Hafta Sonundan Birkaç Kare

Temmuz 22, 2013 - 3:25 pm 4 Comments

Yeni bir tariften önce bloğum biraz renklensin istedim…Ben çok yazmayacağım; onun yerine aşağıdaki fotoğraflarlar anlatsın kendini, ya da sadece onlara bakan gözlere huzur, sevinç versinler…

Safranbolu ve Amasra’dan bir kaç kare….

 

 

 

BALLI HARDAL SOSLU AVOKADO SALATASI

Temmuz 9, 2013 - 3:13 pm 14 Comments

Blogumla uzun süredir ilgilenemedim. Elim gitmedi bir şeyler yazmaya, tarifler paylaşmaya…Olur ya insan öyle, içi istemez, o ilk adımı atmaya gereken enerjiyi, isteği, neşeyi bulamaz. Bu isteği ve yazmak için en uygun zamanı beklesem, bu sefer de ne kadar sürecek bilemem. Velhasıl, başlamak lazım dedim bir yerden.

Dilerim bugün başlayan Ramazan ayı ile bütün kalpler sevgi dolar; anlayış, vicdan, insan sevgisi alır bütün kötü, yıkıcı, zarar verici duyguların yerini.

Daha da yazarım ama girişi bu dileğimle tamamlayıp, tarifimi paylaşmak istiyorum şimdi. Vereceğim tarif sofralarınızda ana yemeğinize eşlik edecek, hatta bu yaz sıcaklarında başlı başına bir öğün bile olabilecek leziz bir salata tarifi. Bu salatanın sosunu daha pek çok farklı salatada da kullanabilirsiniz, gerçekten çok çok lezzetli oluyor.

İşte Tarifi:

BALLI HARDAL SOSLU AVOKADO SALATASI

Malzemeler:

2 adet olgun Avokado

Sosu için:

1 yemek kaşığı hardal

1,5 yemek kaşığı süzme bal

1,5 yemek kaşığı elma sirkesi

1 yemek kaşığı zeytinyağı

Yapılışı:

Derince bir kapta bütün sos malzemelerini iyice karıştırıyoruz. Avokadoları ortadan ikiye kesip çekirdeklerini çıkartıyoruz. Kabuklarını soyup 1cm’lik dilimler şeklinde bölüyoruz. Dilimlediğimiz avokadoları sosun içine atıp iyice sosla bütünleşmesini sağlıyoruz. İstediğimiz gibi süsleyip servis ediyoruz.

Afiyet Olsun:)

İRMİK TATLISI

Mayıs 10, 2013 - 11:44 am 15 Comments

Mayıs ayı belki de yılın en sevdiğim ayıdır…Bunda bu ayda doğmuş olmamın etkisi olabilir belki ama Mayıs’ı en çok; sıcağı, güneşi, artık çiçek açmış ağaçları, mis gibi çiçek kokularını bize doyasıya sunduğu için seviyorum galiba. Ardından güneşin gülümsediği bahar yağmurlarına, yağmurla tazelenen buram buram toprak kokusuna da değinmeden edemeyeceğim tabi..Şimdi dışarıdan cıvıl cıvıl kuşların sesini dinlerken bunları yazmak geldi içimden.

Aslında bu yazının asıl konusu bir tatlı tarifi. Şerbetli tatlı kategorisine girse de bence sütlü tatlı hafifliğinde ve lezzetinde. Bu yüzden diğer tüm şerbetli tatlılardan ayrı bir yere koyuyorum bu tatlıyı gönlümde (gönlüme de niye tatlıyı koyuyorsam:)).

Bir kez yapıp yiyince tekrar tekrar yapma isteği doğuruyor insanda (ya da bunda tatlıyı çok seven bir aile olmamızın payı da büyük olabilir;)).  

Uzun lafın kısası çok değişik, hafif ve bir o kadar lezzetli bir tatlı “İrmik Tatlısı”..

İşte Tarifi:

İRMİK TATLISI

Malzemeleri:

4 adet yumurta

3 su bardağı süt

1 su bardağından biraz fazla irmik

2 yemek kaşığı tereyağı

1 fiske tuz

Şerbeti için:

3 su bardağı toz şeker

3 su bardağı su

1-2 damla limon suyu

Üzerine:

Fındık

Yapılışı:

İlk olarak şekerle suya 1-2 damla limon suyunu da ekleyerek 10 dakika kadar kaynatıp şerbeti hazır ediyoruz. Kaynayan şerbeti bir kenara alıp soğumaya bırakıyoruz.

Diğer yanda bir tencereye sütü, yağı ve bir fiske tuzu koyup kaynatıyoruz. Kaynayınca içine yavaş yavaş irmiği ilave edip sürekli karıştırarak 15 dakika kadar pişiriyoruz. Daha sonra bunu da bir kenara alıp ılımasını sağlıyoruz.

Bu arada tatlıların üzerine batıracağımız fındıkları su dolu bir kap içerisine koyup 10 dakika kadar suda beklettikten sonra süzgeçte sularını süzdürüyoruz. Bu püf noktası sayesinde tatlıların üzerine koyduğumuz fındıklar tatlı piştikten sonra dökülmüyor.

İrmikli karışım ılıyınca içine yumurtaları kırıp yoğuruyoruz. Oluşan bu hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartıp yuvarlayıp bir fırın tepsisine diziyoruz. Her tatlının üzerine birer fındık batırıyoruz.

175Cº’ye ısıtılmış fırında tatlıların üzeri pembeleşinceye kadar pişiriyoruz.

Pişen tatlılara soğuk şerbeti döküp hala ılık olan fırının içine koyuyoruz (fırın çalışmıyor). Tatlıları bu şekilde 10 dakika kadar fırının içinde tutuyoruz bu sayede şerbeti iyice çekmiş oluyorlar.

Şerbetlenen tatlıları soğutuyoruz. İstersek üzerine kaymak ya da dondurma koyarak da servis edebiliriz.

 Afiyet Olsun:)

PORTAKALLI BROWNİ

Nisan 22, 2013 - 3:18 pm 11 Comments

Son verdiğim Karides Güveç tarifinden sonra kendimizi şımartmaya leziz mi leziz bir tatlı ile devam edelim…

Bugün vereceğim tarif annemin arkadaşı, adaşım, Aslı Ablama ait. Geçen ay onların gününe katılınca, hamarat bayanlarla bir araya gelme fırsatını birbirinden güzel tarif alışverişleri yaparak değerlendirdim:). Bu tarif de onlardan biriydi.

Annem bu güzel Browni’yi daha önce Aslı Abla’nın sunumuyla tatmış, bana da ne kadar nefis bir kek olduğunu anlatmıştı. Hafta sonu annem tarifi uygulamış, bize de tatması düşmüştü:). Abartısız söylüyorum ki benim hayatımda yediğim en güzel Browniydi bu.

Belli ki bu tarif bizim evin başucu tariflerinden birisi olacak ve mutfağı sık sık nefis çikolata kokuları saracak…

Canım Aslı ablama bu güzel tarifi için çok teşekkür ediyorum ve böyle nefis tariflerinin devamını sabırsızlıkla beklediğimi de belirtmek istiyorum:).

İşte Tarifi:

PORTAKALLI BROWNİ

Malzemeleri:

6 adet yumurta

1 su bardağından 1 parmak eksik toz şeker

1 su bardağı sıvıyağ+süt karışımı(bardağın 2/3′ü sıvıyağ, kalanı süt olacak)

2 portakalın kabuğunun rendesi ve suyu

1 su bardağı+1 kahve fincanı un (tam buğday unu kullandık)

5-6 dolu yemek kaşığı kakao

2 paket vanilya

1 paket kabartma tozu

Çikolata (evde hangi çeşit varsa, ne çeşit çikolata istenirse kullanılabilir, benim tavsiyem bitter çikolata olacaktır. Miktar yine isteğe bağlı ama en az 100 gr. kadar diyebiliriz)

Yapılışı:

Öncelikle yumurtalarla şekeri, şeker eriyene kadar mikserle iyice çırpıyoruz. Yağ-süt karışımını, portakal suyunu ve portakal kabuğu rendesini de ekleyip karıştırmaya devam ediyoruz.

Daha sonra unu, kakaoyu, vanilyayı ve kabartma tozunu eleyerek karışıma ilave ediyoruz ve iyice çırpıyoruz. 

Diğer yanda dörtgen bir fırın kabını (biz fotoğraftaki cam fırın kabını kullandık) yağlıyoruz. Kek karışımının yarısını yağlanmış kaba döküyoruz, üzerine elimizle ufak parçalara ayırdığımız çikolataları serpiştiriyoruz (biz bitter çikolata kullandık). Daha sonra kalan kek hamurunu çikolataların üzerine döküyoruz. En üste biraz daha çikolata serpiştiriyoruz (bu aşamada damla çikolata kullandık).

Önceden 180Cº’ye ısıtılmış fırında pişiriyoruz (yaklaşık yarım saat kadar).

Pişen keki fırından alınca ilk sıcağı çıktıktan sonra üzerine kağıt havlu ve onun da üzerine temiz bir mutfak havlusu örtüp dinlendirmeye bırakıyoruz. Bu şekilde ılımasını sağladığımız keki ister ılıkken, istersek soğuyunca servis ediyoruz. Servis yaparken yanına bir top da vanilyalı dondurma eşlik ederse çok da güzel olur, benden söylemesi:)).

Afiyet olsun:).

KARİDES GÜVEÇ

Nisan 18, 2013 - 2:48 pm 6 Comments

Geçenlerde dışarıda severek yediğimiz bir lezzeti evde denemek istedim; “Karides Güveç”i.

Bu tür deniz ürünlerinin seveni de sevmeyeni de oluyor biliyorum ama ben karides, kalamar benzeri deniz ürünlerini balıktan bile çok severim. Balık evde yapılıyor da canımız bu diğer lezzetlerden çektiğinde evde yapmak zor olacak gibi geliyordu bana, aslında hiç de öyle değilmiş…

Dondurulmuş karides kullanarak (balıkçıdan tazesi de alınabilir tabi) evde bu lezzeti çabucak yapabilmek mümkünmüş meğer. İçindeki malzemeleri kendimize göre şekillendirdim. Buna mantar da oldukça yakışacaktır ama bu sefer karidesin tadını fazla bastırmak istemedim.

İşte, iş çıkışı eve gelip çabucak hazırlanabilen, yanında bolca salatayla başlı başına bir ziyafet olacak Karides Güvecimin tarifi:

KARİDES GÜVEÇ

Malzemeleri:

250 gr. Dondurulmuş karides

1-2 yemek kaşığı zeytinyağı

1 adet küçük boy kuru soğan

4 diş sarımsak

2 adet sivri biber (acı seven acı kullanabilir)

2 adet domates

pul biber, tuz

1 tatlı kaşığı tereyağı

üzerine: kaşar rendesi

Yapılışı:

Öncelikle yemeklik doğradığımız soğanı, ince ince doğradığımız sarımsakları ve halka halka kestiğimiz biberleri bir tavaya alıp zeytinyağıyla soteliyoruz. Karidesleri de sotelenen sebzelere ekleyip kavurmaya devam ediyoruz. Karidesler kavrulunca kabuklarını soyup iri küpler halinde kestiğimiz domatesleri de ilave edip domatesler suyunu çekene dek pişirmeye devam ediyoruz. Tuz ve pul biberle tatlandırıyoruz. Domatesler de suyunu çektikten sonra hepsini bir güvece aktarıyoruz (güveç yoksa bir cam fırın kabı da kullanılabilir). Karideslerin üzerine tereyağını minik parçalar halinde pay ediyoruz. Üzerine kaşar rendesi serpip önceden 200 Cº’ye ısıtılmış fırında kaşarlar kızarana dek pişiriyoruz.

Kaşarlar da kızarınca fırından alıp sıcak sıcak servis ediyoruz, aman ağızlar yanmasın:)..

Afiyet Olsun:)

ZEYTİNYAĞLI SULTANİ BEZELYE

Nisan 8, 2013 - 3:25 pm 10 Comments

Baharda doğanın uyanışı, çevrenin türlü renklerle bezenişi ve artık yeni güne güneşi yüzümüzde hissederek uyanmak tarifsiz mutluluk benim için. Çünkü sanki pille şarj oluyormuşçasına gün ışığına ihtiyacı olan biriyim ben. O günkü ruh halimi bile doğrudan etkiler gökyüzünün güneşli, cıvıl cıvıl oluşu..Bu yüzden bahar en sevdiğim mevsimdir. Kış boyu özlediğim güneşi tekrar geri getirir…

Baharın bir başka güzelliğini manav tezgahlarında görürüz bir de; meyveler, sebzeler çeşitlenir. Hepsi de güneşi gördükçe lezzetlenir. Bir de baharda kısa süre için bizimle olan meyve ve sebzeler vardır ki onlarla bu kısa sürede bol bol hasret gidermek gerekir. Bunlardan bir tanesi de Sultani Bezelyedir. Narindir, tezgahlara düşünce alıp pişirmek gerekir çünkü sonra bir bakarız ki çoktan tane bezelyeye dönüvermiştir.

Bu fotoğraflar geçen sene yapılan Sultani Bezelyeye ait. Şimdi mevsimi gelmişken tarifini yayınlayayım dedim. En kısa sürede alıp tekrar yapmalı…

ZEYTİNYAĞLI SULTANİ BEZELYE

Malzemeleri:

Yarım kilo sultani bezelye

2-3 yemek kaşığı zeytinyağı

2 diş sarımsak

1 adet orta boy kuru soğan

2 adet domates

2 adet kesme şeker

Tuz

Yapılışı:

Bezelyelerin uçlarını ve varsa kılçıklarını ayıklayıp yıkıyoruz.

Daha sonra soğanı yemeklik olarak, sarımsakları da incecik dilimler halinde doğruyoruz ve zeytinyağıyla birlikte bir tencerede kavuruyoruz. Soğanlar kavrulunca, soyup, iri küpler halinde doğradığımız domatesleri de ilave edip hafif yumuşayıncaya kadar kavuruyoruz. Bezelyeleri de ilave edip hafifçe karıştırıyoruz. Tuzunu, şekerini ekleyip üzerine gelecek kadar kaynar su ilave ediyoruz. Kısık ateşte, bezelyeler yumuşayıncaya kadar pişiriyoruz. Pişen yemeği önce oda sıcaklığına soğutup, daha sonra da buzdolabında dinlendirdikten sonra servis yapıyoruz.

Afiyet Olsun:).

ANNE GÜNÜ VE İRMİKLİ TATLI

Mart 14, 2013 - 12:35 pm 26 Comments

Dün annemin yaz kampı arkadaşlarıyla günü vardı. Uzun zamandır düzenli şekilde, her ay içlerinden birinin evinde toplanıyorlar. Bu güzel günlerde sohbet edip özlem gideriyorlar, daha sonra el emeği ile donatılmış sofraları başında devam ediyor bu tatlı sohbetleri…Ben de dün bir vesileyle onlara dahil olma şansını yakaladım ve beraber çok güzel zaman geçirdik, öyle ki ne zaman akşam oldu farkına bile varamadım:).

Düşününce ne güzel adetler bu annelerimizin günleri..Şimdi biz arkadaşlarımızla buluşunca bir dahaki buluşmaya kadar arayı açmayalım diyoruz ama bir bakıyoruz ki tekrar herkesi bir araya getirebilmek için aradan aylar geçmiş. Bu aslında çok doğal; herkes kendi hayat telaşında. Günler birbirini kovalarken bu tür organizasyonları herkese uyan şekilde ayarlayabilmek çok zor oluyor. Oysa işte, anne günlerinde tarih belirli, mekan belirli, kendilerini ona göre ayarlayıp sık sık görüşüp, hasret gideriyorlar:).

Annem, günü için yine enfes bir sofra hazırlamıştı..Dostları için ne kadar özendiğini anlatamam..Gerçi annem diye demiyorum ama her sofrası ayrı bir özen ve emek ürünüdür:). (Ellerine sağlık annecim:))

Annem dostları için farklı bir tatlı yapmak istiyordu. Ben muzlu rulomla işin sütlü tatlı kısmını üstlenmek istedim o da şerbetli tatlı tariflerine bakıyordu bir süredir. Geçenlerde blog arkadaşım Zeynep’in sitesinde gördüğüm bir tarif dikkatimi çekmişti. Özellikle irmiğe bulanışı ve şerbetinin kaynatılmayışı bana çok değişik geldi. (Kaynatılmayan şerbetli tatlılar gerçekten çok daha hafif oluyor bana göre.)

Tarifi ben de anneme verdim, o da gününde ikram etmek için yaptı İrmikli Tatlıları.

Tatlıyı herkes çok sevdi. Tarifler verildi. Ben de en kısa sürede tarifi sitemde de yayınlayacağıma söz verdim.

Zeynep de bir arkadaşının evinde tatmıştı bu tatlıyı ve tarifini alıp sitesinde paylaşmıştı. Tarife Zeynep’in sitesinden buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Ben de arşivimde bulunması açısından tarifi aynen aşağıya ekliyorum. Zeynep’in tatlıları yapan arkadaşına ve bu güzel tarifi bizimle paylaşan Zeynep’e çok çok teşekkür ediyorum:).

Not: Bu malzemelerle oldukça fazla sayıda tatlımız oluyor ki bu miktar misafir için uygun. Daha az kişi için yapılacaksa malzeme miktarları yarıya indirilebilir.

İşte Tarifi:

İrmikli Tatlı

  • 2 yumurta
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 su bardağı irmik
  • 2 paket kabartma tozu
  • Aldığı kadar un

Üzerine bulamak için İrmik

Şerbeti için:

  • 3,5 su bardağı şeker
  • 4 su bardağı su (şerbet kaynatılmayacak)

Hazırlanışı:

  1. Hamuru yapmadan 1-2 saat önce şeker ve suyu derin bir kaba koyun.Bu şerbeti ara ara kaşıkla karıştırın.Kaynatılmayacağı için bu şekilde şekerin erimesini sağlamış olursunuz.
  2. Hamur malzemelerini karıştırıp yumuşak bir hamur elde edin ve ardından hamuru 20 dakika dinlendirin.
  3. Dinlenen hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp irmiğe her tarafına gelecek şekilde bulayın.İrmiğe buladığınız tatlınızı tepsiye dizin.Önceden 180 derecede ısıtılmış fırına verin.
  4. Tatlılar piştikten sonra fırından çıkarın ve şerbeti dökün.
  5. Şerbetlediğiniz tatlılarınızı arada ters yüz ederek şerbetini çekmesini sağlayın.

Afiyet Olsun:)

ZEYTİNYAĞLI, NAR EKŞİLİ KURU BİBER DOLMASI

Şubat 27, 2013 - 10:56 am 16 Comments

Bugün benim en sevdiğim tariflerden birini paylaşmak istiyorum.

Hani “her gün olsa yerim” deriz ya, işte o tanıma uyuyor bu tarif benim için. Kuru biber, kuru patlıcanla yapılan dolmaları ister etli olsun, ister zeytinyağlı, bol ekşili olursa daha fazla seviyorum galiba. Bu tarifte de bolca nar ekşisi ile bu lezzeti yakalayabiliyoruz. Eğer benim gibi acı da seviyorsanız bu ekşiye biraz da acıyı eşlik ettirip doyumsuz bir lezzet yakalamanız mümkün…

İşte Tarifi:

Zeytinyağlı, Nar Ekşili Kuru Biber Dolması

Malzemeleri:

kuru dolmalık biber (kişi sayısına göre istediğiniz adette, biz 15 biber kullandık)

biber sayısı kadar yemek kaşığı pirinç (15 bibere 15 yemek kaşığı pirinç)

1 adet büyük boy soğan
3 diş sarımsak

2 yemek kaşığı biber salçası (acı sevenler acı biber salçası kullanabilir)
2 tatlı kaşığı kuru nane
2 adet kesme şeker

5 yemek kaşığı nar ekşisi (3 yk. iç malzemenin içine, 2 yk. dolmaların üzerine)
yarım çay bardağı zeytinyağı
tuz

Yapılışı:

Öncelikle kuru biberleri yıkayıp, üzerlerini geçecek kadar su ilavesiyle haşlıyoruz (ne çok diri ne çok yumuşak olmamalılar, yaklaşık 15 dakika kadar). Haşlanan kuru biberleri soğuk suya tutup suyunu süzüyoruz.

Diğer yanda kuru soğanı incecik, yemeklik doğrayıp tencereye alıyoruz, sarımsakları minik minik doğrayıp soğanlara ilave ediyoruz ve zeytinyağıyla kavuruyoruz. Yıkanmış pirinçleri de ekleyip kavuruyoruz, ardından salçayı ilave edip bir süre daha karıştırıyoruz. Tuz, şeker ve nar ekşisinin 3 kaşığını ilave edip karıştırıyoruz. Pirinçlerin üzerine çıkacak kadar kaynar su ekleyip kısık ateşte dolma içimizi pişiriyoruz. Ocağın altını kapatınca kuru naneyi ekleyip hafifçe karıştırıp, üzerini örterek dolma içini demlenmeye bırakıyoruz.

Dolma içi soğuduktan sonra kuru biberlere dolduruyoruz ve bir tencereye dolmaları tek sıra halinde dik şekilde diziyoruz. Dolmaların yarısına gelecek kadar kaynar su ve 2 yemek kaşığı daha nar ekşisi ekledikten sonra dolmaları pişiriyoruz. Pişen dolmaları bir servis tabağına alıp soğuttuktan sonra servis yapıyoruz.

Afiyet Olsun

 

ZENCEFİLLİ TARÇINLI ÇITIR KURABİYELER

Şubat 6, 2013 - 1:19 pm 10 Comments

Bugün annemden bir tarifi paylaşmak istiyorum; “Zencefilli Tarçınlı Çıtır Kurabiyeler”…

Bu aralar sıklıkla annemin mutfağından mis gibi zencefil, tarçın kokuları yayılıyor. Çünkü biz bu kurabiyenin tadına, çıtır çıtır çayımıza eşlik etmesine fazlaca bağlandık:).

Günlerce de tazeliğinden hiçbir şey kaybetmeyen bu kurabiyeler, kurabiye kavonuzunuza doldurup çayla, kahveyle atıştırmak için mutfağınızda bulundurmak isteyeceğiniz cinsten. Gerçi bizim evde bir tabak kurabiyenin ikinci günü görmesi çok da mümkün olamıyor:). Yedikçe yiyesi geliyor insanın.

Fazla söze gerek yok aslında, deneyip tatmak lazım mutlaka..

İşte tarifi:

ZENCEFİLLİ TARÇINLI ÇITIR KURABİYELER

 

Malzemeleri:

2 adet yumurta

150 gr. Pudra şekeri (markette bu gramajda paketler halinde de satılıyor)

1 çay bardağı zeytinyağı

2 tepeleme yemek kaşığı tereyağı (eritilecek)

2 tatlı kaşığı toz zencefil (annem bir seferinde evde toz zencefil olmayınca taze zencefil rendeleyip kullanmıştı, o şekilde de güzel oluyor)

2 tatlı kaşığı tarçın

1 paket kabartma tozu

Aldığı kadar un (annem tam buğday unu kullanıyor)

Yapılışı:

Öncelikle bir karıştırma kabında yumurtayı, şekeri, yağları, zencefili ve tarçını iyice karıştırıyoruz. Üzerine kabartma tozunu ve yavaş yavaş unu ilave ediyoruz. Sonuçta ele yapışmayan yumuşak bir hamur elde etmeliyiz. İyice yoğurduğumuz hamuru mutfak tezgahına alıp merdaneyle yarım santim kalınlığında açıyoruz. Şekilli kalıplarla keserek şekillendiriyoruz. Şekil verdiğimiz kurabiyeleri yağlı kağıt serili fırın tepsisine dizip, önceden 180C°’ye ısıttığımız fırında üzerleri pembeleşene kadar (annemin fırınında bu süre 13 dk.’ymış) pişiriyoruz.

Afiyet Olsun:)

Bir Ekleme: Biz bu senenin sebze tohumlarını hazırladık:). Bu tohumlar yazın, işyerindeki sebze bahçemizi birbirinden güzel ve doğal ürünler olarak donatacaklar :) .

MUZLU RULO TATLI

Ocak 28, 2013 - 4:14 pm 18 Comments

Bugün, son zamanlarda bizim evin favorisi olan tatlının tarifini paylaşacağım…

Yapımı pratik ama görüntüsü onu yalanlarcasına şık ve özenli, bu yüzden de davet sofralarına çok yakışan bir tatlı bu. Üstelik benim gibi sütlü tatlı düşkünlerini çok mutlu edecek şekilde hafif bir de lezzeti var.

İşte Tarifi:

MUZLU RULO TATLI

Malzemeleri:

1lt. süt

1 su bardağından 1 parmak eksik toz şeker

1 su bardağı un

1 paket vanilya

1 yemek kaşığı tereyağı

1 paket petibör bisküvi

Muz (miktarı muzun büyüklüğüne göre değişiyor, toplamda 12 ruloya yetecek kadar)

Yapılışı:

Öncelikle petibör bisküvileri robotta iyice çekip, ufaltıp bir fırın tepsisinin tabanına bir katman oluşturacak şekilde yayıyoruz. Böylece fırın tepsisinin yüzeyinde açık yer kalmamalı.

Diğer yanda, bir tencerede sütü, şekeri ve unu karıştırıp, kısık ateşte kaynayıp koyulaşana dek pişiriyoruz. Muhallebimiz 3-5 dakika kaynadıktan sonra vanilyayı ve tereyağı ilave edip, karıştırıp, ocağın altını kapatıyoruz. Bu karışımı bir blender ya da mikser yardımıyla iyice karıştırıp topaksız, homojen bir kıvam almasını sağlıyoruz. 

Muhallebiyi yavaşça tepsideki bisküvilerin üzerine döküp, eşit şekilde yayıyoruz (yaklaşık 0.5-1cm kalınlığında bir muhallebi katı olacak). Muhallebi bu şekilde oda sıcaklığına geldikten sonra en az 4-5 saat buzdolabında dinlendiriyoruz (ben bir gece bekletiyorum).

Daha sonra dinlenip iyice katılaşan muhallebiyi dikdörtgen parçalara kesiyoruz. Ben resimde görülen muhallebiyi boyuna dörde, yatayda da üçe bölerek yaklaşık 8x12cm’lik dilimler elde ettim. Dikdörtgenlerin boyutu sizin ne büyüklükte tatlılar isteyeceğinize göre değişkenlik gösterebilir.

Bu ufak dikdörtgenlerin kısa kenarının ucuna enlemesine ikiye böldüğümüz muzları yerleştiriyoruz (benim muzlarım küçüktü, bu yüzden tüm boylarını kullandım). Spatula yardımıyla muzun bulunduğu kenarı kaldırıp rulo yaparak tatlıyı sarıyoruz. Böylece en alttaki bisküvi katmanı en dışa gelmiş oluyor. Kat yeri aşağıda kalacak şekilde servis tabaklarına alıp servis ediyoruz.

Yanında bir top dondurmayla servis edersek çok daha doyulmaz bir sunum elde etmiş oluruz:).

Afiyet Olsun:).