşili sosu hazırlamak için başka bir kap alıyoruz.
Ben tuz yerine soya sosu kullanmayı tercih ettim. Öncelikle 4 çorba kaşığı şekerin içine, 3 çorba kaşığı kadar domates salçası ve yine 4 çorba kaşığı sirke ve 4 çorba kaşığı limon suyu koyarak bir karışım elde ediyoruz. Bu karışımın içerisine iki çay kaşığı soya sosu koyarak sosu lezzetlendiriyoruz.
Tüm bu sos karışımını yaklaşık 7 dakika kadar ocağın üzerinde karıştırıyoruz. Aynen hamura yaptığımız gibi karışımı sos haline getirmek için bir miktar su koyuyoruz. Sosa arzu edilirse bir miktar karışık biber de konabilir. Ama çok fazla ilave etmek tadını bozabilir.

Yine başka bir yerde 2 adet dolmalık biber ve iki adet kırmızı etli biberi küp şeklinde doğruyoruz, bunlara kabuk kabuk ayırdığımız soğan çanaklarını yine aynı şekilde doğrayarak ilave ediyoruz. Bunun içine bir adet havucu yine ince silindirler şeklinde keserek ilave ediyoruz. İsteğe göre bu aşamada sebzelere ananas da ilave edilebilir. Bu hazırlanan sebze karışımını bir tava içerisinde, arzu edilirse bir çay kaşığı soya sosu ile, 5 dakika kadar ocakta çeviriyoruz.

 

Daha sonra sosu ve sebze karışımını kızartmış olduğumuz tavukla birlikte bir araya getirip, sıcak servis ediyoruz.
Afiyet olsun.

 
 
 

 

GİRİT KABAĞI (YAYLA KABAĞI) DOLMASI

Kasım 30, 2011 - 11:23 am 12 Comments

 

Bu kabakların isimleri konusunda biraz kararsız kaldım açıkçası, çoğu yerde Girit Kabağı diye geçiyor ama benim bildiğim farklı bir Girit kabağı daha var. O, bildiğimiz ince uzun kabağın minicik boyu ki onunla da harika mezeler, salatalar yapılabiliyor. Neyse, ben de internetten edindiğim bilgilerden yola çıkarak her iki ismiyle adlandırdım dolmalarımızı.

 

Gerçi bize ismi lazım değil, değil mi:)? Önemli olan bence bu kabakların harika bir yemeğe dönüşümü.. Bunu da sağ olsun canım annem gerçekleştirdi.

 

Geçen hafta sonu Pazar tezgahında bu minik, yuvarlak kabakları görünce, zihnimize onların mis gibi dumanı tüten birer dolma olmuş halinin resimleri çoktan yerleşmişti bile:)..Eh o resmi bir kere gören zihin mideye de sinyali gönderince bu kabaklarla dolma yapmak bizim için kaçınılmaz olmuştu..

 

Annem genelde, tecrübelerinden edindiği bilgilerle yemeklerinin ölçülerini hep “karardan” yapar. Ama ben yaptığı bazı yemeklerin tariflerini sitemde yayınladığımdan beri, onu bu “karardan” ölçüleri standart ölçülere çevirme mevzusuyla fazlaca sık boğaz ettiğim için bu sefer malzemeleri tek tek ölçerek yapmış:). Canım annem benim:)).

 

Eh bana da düşen, önce bu güzel dolmaların bizzat tadına bakıp (ah şu benim görev bilincim:)), fotoğraflarını çekip, tarifi yayınlamak oldu.

 

Fotoğraf çekme demişken, şu sonbahar-kış döneminde bu konuda oldukça zorlanıyorum aslında. Sabah 8′de evden çıkıp akşam 7 buçuk, 8 gibi eve gelince fotoğraf çekecek en güzel gün ışığı saatlerini yakalayamıyorum maalesef. Ben yapay ışıklarla çektiğim fotoğraflarımı beğenmediğim için (yemeğin renklerini doğru yansıtmıyor çünkü) yemek fotoğrafları çekeceğim sabahlar günün aydınlık olmasını ummaktan başka bir şey yapamıyorum. Yayınladığım tariflerin arasının açılmasının bir nedeni de bu galiba (yaşasın, kendime bir bahane daha buldum bu konuda:)).

 

Canım annecim ellerine sağlık, dolmalar nefis olmuştu:).

 

İşte tarifi:

 

GİRİT KABAĞI (YAYLA KABAĞI) DOLMASI

 

 

Malzemeleri:

 

11 adet küçük Girit kabağı

 

içi için:

 

250 gr. dana kıyma

1 yemek kaşığı domates salçası

1 kahve fincanı pirinç

1 adet orta boy kuru soğan

yarım kahve fincanı su

8-10 dal maydanoz

8-10 dal dereotu

1 tatlı kaşığı kuru nane

1 çay kaşığı karabiber

1 çay kaşığı toz kırmızı biber

tuz

 

ayrıca:

 

2 yemek kaşığı sıvıyağ

1 tatlı kaşığı domates salçası

1 tatlı kaşığı biber salçası (acı seven bir aile olarak biz acı biber salçası kullandık)

 

Yapılışı:

 

Öncelikle kabakların kabuğunu kazıyıp, yıkayıp, tepelerini kesiyoruz, içlerini oyuyoruz. Her kabağın içine elimizle biraz tuz ve toz kırmızı biber sürüyoruz.

 

Diğer yanda dolmanın içi için soğanı küçük küçük doğruyoruz, dereotu ve maydanozu da ince ince doğradıktan sonra bütün iç malzemelerini iyice karıştırıyoruz. İç malzemesine çok az su ilave ediyoruz böylece dolmalar pişince içleri sert olmuyor. Kabakları bu içle dolduruyoruz, üzerleri çok az boş kalmalı. Doldurduğumuz kabakları bir tencerede yan yana diziyoruz (tepeleri yukarı bakacak).

 

Daha sonra başka bir tencerede sıvıyağ ile domates ve biber salçasını kavuruyoruz. Kavrulunca üzerine sıcak su ekliyoruz. Bu karışımı dolmaların üzerine döküyoruz. Dolmaların yarısına kadar gelmeli, gerekirse biraz daha sıcak su ekliyoruz. Dolmaları, kısık ateşte, kabaklar yumuşayıp pirinçler pişinceye kadar pişiriyoruz.

 

Sıcak sıcak, yanında yoğurtla servis ediyoruz.

 

Afiyet Olsun…